Cevaplar

2012-11-19T20:16:12+02:00

Diğer çocukların oyunlarına katılmıyor, yüceltilmiş bir varlık olan insanı, damdan dama atlamak (çocuk oyunu) gibi hayvanların bile yapabileceği işleri yapmasına itiraz ediyordu. Zamanını yalnızca dini eğitimine ve îlahî ilimlerin tahsiline harcıyor, günlerini riyazetle geçiriyordu. Belh`te Mevlânâ`nın lala veya atebek denilen hocalarından biri de babasının müridlerinden Seyyid Burhaneddin Muhakkik-i Tırmizî` dir. Bahâeddin Veled göç ettiği zaman Seyyid Burhaneddin de Tırmiz`e gitmiştir.
Bahâeddin Veled`in ölüm haberini alınca, Seyyid Burhaneddin, Şeyhinin emaneti olan Mevlânâ`yı yalnız bırakmamak amacıyla Konya`ya gelir ve onun manevi terbiyesini üstlenir. Babasının ölümünden iki yıl sonra (1233) Mevlana Seyyid Burhaneddin`le birlikte Halep`e gider. Orada Kemaleddin Bin Adin`den ders alır. Daha sonra Şam`a giden Mevlânâ , burada dört veya yedi yıl kalmış; Muhyiddin İbnü`l-Arabî, Sadeddin El-Hamevî, Şeyh Osmane`r-Rûmî , Evhadüddin-i Kirmânî ve Sadreddin Konevî ile sohbetlerde bulunmuştur.
Şam`dan Konya`ya dönünce Seyyid Burhaneddin`in yanında hücreden hiç çıkmadan kırkar günlük üç çile çıkarmış; bu süreyi yalnızca ibadet ve tefekkürle geçiren Mevlânâ arınmış bir nefis ve ilahi sırlara açılmış bir gönülle dış dünyaya dönmüştür. Çilenin sonunda Seyyid Burhaneddin :
"Haydi yürü de insanların ruhunu taze bir hayat ve ölçülemeyecek bir rahmete boğ, bu suret aleminin ölülerini kendi mana ve aşkınla dirilt." Sözleriyle Mevlânâ`nın eğitiminin bittiğini , artık irşad ile görevli olduğunu belirtir. Seyyid Burhaneddin daha sonra Kayseri`ye gitmiş ve 1242`de ebedî âleme

1 4 1
2012-11-19T20:18:01+02:00

Gazneli Şair Hakim Senâi (Ö525/1131) ve Eserleri:

Hakim Senaî Gazne'de doğmuştur Mevlâna, bizzat kendisi, Hakim Senai'nin izinden gidenlerden biri olduğunu ve onun fikirlerini savunduğunu söylemektedir “Attâr baş idi, Senai onun iki gözü, biz ise Senai ve Attarın izinden yürüdük” demektedir
Hakim Senai, İmam-ı Gazali'nin de şeyhi olan Ebu Ebu Yusuf Hamedani'nin müridi idi Senai arif, âbid ve şair bir zattı Mevlâna onun eserlerini bilhassa Hadîkatü'l-Hakika isimli kitabını çok sever ve okurduİlahîname olarak da bilinen bu eseri hakikatlerden ve hikmetlerden bahseden otuz bin beyitten fazla bir divandır Mesnevîde bu divan tarzındadır ve onun etkisinde kalmıştır
“ Hakîm-i Gaznevî'nin şu nasihatini dinle de eski vücudunda bir yenilik bul:
Dudunun ölümünün mânası niyazdı Sen de niyaz ve yoksullukta kendini ölü yap!”

Ferîdüddîn Attâr
(513/1119-627/1235) ve Eserleri:

Aslen İranlı ünlü bir şair olan Atar, Nişabur"da doğmuştur Mevlâna, Attar'ın da talebesi sayılmaktadırMevlâna babası ile birlikte Belh'ten göç ederken kafile Attar'ın bulunduğu Nişabur'a uğramış, Attar, Bahâeddîn Veled'i karşılamış, ona saygı ve sevgi göstermiştir Mevlâna'daki kabiliyeti fark etmiş, ona iltifatlarda bulunmuş ve Esrârname isimli kitabını ona hediye etmiştir Esrarname, İlahiname, Müsibetname, Mantıku't-tayr, Feridüddin Attar'ın diğer kitaplarının isimleridir
Mevlâna Esrar name ile babasının Maarif'ini çok sever, devamlı okur ve elinden düşürmezdi Mevlâna Attar'ın bu eserinden başka diğer eserlerini de okumuş, onlardan eserlerinde iktibaslarda bulunmuşturMesela Mesnevîdeki “helû” adlı doymak bilmeyen öküzün hikâyesi de İlâhi name'de mevcuttur Ayrıca Mesnevî'de de Attar'a ait pek çok alıntılar bulunmaktadır:

İmam-ı Gazâlî (ö505/1111) ve Eserleri:

Asıl adı Ebû Hâmid Muhammad ibn Muham- mad el-Gazâlî'dir Künyesi Ebu Hâmid, lakabı Huccet-ül-İslam ve Zeyneddin'dir Gazali mahlası ile meşhurdur
Mevlâna'nın düşünce dünyasının oluşmasında etkili olan şahsiyet ve kaynaklardan biride İmam-ı Gazali ve onun eserleridir Mevlâna bilhassa; Kimya-yı Saadet, İhyaü Ulumi'd-din, isimli eserini okumuş ve eserlerinde ondan iktibaslarda bulun- maktadır
Mevlâna'nın gördüğü, okuduğu ve faydalandı ğı eserler elbette ki bunlardan ibaret değildir Üç yüz deve yükü kitap ile Belh'den göç eden bir âlimin ilme çok meraklı bir çocuğu olup da binlerce kitapla haşir neşir olmamak zaten mümkün değildir
Sonuç olarak; Mevlâna, eserlerinin meydana gelmesinde, düşünce sisteminin şekillenmesinde Kur'an'ı Kerim ve Hadis-i şerifler başta olmak üzere aynı zamanda diğer kutsal kitaplardan da faydalanmıştırHakim Senâi'den, Feridüddin Atar'dan, Konevî'den İbn-i Arâbî'den Gazâlî'den ve eserlerinden etkilenmiş ve ilham almıştır Zamanının felsefecilerini ve eserlerini; Çin, Hint, İran, Yunan başta olmak üzere yakından takip etmiş, Yunan ve Roma edebiyatına da bigane kalmamıştır Atasözlerinden, halk hikâyelerinden azami derecede istifade etmiştir Ayrıca dünya klasiklerinden faydalanmayı da ihmal etmemiştir Zamanının bilim ve kültürüne tamamen vakıf olmuştur Babası, hocaları ve çevresinden ileri derecede faydalanmış, öğrendiklerini keskin zekâsı, bitmeyen azmi ve gayretiyle sentez ederek kendine has hikaye ve temsil üslubuyla tasavvufi hakikatleri ve İslami gerçekleri daha kolay, daha yalın bir şekilde aktardığını görmekteyiz 

1 1 1