Cevaplar

2012-11-18T17:51:41+02:00


İnsan taşıdığı ve yaşadığı duygularla değer kazanmaktadır. Sevmek duygusu da insana verilmiş en güzel ve anlamlı duygulardan bir tanesidir. Sevgi, sadece insana mahsus bir duygudur. Bu duyguyu, en mükemmel şekliyle yaşayabilen sadece insandır. 

İnsana sevmek yakışıyor. İnsan, sevince ve sevilince insandır. 

İnsan, her şeye karşı taşıdığı sevgisiyle âlemin her tarafıyla alâkadardır. Sevgisi ne kadar büyükse, insan o kadar büyüktür. İnsan, sevgisiyle anlam kazanıyor. İnsanı insan yapan değerlerdendir sevgi. 

Sevgi kapasitesi yoğun insanlardan oluşan bir toplum, hayatın yaşamaya değdiği, insan olmanın lezzet verdiği, insanlar arası ilişkilerin kaliteli olarak icra edildiği bir dünyanın kapılarını açacaktır. 

Sevgiyi taşımak ve yaşayabilmek her insanın harcı değildir. Bu san’atı herkes güzel icrâ edemiyor. Sevmek gerçekten san’attır. 

Dünyanın yaşanabilirliği, sevginin insanlardaki oranıyla alakalıdır. Nitekim sevgisizler yüzünden her geçen gün dünya neşesini, sevincini, heyecanını kaybetmektedir. Sevgisizler dünyaya daha çok hükmettiğinde, dünya ömrünü tamamlamış olacaktır. Onun için dünyadaki insanları, sevenler ve sevmeyenler diye ikiye ayırmak mümkündür. 

Ama tabiî neyi seviyor insan, neden seviyor, bu sevgi ona ne kazandırıyor asıl belirleyici olan da bu noktadır. 

0
2012-11-18T17:52:35+02:00

Bir insanı sevmek için ille de onunla olmak gerekmiyor. Bir insanı sevmek bir eşya gibi ona sahip olmaktan daha önemlidir. Asıl zenginlik, asıl derinlik mutluluk bu sevgidedir. 

Güneşi, ayı, yıldızları da severiz oysa hiç biri madden bizim değildir. İşte güzel olan kirletilmemiş o sevgidir. Bir şeyi ya da bir kişiyi sevmemiz için eşya gibi bizim olması gerekmiyor. Ama o şeyin sevgisi bizim olabilir. İnsanlığın asıl serveti bu sevgidedir.Ama şu da bir gerçek ki çoğu zaman insan olarak sevmesini bilmiyoruz. 

Sahip olmak, kullanmak, faydalanmak ve her şeyin gönüllerimize göre olması hırsıyla herşeyi biribirine karıştırıyoruz. 

Tanrı sevgisinden tutunda vatan sevgisi, insan sevgisine kadar karşılık beklemeden kirlenmemiş, tertemiz hangi sevgimiz varki. Tanrıyı sevenleri görüyoruz biraz cennet birazda işlerinin iyi gitmesi için, insan sevgisini salt biribirini kullanmak için olduğunu hepimiz biliyoruz. Oysa Küçük hesaplarla ölçüp biçmek değildir sevgi. Asıl gerçek sevgi çıkarsız, yalansız sevgi değil midir? Bunları düşünmeden oluşturan sevgi değil midir? 

Önemli olan bir insanı en maddi anlamıyla sahip olmadan da onu sevmenin mümkün olabileceğini ve asıl önemli değerlerin bu sevgi de olduğunu bilmesidir. Elbette insanların çoğunluğu böyle bir sevgiden bi-haber, sevginin böylesini bilmiyorlar. 

Gerçek sevginin, saygının ve mantığın olmadığı yerde, sevginin de iyi ve güzel olan şeylerin de yaşamayacağını öğrenmeliyiz. 
Oysa ki, insanın sahip olduğu sevgi duygusu bütün zenginliklerin üstündedir. Ve insanın insan oluşunun doğal bir tezahürüdür de. 

Ama maalesef çoğunluğumuz bu değerli değerin farkında değil. Sıradan bir hayatı yaşamanın ve nesnel ucuz değerlerin, ucuz yaşam biçimlerinin geçerli olduğu çağımızda bunun farkında olanlara zor geliyor bu çağ. 

İnsan yaşamı hangi çağa ait olursa olsun sevgi ırmağının akışında beslenmelidir. Ancak o zaman yaşam gelecek zamanlara doğru uzanan bir enginliği özünde barındırabilir.Gelecek zamanlara doğru uzanan bir enginliğin sırrı ise mutlak ölçü ve değerlerin gözeltilmesinde yatar. 

En kısa tanımla sevgi, sadakat, sadelik olarak nitelendirebileceğimiz ayrıcalık, güzel ve aydın insanın her zaman içinde kıpırtısını duyduğu, duyacağı, duyması gerektiği bir nesiplenme olmalıdır. 

0