Cevaplar

2012-11-19T12:26:20+02:00

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Atatürk, Türk kültürünün temeli, kaynağı olan Türk folkloruyla yakından ilgilenmiştir. Onun Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür. sözü Türk kültürüne verdiği önemi en güzel şekilde açıklamaktadır. 
Atatürkün sahip olduğu kültür değerleri içinde folklorumuzla ilgili olanlar ağırlık kazanmaktadır denebilir. Rumeli türkülerini çok iyi söyleyen Atatürk, mükemmel bir şekilde zeybek oynamakta idi. Atladım Bahçene Girdim, Alişimin Kaşları Kara, Ayağına Giymiş Sedef Nalini, Bülbülüm Altın Kafeste, Dağlar Dağlar, Gide Gide Yarelerim Derildi, Köşküm Var Deryaya Karşı, Maya Dağdan Kalkan Kazlar, Manastır, Pencere Açıldı Bilal Oğlan, Şahane Gözler, Yemenimin Uçları, Zeynep türkülerini çok sevdiği ve iyi söylediği bilinmektedir. Pencere Açıldı Bilal Oğlan Türküsünü Ankara Radyosu repertuarına bizzat Atatürk kazandırmıştır. Bizim hakiki musikimiz Anadolu halkında işitilebilir.(1930) sözüyle halk müziğimize verdiği önemi anlatmıştır. 1923-1924 yıllarında Sadi Yaver Atamana söyelediği şu sözlerde halk müziği çalışmalarına canlılık getirmiştir. 
--Genç arkadaşıma teşekkür ederim. Bize Anadolunun güzel seslerini getirdi. Beyler! Şu gördüğünüz sazın bağrında bir milletin kültürü dile geliyor.Bir milletin kültür hareketlerini ve seviyesini ,milli geleneklerine bağlı kalarak,medeni dünyanın kendisine
ayak uydurmaya mecbur olduğumuzu unutmamalıyız.Bu küçük sazın bağrından kopan nağmeleri bu istikamette geliştirmeye ehemmiyet ve kıymet verilmelidir.
Atatürk döneminde bugünkü Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde Hars (Kültür) Müdürlüğü kurularak (1920) 1925 Yılında Seyfetin ve Sezai (Asal) Kardeşler Batı Anadoluya halk müziği derlemelerine gönderilmiş ,derlenen türküler aynı yıl Yurdumuzun Nağmeleri adıyla yayımlanmıştır.İstanbul Konservatuarı 1926-1929 yılları arasında Ana doluya 4 derleme gezisi düzenlenmiş,derlenen türkü ve oyun havaları 15 defter halinde yayımlanmıştır. Konservatuar 1932 yılında 5. derleme gezisini de gerçekleştirmiştir
1936 yılında Ankara Devlet Konservatuarının kurulmasından sonra halk müziği derlemelerine tekrar başlanmıştır.Atatürk döneminde 1937 ve 1938 yılında iki derleme gezisi yapılabilmiştir.1957 yılına kadar sürdürülen bu derlemeler sonucunda 7000 civarında ezgi derlenmiş,Atatürkün arzusu yerine gelmiştir.
1932 yılında Atatürkün emriyle kurulan Halkevlerinde de halk müziği,halk oyunları çalışmalarına önem verilmiş,birçok genç bağlama çalmayı öğrenmiş, konserler verilmiş, halk şairleri bu çalışmalara katılmıştır. 
Atatürk zeybek oyunlarının Türk yiğitliğini, karakterini en iyi şekilde yansıttığına inanıyordu. 1933 yılında bir baloda zeybek oynadıktan sonra; İşte bizimde böyle erkekçe bir oyunumuz var. Demiştir.

2 1 2
En İyi Cevap!
  • Eodev Kullanıcısı
2012-11-19T12:26:56+02:00

Mustafa Kemal Atatürk, sadece, büyük bir asker ya da büyük bir devlet adamı değildi…O, gerçek bir dahi idi ve her konuda engin bilgilere sahip, müstesna bir kişiliğe sahipti…Askerî zaferlerin kazanılıp, ülke kurtarıldıktan sonra, yeni bir Türkiye Devleti kurulurken, milletimize de, yöneticilere de en doğru olanı gösterdi.Daha Sofya’da askerî ateşe iken inceleyip özümsemiş olduğu kooperatifçilik sisteminin Türkiye’de de uygulanmasını sağladı. 1936 yılında kurdurup, 1 numaralı ortağı olduğu Silifke Tekir Çiftliği Tarım Kredi Kooperatifi, vatan sathına yayıldı ve bugün, Türk köylüsü, çiftçisi için çok önemli kurum haline geldi.O aynı zamanda büyük bir ekonomistti…Dilciydi, tarihçiydi ve her alanda uzman bir bilgindi…Türk Dil ve Türk Tarih Kurumlarının kuruşunu sağladı. Amacı, dilimizin, yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarılmasıydı… Ve tarihimizin doğru olarak yazılmasını istiyordu…Yüce Önder, Türk Halk Kültürünün zenginliğini biliyor ve bu zengin kültürün, yani folklorumuzun derlenmesini, belgelenmesini ve bundan yararlanılmasını istiyordu.”Modern Türkiye Devleti henüz kuruluş aşamasında ve canhıraş bir var olma mücadelesi içinde iken, 1920 yılında folklor ile ilgili çalışmaların önemini müdrik olarak Maarif Vekaletine bağlı bir hars dairesi kurarak ve bu vasıta ile öncelikle öğretmenlerle ilişkiye girişilerek yurdun dört bucağından Türk Folklor ürünlerinin tesbit edilmesi ve derlenip kaydedilmesi çalışmalarına başlar. Bu faaliyet, 1924 yılına kadar çeşitli dergilerde yer alan yol gösterici, öğretici ve alanı tanıtıcı yazılarla teşvik edilir; genç aydınlar arasında Türk Halkbilimi araştırmalarına ilgi uyandırılmasına gayret gösterilir.”

3 4 3