Sensualizm(duyumculuk) nedir ?

Bu soruyu Reşa kullanıcısına sor...

Cevaplar çık

Bilginin duyumdan geldiğini savunan öğreti... 

Bu öğreti, zihnin bir tabula rasa (boş bir kağıt) olarak görülmesinin sonucudur. Duyumculuk bilgilerimizin usun uranı olduğunu savunan usçuluk ve doğuşumuzdan beri bizimle beraber bulunduğunu savunan doğuştancılık öğretilerine karşıt bir öğretidir. Bilginin deneyden geldiğini, savunan ampirizm, duyumcu bir temel üzerinden yükselmiştir. 

Duyumculuk, antikçağ Yunan düşüncesinin bilgicilik akımıyla başlar. Protagaras'a göre bilgimizin tek kaynağı duyumdur. Duyumlarımızın dışında başka hiçbir bilgi edinilemez. Bunun içindir ki ilk neden’i araştırmak boşunadır.

"İnsan her şeyin ölçüsüdür." Atomav Demokritos, Epikuros gibi düşünürler de bu kanıdadırlar. Duyumculuk temelde özdekçi bir öğretidir ve nesnel bir gerçekliğe dayanır. Çünkü, duyumlar, dış dünyanın nesnel gerçekliğin imgeleridir. Bilgi kuramının ilk ve sağlam kanıtı, bilgilerimizin biricik kaynağının duyumlar olduğudur. İkincisi; duyum insana nesnel gerçeği bildirir. Üçüncüsü; sağlam ve kuşkulanamaz kanıt da, pek açık olarak şöyle dile gelir; Nesnel gerçek özdeksel yapıdadır.
Duyumculuk

Tüm bilgilerimizin duyumlardan geldiğini bildiren deneyci öğreti. 

Buna göre duyumlar bilginin gerekli ve yeterli koşuludur. Biz en soyut bilgilerimizi bile duyumlardan elde ederiz. Duyumcu bakış açısı 18. yüzyıla kadar yoktur, çünkü duyguyla duyumun birbirinden ayrılması bu yüzyıldan sonra başlar. Duyumda bir dış uyarı, duyguda bir sunum söz konusudur. Yüzümüze çarpan rüzgârı duyumsar, bir utanç duygusunu duyarız. "Duyum ben'in nesnelerden gelen bir eylemle bağlantılı bir durumudur, duygu ben'in kendi etkinliğiyle ilgili durumudur." 

Duyumculuğu 18. yüzyılda Fransız filozofu Condillac temellendirmiştir. Condillac'ın bu konuda ortaya koyduğu temel formül şudur: Tüm düşünsel yetilere, duyarlılığa ve istere (irade) varlığını kazandıran şey duyumdur. Hiç duyum almayan bir heykele duyum alma yetisini kazandırıp ona gül kokusu koklatsaydık, heykelin tüm bilgisi bu gül kokusuyla sınırlı olacaktı. Buna göre tek bir duyum bilinç alanına bağlandığında dikkat ortaya çıkacaktır. Bu tek duyum dirençli olduğunda bellek oluşacaktır. Heykel şimdinin izlenimiyle geçmişin duyumunu dikkate aldığında, karşılaştırma yapmış olacaktır. Buradan benzerlikleri ve ayrılıkları saptamaya yöneldiğinde yargıda bulunmuş olacaktır. Karşılaştırmalar ve yargılamalar yinelendiğinde, düşünce ortaya çıkacaktır. Heykel bu kez herhangi bir kötü koku duyumsadığında, hoş kokuyu anımsayacak ve imgelem belirecektir. Hoş kokunun anısı bir gereksinme ve bir arzu yaratacaktır. Mutlak arzu da iradeyi getirecektir. 

Condillac'tan başka birçok filozof, duyumcu anlayışa bağlanmıştır. Bunların bir bölümü maddeci duyumcu (Holbach, Helvétius, Feuerbach), bir bölümü de ülkücü duyumcudur (Berkeley, Hume, Mach).

MsXLabs.org & Morpa


Selam! Hala cevaptan emin değil misin?

Benzer cevaplar

Ödevlerde
ücretsiz yardım!

Ödevlerinde zorlanıyor musun?
Ücretsiz yardım iste!

Soruların %80'i 10 dakika içerisinde yanıt alır

Sadece cevaplar vermeyiz,aynı zamanda açıklarız da

Kalite uzmanlarımız tarafından denetlenir