Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-11-17T23:52:41+02:00

Maddelerin Renkleri
Bir maddenin rengi iki şeye bağlıdır. Bunlar, maddenin doğası ve maddeyi aydınlatan ışığın türüdür. Eğer bir madde üzerine düşen ışığı hiç yansıtmıyorsa siyahtır. Eğer güneş ışığın-daki bütün renkleri eşit olarak yansıtıyorsa beyazdır. Örneğin yeni yağmış kar, hemen hemen tümüyle beyazdır. Siyah ya da beyaz olmayan maddeler, üzerlerine düşen beyaz ışığın ancak bazı bölümlerini yansıtır. Örneğin yeşil bir yaprak, yalnızca yaprağın yeşil rengini oluşturan renkteki ışıklan yansıtır ve beyaz ışığı oluşturan öbür renkleri (kırmızı ve mavi ışığın büyük bölümünü) soğurur. Görüldüğü gibi renkli maddeler, belirli dalga boylarındaki ışığı soğuran, belirli dalga boylarındaki ışığı ise yansıtan maddelerdir ve renkleri, yansıyan ışığın rengine bağlıdır. Örneğin kırmızı bir cam, beyaz ışıkta bulunan renklerden kırmızı dışındaki bütün renkleri soğurur. Bu nedenle güneş ışığına tutulan kırmızı camdan yalnızca kırmızı ışık geçer. Sarı bir cam mavi ışığı soğurur; yalnızca kırmızı ve yeşil ışığın geçmesine izin verir, bu nedenle de san görünür.
Beyaz ışıktan başka bir ışık altındaki bir madde, bu ışık tam kendi renginde olmadığı sürece, doğal renginde gözükmez. Kırmızı bir gömlek, kırmızı ışık altında kırmızı görünür; ama mavi ya da yeşil ışık altında siyah görünür. Birincil renkler olan kırmızı, yeşil ve mavinin değişik biçimlerde bir araya gelmesiyle oluşan her renk ışıkta bu gömlek farklı bir renkte görünecektir. Bu nedenle renkli bir giysi satın alırken çoğu zaman, elektrik ışığıyla aydınlatılmış olan dükkândan çıkıp kumaşın renginin açık havada nasıl göründüğüne de bakmak isteriz.
Bir maddenin rengi üzerinde ışığın etkisi öylesine önemlidir ki, bilim adamları renk denemelerinde kullanılacak standart ışıklarla ilgili kurallar belirlemişlerdir.

1 5 1
2012-11-18T00:06:24+02:00
Maddelerin Renkleri



Eğer her şeyi siyah beyaz görseydik dünya çok sıkıcı bir yer olurdu. Doğanın güzelliğinin büyük bölümünü bulutlarla bezeli mavi gökyüzü, alev rengi bir günbatımı, otların ve yaprakların yeşili, çiçeklerin, böceklerin ve kuşların rengârenk görünümü oluşturur. Çok eski zamanlardan beri insanlarda büyük hayranlık ve şaşkınlık yaratan bir doğa olayı gökkuşağıdır. Fransız filozof Rene Descartes (1596-1650) gökkuşağının nedeninin havadaki yağmur damlacıklarının beyaz renkli güneş ışığını renklere ayırması olduğunu keşfetmeden çok önce de, gökkuşağıyla yağmur arasındaki ilişki biliniyordu.
Gene de büyük İngiliz bilim adamı Sir Isaac Nevvton 1666'da ünlü deneyini gerçekleştirene kadar ışığın renklere ayrışması tam olarak anlaşılamamıştı. Newton, bir güneş ışığı demetini üçgen kesitli cam prizmadan geçirip bir ekranın üzerine düşürerek gökkuşağının bütün renklerini içeren bir kuşak oluşturdu. Bu renkli kuşağa tayf ya da ışık tayfı denir (bak. Tayf). Nevvton daha sonra ikinci bir prizma kullanarak, bu renkleri birleştirip yeniden beyaz ışık oluşturdu. Böylece beyaz ışığın değişik renklerdeki ışıkların karışımı olduğunu kanıtladı.

 

Tayftaki değişik renklere, dalga boyları birbirinden farklı olan ışıklar yol açar. Tayfın bir ucunda gördüğümüz mor ışık görebildiğimiz en kısa dalga boylu ışıktır; öbür uçtaki kırmızı ışık ise görebildiğimiz en uzun dalga boylu ışıktır, Gerçekte tayf, mor ve kırmızı uçların ötesinde de devam eder ve çok uzun dalga boylu radyo dalgalarından, çok kısa dalga boylu gamma ışınlarına kadar uzanır. Tayfın mor ve kırmızı uçları arasında kalan ve çıplak gözle görülebilen bölümü çok dar bir dalga boyu aralığını kapsar.

Işık bir saydam ortamdan başka bir saydam ortama, örneğin havadan cama geçerken doğrultu değiştirir. Bu olaya kırılma denir (bak. YANSIMA VE KIRILMA). Bir cam prizmadan ya da gökkuşağında olduğu gibi su damlacıklarının içinden geçen beyaz ışığın renklere ayrılmasının nedeni, değişik dalga boylarındaki ışığın değişik miktarlarda kırılmasıdır. Dalga boyu uzun olan kırmızı ışık en az kırılır; kısa dalga boylu mor ışık ise en fazla kırılır. Dalga boyu bu ikisinin arasında olan öbür renkler de bu iki uç arasında yer alır. Çok küçük olan ışık dalga boyları, angström denen ve metrenin 10 milyarda biri olan uzunluk ölçüsüyle ölçülür.

 

Tayfta yedi ana renk olan mor, lacivert, mavi, yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı görünür; ama beyaz ışık gerçekte yalnızca üç temel renkten oluşur. Başka renklerden elde edilmeleri olanaksız olan bu renklere birincil renkler denir. Tayfın öteki renkleri bu birincil renklerin karışımıyla oluşmuştur. Beyaz ışığın birincil renkleri kırmızı, yeşil ve mavidir. Birincil renklerin karışmasıyla ortaya çıkan üç ikincil renk çıplak gözle görülebilir. Kırmızı ve yeşilin karışımıyla san; kırmızı ve mavinin karışımıyla magenta (morumsu kırmızı); mavi ve yeşilin karışımıyla siyan (turkuvaz mavisi) renkleri oluşur. Tayfın çeşitli bölgelerinin birbirine eklenmesiyle yapılan bu karıştırma işleminetoplamalı karışım, kırmızı, yeşil ve maviye de toplamalı karışım birincil renkleri denir.





Bir maddenin rengi iki şeye bağlıdır. Bunlar, maddenin doğası ve maddeyi aydınlatan ışığın türüdür. Eğer bir madde üzerine düşen ışığı hiç yansıtmıyorsa siyahtır. Eğer güneş ışığın-daki bütün renkleri eşit olarak yansıtıyorsa beyazdır. Örneğin yeni yağmış kar, hemen hemen tümüyle beyazdır. Siyah ya da beyaz olmayan maddeler, üzerlerine düşen beyaz ışığın ancak bazı bölümlerini yansıtır. Örneğin yeşil bir yaprak, yalnızca yaprağın yeşil rengini oluşturan renkteki ışıklan yansıtır ve beyaz ışığı oluşturan öbür renkleri (kırmızı ve mavi ışığın büyük bölümünü) soğurur. Görüldüğü gibi renkli maddeler, belirli dalga boylarındaki ışığı soğuran, belirli dalga boylarındaki ışığı ise yansıtan maddelerdir ve renkleri, yansıyan ışığın rengine bağlıdır. Örneğin kırmızı bir cam, beyaz ışıkta bulunan renklerden kırmızı dışındaki bütün renkleri soğurur. Bu nedenle güneş ışığına tutulan kırmızı camdan yalnızca kırmızı ışık geçer. Sarı bir cam mavi ışığı soğurur; yalnızca kırmızı ve yeşil ışığın geçmesine izin verir, bu nedenle de san görünür.

 

Beyaz ışıktan başka bir ışık altındaki bir madde, bu ışık tam kendi renginde olmadığı sürece, doğal renginde gözükmez. Kırmızı bir gömlek, kırmızı ışık altında kırmızı görünür; ama mavi ya da yeşil ışık altında siyah görünür. Birincil renkler olan kırmızı, yeşil ve mavinin değişik biçimlerde bir araya gelmesiyle oluşan her renk ışıkta bu gömlek farklı bir renkte görünecektir. Bu nedenle renkli bir giysi satın alırken çoğu zaman, elektrik ışığıyla aydınlatılmış olan dükkândan çıkıp kumaşın renginin açık havada nasıl göründüğüne de bakmak isteriz.



Bir maddenin rengi üzerinde ışığın etkisi öylesine önemlidir ki, bilim adamları renk denemelerinde kullanılacak standart ışıklarla ilgili kurallar belirlemişlerdir.  
0