Cevaplar

2012-11-15T15:54:23+02:00

İTABIN KONUSU:
Savaş pilotu isimli roman ikinci dünya savaşı sırasında Fransız ordusunda pilot olarak görev yapan yazar Saint EXUPERY’nin savaş esnasında aldığı bir keşif görevinin ve bu esnada yazarın kendi hayallerinin hikayesidir. Kitapta esas konu uçuş görevi değil bu görevin gereksizliği hiç bir amacının olmamasına rağmen kendi ve dicer uçak personelinin hayatının boş yere büyük bir tehlikeye sokulmasından duyduğu üzüntüyü anlatmaktadır. Kitabın büyük kısmı yazarın uçuş esnasındaki hayallerini anlatmaktadır.                                                                                                                        

KİTABIN ÖZETİ:
Saint EXUPERY kitabına okul çağlarını hayal ederek başlıyor . gençliğinde bir okul gününde okulda arkadaşlarıyla yaptığı konuşmaları,arkadaşlarının özelliklerini, o yıllarda yaptıklarını anlatmaya başlıyor. Sonra hayal dünyasını bir kenara bırakarak gerçek dünyaya dönüyor. Aslında hayal gördüğü sırada bir birifing salonundadır ve uçuş emrinin gelmesini beklemektedir.bu kitapta Saint EXUPERY kendisinin başından geçen çok tehlikeli bir keşif uçuşunu anlatmaktadır. Kendisi Fransız ordusunda bir pilottur ve Almanlara karşı savaşmaktadır. Bu keşif uçuşunun aslında bir anlamı yoktur. Çünkü bu uçuşun tamamlanması ve sağ salim geri dönmek imkansıza yakındır. Daha öncede bu tür görevlere çıkan uçaklardan çoğu geri dönmemiştir. Geriye dönse bile getirdiği bilgiler bir işe yaramayacaktır. Çünkü Fransız ordusu ağır kayıplar vermiş ve geriye çekilmiş uçaklarının yüzde sekseni düşürülmüştür. Elde edien bilgiler kullanılamayacaktır. Uçuş emrini alır. Emri veren filo komutanıda bu görevin anlamsız olduğunu biliyordur. Ancak emir genel kurmaylıktan gelmiştir ve yapacak bir şey yoktur. Fotoğrafları çekecek olan teğmen Dutedre ve bir mitralyözcü ile birlikte uçuşa başlarlar. Uçuş esnasında 6 tane Alman avcı uçağı peşlerine takılır. Saint EXUPERY güneşe doğru uçarak avcı uçaklarının görüş alanlarından çıkar ve onları atlatır. Yazar avcı uçaklarından kaçarken bile hayaller görmektedir. Uçakları birer eşek arısına benzetmektedir. Kitap bu uçuş esnasındaki olaylar ve hayalerinden ibarettir. Avcı uçaklarından sonra fotoğraf çekmek için alçaldığı sırada çok yoğun bir ateşe maruz kalırlar. yazar bu ateşlerden de kurtulmasını bilir. Daha sonra önemsiz bir kaç yara alan uçakla birlikte üsse geri dönmeyi başarırlar ve orada bir kahraman gibi karşılanırlar. Özelliklede dokuz kilometre irtifada donmuş manevela ve aletlerle nasıl altı avcı uçağından kurtulduğunun duyulması onu cok iyi bir pilot olarak gözlerinde büyütmelerine sebep olmuştur. Yazar başından geçenleri ve hayallerini tekrar gözden geçirir ve neden böyle hayaller gördüğünü düşünür. Kitap bu şekilde biter.

KİTABIN ANA FİKRİ:
Kitaptaki olaylardan çok durumlara bakacak olursak yazarın insanların milliyetlerinden çok onların insan olmalarının ve kardeş gibi yaşamalarının gerektiği düşüncesinde olduğu görülmektedir. Yazar kendi savaşa katılmış biri olarak savaşın
anlamsızlığını anlatmaya çalışmış. Bunu yaparkende kendi hayallerini örnek göstererek savaş öncesine dönmek arzusunu anlatmaya çalışmıştır.

KİTAPTAKİ  OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMSESİ:
Kitap tamamiyle yazarın bir uçuş hikayesini  anlatmaktadır. Olaydan ziyade hayallerine yer vermiş kişiler üzerinde hiç durmamıştır . Kitapta en çok adı geçen kişi fotağrafları çeken teğmen Dutedre’dir. Dutedre’nin kişiliği hakkında bilgi verilmemiştir.

alntı 

0
2012-11-15T15:55:33+02:00

 Jane çok küçükken annesi ve babası ölmüştür.Kimsesiz ve gidecek başka hiçbir yeri olmadığı için Gateshat’a yengesinin ve eliza ve jorjine adlı iki kuzeninin yanına gitmiştir.Burada kensine hiç iyi davranılmıyor..Jane nin her günü eziyet ve hakaretle geçiyordu..O konakta Jane iyi davranan tek kişi Bessie dir.Bessie çok iyi kalpli biridir.Aradn zaman geçer ve yengesi Janer yi Lowoot da bir okula gönderir..Jane bu okulda 4 yıl öğrenci olarak kalmıştır.Orada ilk zamanlar kimseyle konuşmaz;çok sessiz kendi haledinde bir kızmış.Daha sonra bir gün bi kızla tanışmış..Bir tek onunla konuşuyormuş.Fakat daha sonra okulda salgın hastalık çıkmış ve arkadaşı ölmüş.Jane o okulda 2 yılda öğretmenlik yapmış..Daha sonrada kendine yeni bir iş bulmuş..Thornifield malikanesinde Adale isminde küçük bir kıza mürebbiyelik yapmaya başlamış. Buradaki hayatı çok sevmiş. Jane ile konağın sahibi Bay Rohester ile yakınlaşma başlamış. Bu yakınlaşma zamanla yerini aşka bırakmış. Fakat Bay Rohester evliymiş. Eşinin aklı dengesi bozuk olduğundan çatı katında kalmaktaymış. Jane bunu bilmiyormuş. ve en sonunda evlenmeye karar vermişler. Fakat düğün günü Bay Rohester in kardeşi ; “ Bay Rochester in evli olduğunu ve bu evliliğin olamayacağını anlatmış .. Bunun üzerine Jane büyük bir üzüntüyle oradan ayrılır. Üç gün sokaklarda gezdikten sonra bir eve sığınır. Evdekilerde tesadüfen Jane’nin kuzenleridir. Bunu sonradan öğrenir. Jane’nin çok zengin bir amcası vardı. Çocuğu olmadığı için tüm mirasını Jane’e bırakır. Jane bunu öğrenemez. Jane’nin bunları öğrenememesinin sebebi yengesinin ona akrabalarıyla ilgili bir şey anlatmamasıdır. Ama daha sonra amcasının avukatı uzun bir süre sonra Jane’i bulur ve ona her şeyi anlatır. Jane kendi isteğiyle mirası kuzenleriyle bölüştürür. Bir süre sonra kuzeni Jane’e evlenme teklif eder. Fakat bunu kabul etmez. Jane içindeki sesi dinleyerek Bay Rochester’e dönmeye kara verir. Döndüğünde konakta yangın çıktığını Bay Rochester bir kolunu ve bir gözünü kaybettiğini öğrenir. İçindeki sevginin verdiği büyük güçle onu arar. Ve onun ormanlık bir yerde yaşadığını öğrenir. Bay Rochester‘in yanına gider ve onu gördüğünde çok sevinir. Jane her şeye rağmen evlenmek istediğini söyler. Bir süre sonra evlenirler. Bir daha hiç ayrılmamak süretiyle mutlu bir evlilik yaşarlar…

0