Cevaplar

2012-11-19T00:08:04+02:00
Anlatımda Sınırlandırma

İyi bir iletişim, gönderici ile alıcı arasındaki ilişkiye bağlıdır. Bu iletişimde iletinin, kanalın, dönütün, bağlamın payı vardır. Bunun yanında iletişimde başarı, iletinin yani konunun seçilmesi, sınırlandırılması ve somutlaştırmasına bağlıdır.

Yazar, önce konuyu yani neyi anlatacağını belirlemelidir. Bu, kişisel, toplumsal, bilimsel, evrensel bir konu olabilir. Konuyu seçtikten sonra sınırlandırmalıdır. Yazarın konuyu sınırlandırması, konunun iyi anlaşılmasını sağlayacaktır. Çünkü kapsamı belirlenmemiş bir yazı okuru sıkar, onun dikkatini dağıtır. Aynı zamanda iletiyi etkisiz hâle getirebilir. Bu açıdan yazar, konuyu işlerken amacım belirlemeli, bu amaç doğrultusunda konuyu sınırlandırmalıdır.

Başlık ve anlatım türü de konuyu sınırlanma yöntemlerindendir. Çünkü başlık, yazının konusunu sınırlandırır, ana düşüncesini çağrıştırır. Konumuz “tiyatro” olsun. Bu, çok geniş bir kavramdır. Bu kavramı genelden özele doğru sınırlandırabiliriz: “Türk tiyatrosu, Millî Edebiyat Döneminde Türk tiyatrosu, Faruk Nafiz Çamlıbel’in tiyatro eserleri vb.”

Temanın soyut bir kavramdır. Soyut temalar; kişi, yer, zaman, durum bildiren dil birlikleriyle sınırlandırıldığında somut hâle gelir. Bunun dışında başlık, anlatıcının tavrı ve amacı da temayı somutlaştıran unsurlardır. Demek ki konunun somutlaştırmasında yazı türlerinin önemli bir yeri vardır. Çünkü şiir, deneme, hikâye gibi yazı türleri aracılığı ile konu somutlaştırılabilir. Bir yazar roman, hikâye veya tiyatro ile, bir şair şiirle konuyu somutlaştırabilir.

0
2012-11-19T00:21:28+02:00


Seçilen konunun çeşitli gereksinimlere cevap verecek şekilde olmasına dikkat edilmelidir Neyi ele alacağımızı, neyi anlatacağımızı belirlemeliyiz Konuyu seçme ve sınırlandırma yapmadan önce atacağımız ilk adım olacaktır Konular şu başlık altında toplanabilir
- Kişisel konular
- Toplumsal konular
- Bilimsel konular
- Sanat ve kültürle ilgili konular
Seçilecek konunun ilgi çekici bir yazıya dönüşebilmesi için konu hakkında belli bir birikime sahip olmak gerekir Genel konular yerine özel konulara ağırlık vermemiz yazımızı daha etkili hâle getirecektir
Yazılı anlatımda yapılan en büyük yanlışlardan biri, belki de birincisi konuyu sınırlandırmadan yazıya başlanmasıdır Kısacası konunun sınırlandırılmasında sayısız yarar vardır
Örneğin kültür tarihi konusunda 300 sözcükten oluşacak bir yazı yazacağımızdan yola çıkalım Oldukça geniş kapsamlı bir konu olan kültür tarihini bu kadar az sözcükle ifade etmemiz imkânsızdır O zaman genelden özele doğru bir yol izleyerek konuyu sınırlandırmamız gerekmektedir
Konuyu sınırlandırmak için bazı ölçüleri göz önüne almak zorundayız:
- Sesleneceğimiz okuyucu kitlesinin sosyal ve kültürel yapısı, özellikleri nelerdir?
- Konunun hangi yönüne daha çok ağırlık vermeliyiz?
- Konu ile ilgili yeterli birikime sahip miyiz?
- Yazabilmek için gerekli kaynaklara ulaşabilecek miyiz?
- Yazımızın uzunluğu, kısalığı ne kadar olacaktır?
- Yazımızı belli bir zaman süresinde yazabilecek miyiz?
- Yazımızın türü ne olacaktır?
Konuyu sınırlama, yazmada başarıyı sağlayan temel öğedir Konu sınırlandırılmazsa ortaya koymayı amaçladığımız düşünceler netlik, açıklık kazanmaz, söyleyeceklerimiz açıklıkla belirlenmez Söyleyeceklerimiz genellemeler olmaktan öteye gitmez Konudan sapmalar olur Kısaca yazımız yoğunlaşmaz
EÖzdemir, ABinyazar


Şimdi birkaç tane genel nitelikli konu yazalım:
- Sinema
- Tiyatro
- Roman
- Spor
- İletişim
- Dede Korkut Hikâyeleri
Bunlardan herhangi birini seçip üzerinde yazı yazabiliriz Diyelim ki, roman konusu işlenecek Romanın günümüzdeki durumu mu? Türk romanı mı, dünya romanı mı? Roman konuları mı? Milli Mücadele dönemi romanı mı? Batılılaşmayı konu edinen romanlar mı? Bu konularda bir yazı yazmak mümkündür Ama unutmamamız gereken şey konuyu kesinlikle sınırlandırmaktır
Genel bir konunun sınırlandırma aşamalarını bir örnekle şöyle gösterebiliriz:
Konuyu anlama gerçekte onu sınırlandırmadır Konu öncelikle kendimiz ve okuyucu için ilginç olmalı

0