Cevaplar

2012-11-16T15:44:20+02:00
Anadolu Uygarlıkları

 

Tarih boyunca bir çok önemli uygarlığın barındığı Anadolu, başta Hititler, Frigler, Urartular olmak üzere, günümüzde tam olarak ortaya çıkarılmamış onlarca medeniyeti ve kavimleri ile, dünya tarihine bir çok “ilk”e şahitlik etmiştir.

Masallara konu olan bir gizem barındıran, felsefi düşüncenin çıkış noktası olan Doğu ve Batı’nın verimli toprakları üzerinde kurulan Anadolu Uygarlıkları, dünyaya miras bıraktıkları, kazandırdıkları gelişme ve yeniliklerle de tarihteki yerini almıştır. Doğu mistisizminin doğuşunu gören, matematiğin ve astronominin, geometrinin ortaya çıkışındaki öncü isimleri büyüten ve Doğu’sundan Batı’sına nakledilen bilginin inanılmaz evrimini gören Anadolu’daki uygarlıkların, gelişim basamaklarında insanlığa olan yardımı da böylece görülebilmektedir.

Anadolu Uygarlıkları, tarihin önemli süreçlerini yaşamış, ortaya çıkan ve henüz çıkmamış olan, derinlerde yatan medeniyetleri kadar, bekletmekte olduğu gizemle de değerini korumaktadır.

 

II. Hantili

 

II. Hantili, Alluvamna'nın oğludur. II. Hantili, Hükümdarlığı süresince uzun süre Hitit Çekirdek Ülkesi'nin kuzeyinde yaşayan Kaşkalar ile mücadele etmiştir. Orta Karadeniz Dağlarınde yaşayan Kaşkalar, Hitit krallarının Güney'e yapmış oldukları seferlerde devamlı başkent Hattuşaş'a saldırmışlar ve ülkeyi yağmalamışlardır.

Kaşkalar, II. Hantili döneminde başkent'in kuzeyinde bulunan Tiliura ve Nerik şehirlerini ele geçirmişlerdir. Kaşkalar'ın başkente bu kadar yakın yerde olmaları yüzünden II. Hantiliçekirdek ülkedeki şehirlerin daha iyi savunma hattına sahip olması için şehirlerin surlarını güçlendirmiştir.

Kuzey'de durum böyle iken Güney'de Yakındoğu'da güçlenen Mitanni Krallığı, Hititleri tehdit etmekteydi. II. Hantili öncülü Ammuna gibi Kuzzivatna'yı tampon bölge olarak varlığını sürdürmesinin ülkesinin geleceği için önemli olduğunu düşünmüştür.

Anadolu Uygarlıkları / Hititler

 

Antik Tuşpa

 

Urartular’ın ilk başkenti Antik Tuşpa'dır (Van Kalesi). Bu kaleyi Urartu Kralı I. Sarduri milattan önce 9. yüzyılın ortalarında yaptırmıştır. Hala sağlam bir şekilde bulunan kalenin girişi kuzey batıdadır. Sarduri Burcu (Madır Burcu) bu girişin batısında bulunur. Bu burçta I. Sarduri’nin Asur diliyle yazdırdığı çivi yazılı kitabeler vardır. Van Kalesi’nde Sarduri Burcu’ndan farklı olarak, Analı-Kız Açık Hava Mabedi, Bin Merdivenler, Menua, I. Argişti ve II. Sarduri’nin kaya mezarları, Ana Kaya’ya oyulmuş sur duvarlarının temelleri ve sur duvarları günümüze kadar gelmiştir.

İç içe dört ayrı surdan oluşan kalenin düzgün bir planı bulunmamakla birlikte kesme ve moloz taştan yapılmıştır. Kalenin uzunluğu yaklaşık 1800 metredir. Genişliği ise 20 ile 120 metre arasında değişmektedir. Kalenin ovadan yüksekliği ise aşağı yukarı 100 metredir.

Anadolu Uygarlıkları / Urartu


 

2 4 2
2012-11-16T15:44:38+02:00

M. Ö. 1895-1595 tarihleri arasında Mezopotamya’da Batı Samiler (Amurrular) tarafından kurulan en büyük ve en teşkilatlı devlet. Kurucusu olarak Samu Abum bilinmektedir. Bundan sonra gelen üç-dört kral, silik şahsiyetlerdir. Bu sülale Mezopotamya’yı Elamlılardan tamamen temizlemiş ve Elam ülkesini nüfuzu altına almıştır. Elamlılara son darbeyi vuran kral, eski doğunun en büyük simalarından olan Hammurabi’dir.

Hammurabi, İsin ve Larsa sitelerinin kralı olan Rimsin’i mağlub ederek, Elam’a kadar takib etti ve sonunda esir aldı. Bundan sonra sınırlarını genişletmeye başladı. Asur ülkesini de devletine kattı. Orta Fırat bölgesinde bulunan ve bugün Tell Harrir ismi ile anılan Mari’de Kenanilerin kurduğu bir krallıkla temasa geldi. Mari Kralı ile bir müddet dost geçinen Hammurabi, orayı da ülkesine kattı. Kuzeye gittiğine dair bir kayıt yoktur. Herhalde Akkad kralları gibi hudutlarını Akdeniz’e ve Anadolu’nun içlerine kadar genişletememiştir. Zaten Hammurabi, askeri seferlerden ziyade iç işlere önem vermiştir. Kültür hayatının hemen her safhasında eserler ortaya koymuştur. Mezopotamya’da ilk defa gerçek anlamıyla merkezileştirilmiş birleşik bir devleti Hammurabi kurdu. Bu devlete tabi olan sitelerin başlarındaki kral ve prensler ortadan kaldırıldı. Onların yerine kralın tayin ettiği valiler gönderildi. İdari teşkilat, geniş bir memur kadrosuna dayanmaktadır. Teşkilatın en yüksek noktasında bulunan kral, idari işlerle yakından ilgilenmekte, vergilerin zamanında ve tam olarak toplanılmasına önem vermekteydi. Askeri teşkilatta dayenilikler yapan Hammurabi, ilk defa daimi bir ordu vücuda getirmiş ve idaresini bizzat eline almıştır. Hammurabi’nin şöhretini artıran husus, düzenlemiş olduğu kanunlardır. Bu kanunname, medeni ve ceza hukuku ile ilgili olan 300 kadar maddeyi ihtiva ediyor ve halkın birbirleriyle veya devletle olan münasebetlerini düzenleme gayesini güdüyordu. 

Birinci Babil Devletinin ömrü uzun sürmedi. Hammurabi’nin ölümünden sonra yer yer isyanlar çıktı. Dışardan da komşu kavimlerin taarruzları başladı. İsyanlar neticesinde güneydeki kıyı eyaletleri Babil’den ayrıldı. Kuzeyden, doğudan ve batıdan gelen istila dalgaları, devletin büsbütün sarsılmasına yol açtı. Nihayet Anadolu’da büyük bir devlet kurmuş olan Hititler M.Ö. 1595 tarihinde Fırat boylarından güneye inerek Babil şehrini hakimiyetleri altına aldılar. M. Ö. 1570’de ise şehrin idaresi Kassitlerin eline geçti. Bu istilalar kısa bir müddet içinde sona ermesine rağmen, Babil Devleti uzun süre toparlanamadı. Ancak 1000 sene sonra İkinci Babil Devleti adı ile tarih sahnesine tekrar çıkacaklardır. Babilliler, Sami dili konuşur ve çivi yazısı kullanırlardı.

1 3 1