Cevaplar

2012-11-18T13:20:43+02:00

Diyelim ki, acil bir doğum vakası var. Kadın doğum uzmanı bir yana, ortalıkta hemşire, ebe bile yok. En yakın tıp adamı veteriner hekim. Nam-ı diğer, baytar. Bu doğumu gerçekleştirmek ona düşer.

Son günlerde bana ne iş yaptığımı soranlara baytarlık yaptığımı söylüyorum. Belediye Başkanı, Fen İşleri, asıl mesleğim olan mimarlığı sürdürememem için yürüttükleri kampanyanın sonuçlarını aldılar. Bunların tetikçileri, bazı meslektaşlarımın da katkısıyla kalemimi duvara astım. İş öyle komik bir hale geldi ki, bazı insanlar ortalık yerde bırakın elimi sıkmayı, selam vermeye bile korkuyorlar. 20 yıldır tanıdığım Belediye çalışanı, Belediye içinde Başkan’ın BBG kameralarını gösterip benden uzaklaşıyor. Malum, Başkan odasından izliyor!

Belki de beni tanımayanlar dişlerimin kazma gibi, gözlerimin kırmızı, boyumun 3 metre, tırnaklarımın çivi gibi olduğunu sanıyorlardır.

Ortalığa nasıl bir korku yaymışlarsa, bazıları yanımda taşıdığım fotoğraf makinamdan el bombası görmüş gibi korkuyorlar.

İşsiz kalınca duvara astığım kalemimi yeniden elime aldım. Baktım ki, ortalıkta Kalkan’ın içinde bulunduğu şartlara açıkça itiraz eden yok. Yazar yok. Çizer yok. Bu durumda baytarlık görevi bana düşer dedim. Yazmaya başladım. Acaba beni mesleğimden alıkoyanlar ne düşünüyorlardır? Adamı bıraksaydık da, asıl işini yapsaydı. Başımıza iş aldık, diyorlar mıdır?

Gerçek yazarlar, çizerler beni hoş görsünler. Eğer korkularını yenip işlerini yapmazlarsa, Kalkan’ın ilk şiirini yazmaya, ilk şarkısını bestelemeye kalkışabilirim. Kalkan’da öyle sınırsız bir kaynak var ki bu yıllarda, insan mizah yazarı olmak istiyor. İçimde dayanılmaz bir karikatür çizme arzusu var. Benden söylemesi.

Onlar, beni işsiz bırakıp sindirebileceklerini sanıyorlardı. Belki de meyhanelerde teselli arayacaktım. Öyle olmadı. Bazı dostlarım beni yalnız bırakmadı. Bu arada günde 4 paket içtiğim sigarayı bıraktım. Bir yıldır içmiyorum. Bir lokantada çay istesem, şaka yapıyorum sanıp rakı getirirlerdi. Şimdi birkaç ayda bir çay bardağı belki içiyorum.

Velhasıl, her şey yolunda. Mimar olarak ya da baytar olarak yolumuza devam ederiz.

Kalkan hiç hak etmediği şeyler yaşıyor. Olağan koşullara dönene kadar bana katlanmak zorunda kalacaksınız.

0