Cevaplar

2012-11-15T20:57:04+02:00

http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C4%B1lgam%C4%B1%C5%9F_Destan%C4%B1      gayet kısaca burda yazıyo.

0
2012-11-15T20:57:14+02:00

Gılgamış Destanı’nın Özeti

Gılgamış, yüzyıllar önce Uruk kentinde hüküm süren bir Sümer kahramanıdır. Uçsuz bucaksız Sümer ülkesi bolluk ve bereket içinde yaşamaktadır. Tek eksikleri güçlü bir hükümdarlarının olmayışıdır.

Tanrılar bir gün toplanıp bu güzel ülkeyi yönetecek kusursuz bir hükümdar aratmak isterler. Önce kusursuz, yakışıklı, çok güçlü bir beden yaratırlar. Ona öyle bir kişilik verirler ki, onun kadar cesur insan dünyaya gelin iş değildir. Dünyada onu alt edecek, korkutacak birisi daha yaratılmamıştır.

Ona öyle bir akıl verirler ki ondan daha akıllı, daha bilgili insanın dünyaya gelmiş olması olanaksızdır. Sonra bu kişi tanrının önemli niteliklerini üzerinde toplar. İnsandan çok tanrıya yakın olup yarı tanrılaşır. Bu iişiye Gılgamış adı verilir.

Herkes önünde boyun eğer. Sonra Uruk kentinde Sümerlerin başına hükümdar olur. Kentin çevresini yüksek surlarla çevirmek ister. Ağır ve yıpratıcı çalışmalardan gözü yılan halk, Gılgamış ‘ı tanrılara şikayet eder. Tanrılar halka haka erir.

Sonunda Gılgamış ‘ı cezalandırmaya karar verirler. Uzun görüşmelerden sonra Gılgamış ‘ı uğraştıracak, onunla savaşacak bir kişi yaratma konusunda anlaşırlar. Yaratma Tanrısı Anu eline bir avuç çamur alıp çöle fırlatır.

Çölde saçları kıvırcık, bedeni kıllarla kaplı iri gövdeli, kocaman ayaklı dev gibi bir insan oluşur. Buna Enkidu derler. Enkidu da Gılgamış kadar zeki ve güçlü yaratılır. Tanrıça İştar halkı koruması :;iıı Endiku ‘yu görevlendirir. Endiku şehre gelir ve Gılgamış ‘la şiddetli bir kavgaya :uıışur. Kavgadan, aniden gelişen bir dostluk doğar.

En az Gılgamış kadar kuvvetli olan Endiku, Gılgamış’la dost olur. Tanrıça :rar’ın isteği olmaz ve bu iki kudretli yaratık, insanlara düşman olan yaratıkları yok
ederek dünyayı düzenlemeye çalışırlar.

Endiku, arkadaş olduğu Gılgamış ‘ı Tanrıça İştar’a götürür. Tanrıça Gılgamış ‘t baştan çıkarmaya gayret eder. Gılgamış, Tanrıça ‘ya gönül verenin sonunda ölüme mahkı2m olacağını bildiği için İştar’ın aşkım kabul etmez.

Gazaba gelen Tanrıça İştar, Endiku ‘yu cüzzam hastalığına uğratarak öfdürür, Gılgaınış’ı da aynı akibete uğratmaya çalışır. Endiku’nun ölümü Gılgamış’ı müthiş bir kedere sürükler.

Sonuçta Gılgamış da ölümsüzlüğün sırrını elde etmek için atası Ut’a baş vurmaya karar verir. Gılgamış, atası Ut’u çok tehlikeli yolculuklardan sonra bulur. Kutsal bir ihtiyar olan Ut, Gılgamış’a büyük tufanı anlatır.

Vaktiyle, bütün Mezapotamya tufana boğulınuşken tanrıların lütfuyla nasıl yalnız kendisinin kurtulduğunu açıklar. Ölmezliğin sırrını açıklayainaz, fakat Gılgamış ‘a ölmezliğin, kuvvet ve gen çliğin sırrına sahip otun yerini yazıp verir. Tanrıça İştar’ın şerrinden kurtarır.

Gılgamış, üzüntü ile atasının yanından ayrılır. Bir gölün dibinde bulunan bit kivi koparır. Havuzun yanında bir yere bırakıp yıkanırken bir yılan bitkiyi aşırır. Karşılığında kendi derisini bırakır. Üzüntü ile Uruk’a eli boş döner, fakat şehre yeni ve olumlu bir gözle bakabilıne yetisi kazanmıştır.

Bir gece uyurken rüyasında dostu Endiku ‘yu görür. Endiku, ölülerin Gölgeler Vadisi ‘nde, hiç biri kendini tanıyıp hatı rlaına yan yaratıkların arasında, tanrıların iyiliğini beklemektedir. Gılgamış bu rüyadan aıılar ki, ölınezlik, dünyada erişilebilecek en büyük mutluluk değildir.

0