Cevaplar

2012-11-17T13:57:31+02:00

Mustafa Kemal emperyalist güçlere karşı, mazlum milletlere örnek olan ulusal
kurtuluş savaşını 9 Eylül 1922’de utkuyla bitirince, İzmir’de Mustafa Kemal’e “çok
yoruldunuz herhalde, çiftliğinize çekilir dinlenirsiniz” dediler. Mustafa Kemal’in yanıtı
şöyledir : “Hayır asıl savaş şimdi başlayacak… Bu savaş, cahilliğe ve gericiliğe karşı
yapılacaktır”. Bu savaş aslında, ortaçağın karanlığından bir türlü çıkmasına fırsat verilmeyen
bir toplumun çağdaşlaşması için verilecek, uzun zaman alacak, ikinci bir kurtuluş savaşı
olacaktır. Nitekim devrimin lideri Atatürk de bunun farkındadır:’’En mühim en esaslı nokta
eğitim meselesidir. Eğitimdir ki, bir milleti ya hür, müstakil, şanlı yüksek bir cemiyet
halinde yaşatır, ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder’’ dedikten sonra ekler:’’ Bazı
şeyler vardır ki bir kanunla, bir emirle, bir düdük çalarak düzeltilebilir. Ama bazı
şeyler vardır ki, kanunla, emirle, milletçe omuz omuza boğuştuğumuz halde
düzelmezler. Fesi atar şapkayı giyer adam, ama alnında fesin izi vardır. Siz sarıkla
gezmeyi yasaklarsınız. Kimse sarıkla dolaşmaz. Ama bazı insanların başındaki
görünmeyen sarıkları yok edemezsiniz. Çünkü onlar zihniyetin içindedir. Zihniyet,
binlerce yılın birikimidir. O birikimi bir anda yok edemezsiniz; boğuşursunuz onunla
sadece…Yeni bir zihniyet, yeni bir etik yerleştirinceye kadar boğuşursunuz onunla ve
sonunda Muaffak olursunuz.’’

1 5 1
  • Eodev Kullanıcısı
2012-11-17T13:59:02+02:00

Atatürk Döneminde Eğitimdeki Gelişmeler

Prof. Dr. Süleyman BOZDEMİR, Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
Fizik Bölümü, ADANA e-mail: [email protected]
Mustafa Kemal emperyalist güçlere karşı, mazlum milletlere örnek olan ulusal
kurtuluş savaşını 9 Eylül 1922’de utkuyla bitirince, İzmir’de Mustafa Kemal’e “çok
yoruldunuz herhalde, çiftliğinize çekilir dinlenirsiniz” dediler. Mustafa Kemal’in yanıtı
şöyledir : “Hayır asıl savaş şimdi başlayacak… Bu savaş, cahilliğe ve gericiliğe karşı
yapılacaktır”. Bu savaş aslında, ortaçağın karanlığından bir türlü çıkmasına fırsat verilmeyen
bir toplumun çağdaşlaşması için verilecek, uzun zaman alacak, ikinci bir kurtuluş savaşı
olacaktır. Nitekim devrimin lideri Atatürk de bunun farkındadır:’’En mühim en esaslı nokta
eğitim meselesidir. Eğitimdir ki, bir milleti ya hür, müstakil, şanlı yüksek bir cemiyet
halinde yaşatır, ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder’’ dedikten sonra ekler:’’ Bazı
şeyler vardır ki bir kanunla, bir emirle, bir düdük çalarak düzeltilebilir. Ama bazı
şeyler vardır ki, kanunla, emirle, milletçe omuz omuza boğuştuğumuz halde
düzelmezler. Fesi atar şapkayı giyer adam, ama alnında fesin izi vardır. Siz sarıkla
gezmeyi yasaklarsınız. Kimse sarıkla dolaşmaz. Ama bazı insanların başındaki
görünmeyen sarıkları yok edemezsiniz. Çünkü onlar zihniyetin içindedir. Zihniyet,
binlerce yılın birikimidir. O birikimi bir anda yok edemezsiniz; boğuşursunuz onunla
sadece…Yeni bir zihniyet, yeni bir etik yerleştirinceye kadar boğuşursunuz onunla ve
sonunda Muaffak olursunuz.’’ 
Neticede emperyalist güçlere karşı kurtuluş savaşı kazanılıp Cumhuriyet’in ilan
edilmesinden sonra Türk toplumunu çağdaş medeniyet düzeyine ulaştırmak, ülkenin
ilerlemesinin önündeki engelleri kaldırmak, laik ve ulusal bir yapı oluşturmak için Atatürk’ün
önderlik ettiği devrimlerin adım adım uygulanmaya başlandığını görüyoruz. Özellikle Türk
Devrimi’nin başarısının eğitim alanındaki başarıya bağlı olduğu gerçeği, eğitimin
yaygınlaşması ve değişmesi için kararlı ve öncelikli adımların atılmasını zorunlu kılmıştır. Bu
amaçla Atatürk döneminde eğitim ve öğretimin ilkokuldan yükseköğretime kadar olan her
alanında köklü çözümlere gidilmiştir. Getirilen çözümler ise, eğitimin hem niceliksel hem de
niteliksel durumunu geliştirdiği gibi Atatürk’ün özlemini duyduğu yeni Türkiye’nin temel
taşlarını oluşturmuştur. Atatürk döneminde eğitimde ki gelişmeyi ortaya koyabilmek için Baş
Öğretmen Atatürk’ün eğitime bakışını bilmek gerekir.

1 5 1