Cevaplar

2012-11-18T20:24:43+02:00

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun.Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karşılaşabilirsin... iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz. 

Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır.Üzülme,sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin,içtin ağladın, güldün,şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın."Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zamanki gibi yaşayacaksın sen."Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu.Hem ne olmuş yani,yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadin ki....Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana. Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası.Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu.Elbet bitecek güneşe hasret günler. 

3 2 3
2012-11-18T22:16:20+02:00

kendini anlatmak kanımca olmayan yönlerini gösterebilme çabasıdır.mesela benim hiç scuba yaptığımı,her kış kayak için aspen e gittiğimi,sarışın yeşil gözlü olduğumu,üniversiteyi 3 senede bitirdiğimi,pontiac arabam olduğunu duydunuz mu?duyamazsınız çünkü ben kendimi anlatmayı hiç sevmem.zaten tüm arkadaşlarım bu yönüme bayılır.aslında başka yönlerimede bayılırlar da o kadar çok arkadaşım var ki hangisi neyime hasta karıştırıyorum.aslında karıştırma sebebim unutmakta değil aksine zekam çok kuvvetlidir.bu kuvveti akdeniz tarzı beslenmem sayesinde kazanıyorum.ama sanırım sporcu ve atletik olmamın da etkisi vardır.


3 3 3