Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-11-19T13:45:13+02:00

Bu küçük yazı belki ufkunu açar;

 

“Işık” 
Ki tek kaynaktan dağılır* ışığa yakın olan aydınlık* uzak kalan karanlıktır..
Her şeyin O’ndan olması ve ışığın tek kaynaktan dağılıyor olması

O’ndan başkasının bilinme ve sevilme ihtimalini yok eder 




Nazan Bekiroğlu–Yusuf ile Züleyha

2 3 2
2012-11-19T16:03:45+02:00

Geçenlerde bizim semtte elektrikler kesildi. Neredeyse iki gün boyunca elektriksiz yaşamaya çalıştık.

Oldukça zordu. Banyo yapmak için su ısıtmamız, ısınmak için kat kat giyinmemiz gerekti. Bir anda bütün standartlarımız değişti. En basit eylemler bile vakit almaya başladı.

Karanlıkta beş kat merdiveni inip çıkmak ise başlı başına bir deneyimdi.

Karanlıkta düşmemeye çalışarak merdivenlerden çıkarken önceleri bir mum aradım. Keşke dedim her kata bir mum koysaydık. O zaman etraf bu kadar karanlık olmazdı. Sonra yukarıya çıkarken üçüncü kata geldiğimde apartmanın boşluğundan içeri sızan ışığı gördüm. Hemen ona tutundum. Birden ortalık korkunç gelmemeye başladı. Işığın belirmesiyle önüm aydınlandı. Yukarılara çıktıkça ışık daha da parladı.
Bu durum beni başka başka farkındalıklara götürdü.
Kendime sormaya başladım: Bu dünyadaki duruşumla yaydığım ışıkla güneş miyim, mum muyum? İkisinin arasındaki farkı kendimce ifade etmeye çalıştım.

Önce güneşe baktım

Güneşi farkındalığımda anlamaya çalıştım.

Güneş oldum, düşündüm.

Güneş kimi aydınlattığı ile ilgilenmez değil mi? O oradadır ve parlar. Her gün doğar ve birçok cana can katar. Güneş parlamadan önce karar verir mi kimleri aydınlatacağına? Güneş yeryüzünü aydınlatan, ısıtan, şifa dağıtan en parlak, en güçlü ışık değil midir? Söyleyin bana siz güneşi hiç söyle derken duydunuz mu? 'Bugün ağaçlara ışık vermeyeceğim. Sadece çiçeklere ışık vereceğim.' Güneş bilir ki ışığından kimin ihtiyacı varsa o faydalanır. O isterse ufakcık bir aralıktan incecik içeri girer. Nereyi aydınlattığına bakmaz. Işığının karanlığı delmesiyle, karanlık bir anda aydınlığa döner.
Güneş iyi kötü, güzel çirkin diye de kimseyi ayırmaz.
O sadece parlar. O düşünerek yapmayı değil, olmayı bilir.

Peki mumun ışığı nasıldır?

Mum bir kenarda durur, ihtiyaç anında ışığından faydalanılır. Onu alır güneşin giremediği dip köşelerinde veya güneşin doğmadığı gecelerinde kullanırsın değil mi? Mum senin için elinin altında istediğin zaman ulaşabileceğin bir güvencedir. Mumu yakarsın ve yaydığı ışık bilirsin ki büyüklüğü kadardır. Mum güneş gibi karanlığı aydınlığa çeviremez ama onun ışığında korkulan anlamsız gölgeler anlam kazanır. Bilinmezler bilinir olur. Mum isen duruşunla ışığını vermek için gereksiz yere yanarsan tüketirsin kendini. Mum iyi niyetlidir ama kendini bilmez gerekli gereksiz yanmak isterse biraz da işgüzardır.

Hayattaki duruşumla kimi zaman işgüzar bir mum olduğumu gördüm. Öğrendiğim bir iki yeni bilgiyle kendimi güneş zannedip her karanlık köşeyi aydınlatmak için gerekli gereksiz yandığımı ve sonrasında da kendimi tükettiğimi fark ettim.
Kimi zaman da baktım ki kendime çekiliyorum. İçime dönüp, kelimeleri unutuyorum, yüzlerden uzak kalıyorum. Anladım ki böyle zamanlarda ben eski zeminlerini terk eden batmış bir güneşim. Tekrar yeni zeminimde ortaya çıkışımda ise yeni farkındalıklarımın bana kattıkları ile doğan bir güneş gibi parladığımı, ısıttığımı fark ediyorum.

Öyleyse ben deneyimlerimden elde ettiğim farkındalığımla diyebilirim ki; hayattaki duruşumla kimi zaman bir mum kimi zamanda bir güneşim. Tıpkı senin gibi...

Peki sen ne kadar karanlık, ne kadar aydınlıksın?
Işığının farkında olman ve parlaman dileğiyle

0