Ödevlerde
ücretsiz yardım!

Soruların %80'i 10 dakika içerisinde yanıt alır

Ödev ekle

Telefonuna yükle

Android iOS

Ödev

takip et

Cevaplar

Türk dili ve edebiyatında sadeliğin en büyük savunucularından, kısa hikâyeciliğin duayenlerinden olan Ömer Seyfettin; 11 Mart 1884 tarihinde Balıkesirin Gönen ilçesinde dünyaya gelmiştir. İlkokul yıllarını mahalle mektebinde başlayan Ömer Seyfettin, babasınıngörevi dolayısıyla sürekli olarak yaşadıklarıyerleri değiştirmek zorunda kalmışlardır. İstanbul’a yerleştikten sonra Mektep-i Osmaniyeye kaydoldu. Daha sonra da Askeri Baytar Rüştiyesine kaydı alındı. Buradan mezun olduktan sonra Edirne Askeri İdadisine devam etti ve buradan da mezun oldu. Daha sonra Mektep-i Harbiye-i Şahaneye başladı ve buradan da mezun oldu.Okulunu bitirince ilk görev yeri olarak Selanikteki Üçüncü Orduda göreve başladı. İçindeki edebiyat ateşi sayesinde 1906 yılında İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Görev yaptığı İzmirdeki batılılardan Fransızca öğrenerek kendisini geliştirdi. Aynı zamanda Necip Türkçü’den milli edebiyat akımı hakkında fikirler edindi. 1909 yılında ocak ayında Selanikte Üçüncü Orduda göreve başladı ve burada da yazılarını yazmaya devam etti. Selanikte görev yaptığı sıralarda çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Genç Kalemler olarak değiştirildikten sonra Ömer Seyfettin ilk başyazısı olarak nitelendirdiği Yeni Lisan isimli yazısını imzasız olarak bu dergide yayımlamıştır. Bu yazısı ile kendini ve fikirlerini genişleten Ömer Seyfettinin Yeni Lisan adlı yazısı, Mili Edebiyat akımının başlangıcı olarak kabul edilmektedir.Yazılarına gösterilen ilginin sebebi olarak, halkın konuştuğu dil ile yazılar yazması, Türkçenin kendi kurallarına uygun olarak yazılmasını savunması ve Arapça ve Farsçayı kullanmaktan kaçınması etkili olmuştur. Yazılarındaki üslup ve kullandığı sade Türkçe dolayısıyla Ziya Gökalp ve Ali Canip Yöntem ile birlikte Milli Edebiyat akımının öncüleri arasındaki yerini almıştır. İlerleyen zamanlarda Yeni Mecmua adlı gazetede yayınlanan öyküleri ününe ün katmıştır. Yazdığı yazılarda toplumun temeline inmesi ve toplumsal olaylara yer vermesi her kesimden okuru olmasını ve tüm okurların kendisini sevmesini sağlamıştır.
pikachuu kullanıcısının avatarı Pikachuu 12.11.2013 Teşekkürler (10) Seviye: 3, Oylar: 6
ŞİKAYET BİLDİR!

Yorumlar

Daha fazla yorum gör
  • tugkantorun40 kullanıcısının avatarı tugkantorun40 12.11.2013

    kısaca olsun arkadaşlar

    ŞİKAYET BİLDİR!
  • pikachuu kullanıcısının avatarı pikachuu 12.11.2013

    Asıl adı 'Mehmet Ziya' olan Ziya Gökalp, 23 Mart 1876'da Diyarbakır'da doğdu. Babası gazetelerde yazı yazan Mehmet Tevfik Efendi, annesi ise Zeliha Hanım'dı. Eğitim hayatına Diyarbakır'da başladı. 1886'da Mektebi Rüştiye-i Askeriyye'ye kaydoldu. Buradan mezun olduktan sonra 1891'de Mülkiye İdadisi'nde eğitimine devam etti. Kendi çabasıyla Fransızca öğrendi. Ayrıca amcasından Arapça ve Farsça dersleri aldı. Tasavvuf ve İslam tarihine ilgi duydu.

    ŞİKAYET BİLDİR!
  • tugkantorun40 kullanıcısının avatarı tugkantorun40 12.11.2013

    ömer seyfettin ve yeni lisan hareketinide yaz bi zahmet

    ŞİKAYET BİLDİR!
  • pikachuu kullanıcısının avatarı pikachuu 12.11.2013

    Genç Kalemler dergisi etrafında toplanarak, "Yeni Lisan" hareketini başlatanlar da devrim Türkçülük hareketini yürüten sanat ve fikir adımlarıdır. Türkçenin sadeleşmesi konusunda en kalıcı atılımı, “Yeni Lisancılar” başarmıştır. 1911'de Selânik'te “Genç Kalemler” dergisi etrafında toplanan Yeni Lisancılar ilk defa “Millî Edebiyat” kavramını da ortaya atmışlardır. Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp, Ali Canip, Âkil Koyuncu'nun öncülüğündeki Genç Kalemler ve Yeni Lisan hareketi “Milli bir edebiyat milli

    ŞİKAYET BİLDİR!
  • SORU68 kullanıcısının avatarı SORU68 26.11.2013

    KISA AÇIKLAMA (BİR CÜMLE) HALİNDE YOK MU???

    ŞİKAYET BİLDİR!
Ömer seyfetin:
1884 yılında Gönen, Balıkesir'de doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Bey'le, Fatma Hanım'ın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan biridir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Bey'in görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi.Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanî'ye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesi'ne kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsi'ne devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu.Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordu'nun İzmir Redif Tümeni'ne bağlı KuşadasıRedif Taburu'na tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okulu'na öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızcabilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçü'den ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı.Ömer Seyfettin ocak 1909'da Selanik Üçüncü Ordu'da görevlendiridi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncu'nun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemler'e çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı.Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşı'nın başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatması'nda esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdu'nda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı.Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşa'nın organize ettiği Bâb-ı Âli Baskını'na katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisi'nde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü.1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Bey'in kızı Calibe Hanım'la evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü.1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran yazar 125 de hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü.Ömer Seyfettin'in Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri.Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Mart'ta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığı'na defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığı'na nakledildi.En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır.
kelebek56 kullanıcısının avatarı Kelebek56 12.11.2013 Teşekkürler (1)
ŞİKAYET BİLDİR!

Yorumlar

  • kelebek56 kullanıcısının avatarı kelebek56 12.11.2013

    Mehmet Ziya Gökalp (23 Mart 1876, Diyarbakır – 25 Ekim 1924, İstanbul), yapıtları ve görüşleriyle Türkçülüğü ve Türk milliyetçiliğini önemli ölçüde etkileyen Osmanlı ve Türk toplumbilimci, yazar, şair ve siyasetçidir. Meclis-i Mebusan'da ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde milletvekilliği yapmıştır. "Türk milliyetçiliğinin babası" olarak da anılır.

    ŞİKAYET BİLDİR!
  • SORU68 kullanıcısının avatarı SORU68 26.11.2013

    BUNUN BİR CÜMLE HALİNDE AÇIKLAMASI YOK MU???

    ŞİKAYET BİLDİR!

Aradağını bulamadın mı?

Soru sor