Cevaplar

2012-09-27T22:55:43+03:00

Yurdumuzdaki Yeryüzü Şekilleri İnsan Hayatını Nasıl Etkiler?
Akarsular Üzerindeki Etkisi: Yer şekillerinin engebeli olduğu bölgelerde; akarsular dar ve derin vadilerde aktığından akış hızları, aşındırma güçleri ve hidroelektrik potansiyelleri fazladır. Örneğin; Doğu Anadolu Bölgesi. Yer şekillerinin düz ve olduğu bölgelerde ise akarsular geniş ve büklümlü vadiler oluşturarak aktıklarından; akış hızları, aşındırma güçleri azdır. Yine yüzey şekillerinin düz ve alçak olduğu bölgelerde akarsuların hidroelektrik potansiyelleri azdır. Örneğin; Ege ve Marmara bölgeleri Ayrıca bir yerin yükseltisi; yağış miktarı ve şekli ile buharlaşma derecesini de etkilediğinden bir bölgedeki akarsuların akım miktarları ile rejimleri üzerinde dolaylı etkiye sahiptir. Eğimin fazla olduğu yerlerde; akarsular hızlı akacağından büklüm yapamaz, boyları genelde kısadır. Eğimin az olduğu bölgelerde ise büklüm yaparak aktıklarından boyları genelde uzundur. Dağlarla çevrili çukur bölgelerde akarsular genelde içe doğru aktığından kapalı havzalar oluşur. İç Anadolu Bölgesi gibi.

Ekonomik Faaliyet Türüne Etkisi: Yer şekillerinin çeşitlilik gösterdiği bölgelerde iklim de çeşitlilik göstereceğinden farklı ekonomik etkinlikler gelişebilir. Mesela kış sporları için eğimli arazi, yamaç paraşütü için çevresine göre yüksek bir yer, rafting için yer yer eğim kırıklıklarına sahip akarsular gereklidir. Örneğin; Arıcılık, dağcılık, hayvancılık, yaylacılık, hidroelektrik üretimi gibi ekonomik faaliyetler de büyük ölçüde yer şekilleriyle ilişkilidir.

İklim ve Bitki Örtüsüne Etkisi: Bir bölgedeki yer şekillerinin genel yapısı; dağların uzanış doğrultusu ve yükselti, sıcaklık, buharlaşma, yağış miktarı ve yağış şekli gibi özellikleri etkileyerek, iklim ve bitki örtüsü üzerinde dolaylı etkiye sahip olur. Örneğin; yer şekillerinin engebeli olduğu bölgeler de; sıcaklık ve yağış koşulları kısa mesafelerde değiştiğinden, iklim ve bitki örtüsü çeşitliliği de fazla olur. Doğu Anadolu Bölgesinin çok soğuk olmasında yükselti, Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinin çok yağış almasında ise denizle birlikte dağların uzanış doğrultusu da etkili olmuştur. Yer şekillerinin uzanış doğrultusu rüzgarın hızı ve esme yönü üzerinde de etkilidir.

Nüfus ve Yerleşmeye Etkisi: Genelde Ekvatoral bölge dışındaki yerlerde yüksek yerler yerleşim alanı olarak pek tercih edilmez. Çünkü yükselti arttıkça sıcaklık azalır, kar yağışı ve donma olayı artar. Bu nedenle tarım faaliyetleri, ulaşım ve diğer ekonomik etkinlikler zorlaşır, bu da yerleşmeyi sınırlandırır. Örneğin; Doğu Anadolu Bölgesi

Tarım Faaliyetlerine Etkisi: Yer şekillerinin engebeli olduğu bölgelerde ekili-dikili arazi oranı az, tarım toprakları parçalı ve dağınık, tarımda makine kullanımı sınırlıdır. Tarım insan ve hayvan gücüne dayanır. Örneğin; Doğu Karadeniz Bölümü. Ayrıca, yükselti sıcaklığı düşürdüğünden tarım faaliyetlerini sınırlar, tarım yapabilme süresini kısaltır. Örneğin; Doğu Anadolu Bölgesi.turkeyarena.net Yüksek bölgelerde tarım ürünleri çeşitliliği azalır, tarım ürünlerinin olgunlaşması gecikir, tarımsal faaliyetler zorlaşır.

Ulaşım Faaliyetlerine Etkisi: Bir bölgenin yükseltisi ve bölgedeki dağların uzanış doğrultusu ile yer şekillerinin yapısı o bölgedeki yolların uzanış doğrultusunu, yol sıklığını, yol yapım maliyetini, seyahat süresini etkiler. Engebeli bölgelerde yollar virajlarla uzar, yol yapım maliyeti artar. Irmaklar, vadiler;ancak köprü ve viyadüklerle aşılabilir. Yüksek yerlerde kar yağışı, donma olayları ve sis yoğunluğu fazla olacağından, ulaşım zorlaşır. Örneğin; Bolu Dağı ve Doğu Anadolu Bölgesi

Yerleşme Türüne Etkisi: Yer şekillerinin engebeli olduğu bölgelerde tarım alanları araziye parçalar halinde dağıldığından dağınık yerleşme görülür. Örneğin; Doğu Karadeniz Bölümü. Yer şekillerinin düz olduğu bölgelerde ise genelde su kenarlarında toplu yerleşme görülür. Örneğin; Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu.
u



1 4 1
2012-09-27T22:56:14+03:00

Araştırmalara bakılırsa günde 4-5 saatimiz televizyon başında geçiyor. Oldukça vahim görünen bu rakamları oranladığımızda bir kişinin yılın %19’unu televizyon izleyerek geçirdiği, yılın  %33’ünde uyuduğu, %33’ünde ise çalıştığı anlaşılıyor. Geri kalan küçük bir dilimde ise vasat etkinlikler yapıyor. Bu oranlar da ortaya koyuyor ki çalışma ve uyumanın dışında önem verdiğimiz en büyük sosyal aktivitemiz aile boyu televizyon başına konuşlanmak. Buna rağmen televizyon izleyiciliğimiz mevzu bahis olunca “Televizyon doğru kullanılırsa yararlı, yanlış kullanılırsa zararlı olur” tezimizi gösteriyoruz. 

Oysa televizyonu doğru kullanması mümkün olabilen izleyiciden ziyade televizyoncunun kendisidir. Haber, eğitim, bilgi, eğlence, toplumun siyasal ve demokratik davranışlarında, karar verme süreçlerinde, kamuoyu oluşturma rolüyle bu renkli kutumuz toplum için hayli faydalı etkiler yayabilmektedir. Özellikle kamuoyu oluşturma işlevi açısından medya kendisini açıktan ülkenin 4. kuvveti, gayri resmi olarak 2. gücü olarak görür; yani ülkeyi yönetme erkini kendinde bulur. Çünkü hakikaten medya, mesaj kurgularıyla beyinleri yönlendirip farklı kanaatler oluşturmaktadır. Bu şekilde medyanın ticari kaygılar yahut çeşitli politikalar sonucu yanlış işleyişinden sayısız zararlar doğar. Bunun neticelerini ise en çok gençler ve çocuklar yaşar. 
Dolayısıyla başta söylediğimiz, “televizyonu doğru kullanmak” ya da medyadan daha az zararla günü kurtarmak, iletişim çağı dediğimiz zamanımızın hiçbir toplumu için mümkün olamaz. Bizler ancak onun zararlarından korunma yollarını çeşitlendirebiliriz. Bu seçeneklerden biri “medya okur yazarlığı”dır.  Medya okuryazarı demek medyayı sıkı sıkıya takip etmek anlamına gelmez; medyada olan bitenin farkına varmayı amaçlamaktır.

0