düzgün cevap verin eksik olmasın basarım şikayeti! 1-iletişim nedir? 2-iletişimin öğeleri nelerdir? 3- 4-dil ile gerçekleştirilen iletişim ile diğer iletisim turlerinin farkları nelerdir? 5-dilin işlevleri nelerdir? 6-kanalı kontrol işlevi nedir? 7-alıcıyı harekete geçirme işlevini açıklayın 8- 9-kültürel farklılıkların sebepleri nelerdir? 10-dil ve kültürün ortak özellikleri nelerdir? 11-kültür ile dil arasındaki ilişkiyi açıklayın 12-konuşma ve yazı dili nedir? 13- 14-lehçe nedir? 15-şive nedir? 16-argo nedir? 17-akraba dil nedir? 18-diller kaça ayrılır? 19-köken nedir? 20-yapı bakımından diller kaça ayrılır? 21-türkçeyi yapı bakımından inceleyiniz 22-türkçenin geniş coğrafyada konuşulmasının sebeplerş nelerdir? 23-atatürk'ün türk dili ile ilgili yaptığı çalışmalar nelerdir?

2

Cevaplar

2012-11-18T11:59:37+02:00

İki ya da daha fazla kişinin aralarındaki düşünce ve fikir alışverişine iletişim adı verilir. İletişim, dil aracılığı ile olduğu gibi hareket ya da mimiklerle de gerçekleşebilir. Ayrıca yazlnıca düşünce akışıyla da gerçekleşebilir. İnsanlar iradeli bir varlık olduğu için doğayı ve diğer bütün canlıları anlamlandırabilmek amacıyla bir düşünce sistemi meydana getirir. Bazı canlı ve cansızları simge haline sokarak onların diğer varlıklarla ilişkilerini düşünür. O halde iletişim;

- İnsanın tüm varlıkları anlamlandırabilmesi için
- Kendi iç dünyasındaki fikirleri diğer canlılara aktarabilmesi için,
- Sosyal bir grup meydana getirebilmesi için,
- Yaşamını devam ettirebilmesi için gereklidir.

İletişimin olabilmesi için öncelikle bir göndericinin ve alıcının olması şarttır. Gönderici ile alıcının kendi arasında bu iletişim sözlü iletişim, yazılı iletişim ya da simgeye dayalı olabilir.

Gönderici: Düşünceyi iletendir. Gönderici, düşünceyi bir mantık temeline dayandırarak iletir.

Alıcı: Düşünceyi alan ve bu düşünceyi yorumlayandır.

İleti: Gönderenden alıcıya iletilen düşünce yada istektir.

Kanal: Düşüncenin iletilme şeklidir.

Dönüt: Gönderen ve alıcı arasındaki fikir alışverişidir.

Bağlam: İletişimin gerçekleştiği mekandır.

Gösterge: Bir düşüncenin veya bir anlamın yerini alabilen nesne ya da olgulardır. Diğer bir deyişle sembollerdir. Örneğin bir bayrağın o devletin bağımsızlığına işaret etmesi, bir türkünün iki insan arasındaki duygusal bir bağa işaret etmesi gibi.

Her insan nesnelere farklı anlamlar verir. Bunun nedeni insanların düşünce, tecrübe, kültür ve yetişme biçimleri ile alakalıdır. Örneğin, dini bayramlar orta yaştakiler ve yaşlılar için akraba ve mesar ziyaretlerinin gerçekleştiği bir gün olarak görülürken çocuklar ve gençler için yeni giysilerin giyildiği eğlencelerin yapıldığı bir gün olarak görülür. Öyleyse iletişim insana ve ortama göre farklılık gösterebilir

 

1. Göndergesel işlevi yada Göndericilik işlevi: Bir ileti dilin göndergeyi olduğu gibi ifade etmesi için düzenlenerek oluşturulmuşsa dil göndergesel işlevde kullanılmıştır. Bu başka bir ifadeyle dilin bilgi verme işlevidir. Burada amaç, gönderge konusunda doğru, nesnel, gözlilenebilir bilgi vermektir. Bu işlev daha çok kullanma kılavuzlarında, nesnel anlatılarda, bilimsel bildirilerde, kısa not ve özetlerde karşımıza çıkar.


2. Heyecana bağlı işlev: Bir ileti, göndericinin iletinin konusu karşısındaki duygu ve heyecanlarını dile getirme amacıyla oluşturulmuşsa dil heyecana bağlı işlevde kullanılmıştır. Bu işlev, göndericinin kendi iletisine karşı tutum ve davranışını belirtir. Bu işlevde çoğunlukla duygular, heyecanlar, korkular, sevinç ve üzüntüler dile getirilir. Dilin göndergesel işlevinde nesnellik, heyecana bağlı işlevinde öznellik hâkimdir. Özel mektuplarda, öznel betimlieler ve anlatılarda, lirik şiirlerde, eleştiri yazılarında dilin heyecana bağlı işlevinden sıkça yararlanılır.

3. Alıcıyı Harekete geçirme işlevi: Bu işlevde ileti alıcıyı harekete geçirmek üzere düzenlenmiştir. İletinin bir çeşit çağrı işlevi gördüğü bu işlevde amaç, alıcıda bir tepki ve davranış değişikliği yaratmaktır. Propaganda amaçlı siyasi söylevler, reklâm metinleri, genelgeler, el ilanları genellikle dilin bu işleviyle oluşturulur. Dilin alıcıyı harekete geçirme işleviyle hazırlanan metinlerde gönderici, iletiyi alanı işin içine sokmayı, onu sorgulamayı ister.


4. Kanalı kontrol işlevi: Bir ileti, kanalın iletiyi iletmeye uygun olup olmadığını öğrenmek amacıyla düzenlenmişse dil, kanalı kontrol işlevinde kullanılmıştır. Gönderici ile alıcı arasında iletişimin kurulmasını, sürdürülmesini ya da kesilmesini sağlayan bu işlevde iletinin içeriğinden çok iletişimin devam ettirilmesi olgusu ağır basar. Törenlerde, uzun söylevlerde, aile yakınları ya da sevgililer arasındaki konuşmalarda; dilin kanalı kontrol işlevini yansıtan iletiler sıkça kullanılır.


5. Dil ötesi (Üst dil) işlevi: Bir ileti dille ilgili bilgi vermek üzere düzenlenmişse o iletide dil, dil ötesi işlevde kullanılmıştır. Dilin dil ötesi işlevinde iletiler, dili açıklamak, dille ilgili bilgi vermek için düzenlenir. Daha çok bilimsel metinlerde ve öğretme amaçlı konuşmalarda karşımıza çıkan ve "yani, diek istiyorum ki, bir başka deyişle gibi sözcüklerde kendini gösteren dil ötesi işleve, günlük yaşamda da sıkça başvurulur. Örneğin "Beni yanlış anlamayın, ben bu sözcüğü mecaz anlamda kullandım.cümlesinde ileti, dille ilgili bilgi vermek, başka bir iletiyi açıklamak üzere düzenlenmiştir.

6. Sanatsal işlev yada Şiirsel işlev: Bir iletinin iletisi kendisinde ise dil şiirsel işlevde kullanılmıştır. Dil bu işlevde kullanıldığında iletinin iletmek istediği husus, iletinin kendisindedir. Bu durumda ileti, kendi dışında herhangi bir şeyi ifade etmez, yansıtmaz. Obje iletinin kendisidir. Örneğin dilin şiirsel işlevde kullanıldığı metinler olan lirik anlatılarda ve şiirlerde şiirin amacı o şiirin kendisidir. Şiirsel metinler, kendinden başka bir şeyi ifade etmeye ihtiyaç duymaz, bir şiir sadece şiir olduğu için önili ve anlamlıdır, yani şiirin gerçeği, şiirin kendisidir. Dilin şiirsel işleviyle kullanıldığı metinlerde gönderici alıcıda hissettirmek istediği etkileri uyandırmak için, dili istediği gibi kullanır, yani kendi özgün üslubunu oluşturmak için bir anlamda dili yeniden yaratır. Edebi sanatlardan, karşılaştırmalardan, çağrışım gücü yüksek sözcüklerden yararlanarak imgeler oluşturur, sözcükleri daha çok yan ve mecaz anlamlarda kullanır. Edebi metinlerde dil şiirsel işlevde kullanılır. Şiirsel işleve örnek olarak direkt bir yazı belirtmek yanlış olur. Şiirsel yada sanatsal işleve örnekler kısaca şöyle özetlenebilir; her türlü şiir, romanlar, hikayeler, öyküler, masallar ve diğer benzer sanatsal eserlerdir.

0
  • Eodev Kullanıcısı
2012-11-18T12:01:18+02:00

Duygu, düşünce ya da bilgilerin usa gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşmekomünikasyon

Kaynak (Gönderici) Alıcı İleti (Mesaj) Bağlam (Ortam) Dönüt (Geri bildirim)

1GÖNDERGESEL İŞLEV:

            Bir ileti dilin göndergeyi olduğu gibi ifade etmesi için düzenlenerek oluşturulmuşsa dil göndergesel işlevde kullanılmıştır. Bu başka bir ifadeyle dilin bilgi verme işlevidir. Burada amaç, gönderge konusunda doğru, nesnel, gözlemlenebilir bilgi vermektir. Bu işlev daha çok kullanma kılavuzlarında, nesnel anlatılarda, bilimsel bildirilerde, kısa not ve özetlerde karşımıza çıkar.

ÖRNEK: “ Hegel’in felsefesinin çıkış noktası bilim değil, tarihtir.”

            2.HEYECANA BAĞLI İŞLEV:

            Bir ileti, göndericinin iletinin konusu karşısındaki duygu ve heyecanlarını dile getirme amacıyla oluşturulmuşsa dil heyecana bağlı işlevde kullanılmıştır. Bu işlev, göndericinin kendi iletisine karşı tutum ve davranışını belirtir. Bu işlevde çoğunlukla duygular, heyecanlar, korkular, sevinç ve üzüntüler dile getirilir. Dilin göndergesel işlevinde nesnellik, heyecana bağlı işlevinde öznellik hâkimdir. Özel mektuplarda, öznel betimlemeler ve anlatılarda, lirik şiirlerde, eleştiri yazılarında dilin heyecana bağlı işlevinden sıkça yararlanılır.

ÖRNEK: “Ben bu davranışınızı etik bulmuyorum, siz yanlış davranıyorsunuz.”

            3.ALICIYI HAREKETE GEÇİRME İŞLEVİ:

            Bu işlevde ileti alıcıyı harekete geçirmek üzere düzenlenmiştir. İletinin bir çeşit çağrı işlevi gördüğü bu işlevde amaç, alıcıda bir tepki ve davranış değişikliği yaratmaktır. Propaganda amaçlı siyasi söylevler, reklâm metinleri, genelgeler, el ilanları genellikle dilin bu işleviyle oluşturulur. Dilin alıcıyı harekete geçirme işleviyle hazırlanan metinlerde gönderici, iletiyi alanı işin içine sokmayı, onu sorgulamayı ister.

ÖRNEK: “Sınıfı hemen terk et.”

            4.KANALI KONTROL İŞLEVİ:

            Bir ileti, kanalın iletiyi iletmeye uygun olup olmadığını öğrenmek amacıyla düzenlenmişse dil, kanalı kontrol işlevinde kullanılmıştır. Gönderici ile alıcı arasında iletişimin kurulmasını, sürdürülmesini ya da kesilmesini sağlayan bu işlevde iletinin içeriğinden çok iletişimin devam ettirilmesi olgusu ağır basar. Törenlerde, uzun söylevlerde, aile yakınları ya da sevgililer arasındaki konuşmalarda; dilin kanalı kontrol işlevini yansıtan iletiler sıkça kullanılır.

ÖRNEK: “Beni anladınız değil mi?”

            5.DİL ÖTESİ(ÜST DİL)İŞLEVİ:

            Bir ileti dille ilgili bilgi vermek üzere düzenlenmişse o iletide dil, dil ötesi işlevde kullanılmıştır. Dilin dil ötesi işlevinde iletiler, dili açıklamak, dille ilgili bilgi vermek için düzenlenir. Daha çok bilimsel metinlerde ve öğretme amaçlı konuşmalarda karşımıza çıkan ve “yani, demek istiyorum ki, bir başka deyişle” gibi sözcüklerde kendini gösteren dil ötesi işleve, günlük yaşamda da sıkça başvurulur.

ÖRNEK: “Beni yanlış anlamayın, ben bu sözcüğü mecaz anlamda kullandım.”cümlesinde ileti, dille ilgili bilgi vermek, başka bir iletiyi açıklamak üzere düzenlenmiştir.

0