Cevaplar

2012-11-19T20:47:37+02:00

http://ingilizcedersanesi.com/ingilizce-y%C3%B6nler-directions-y-61.htm

1 5 1
2012-11-19T20:47:46+02:00

In” ve “At” İngilizce’de yer bildiren zarflardır.
IN: İçinde demektir. Sınırlı olan veya sınırlı olabilen bir yer için kullanılır. 
 
Örneğin:
in my pocket. Cebimde (cebimin içinde)
in the house. Evde (evin içinde)
in İstanbul. İstanbul’da (İstanbul’un içinde)

AT: -
de, -da anlamı verir. Fakat içindelikbildirmez. Sınırı olmayan, sınırlanamayan veya sınırı olduğu halde,bizim için sınırı önemli olmayan yerlerde kullanılır. Buna göre büyükşehirler ve ülkeler için “in” semtler, mahalleler için “at” kullanılır.
Örneğin,
She lives in İstanbul at Taksim.
O, İstanbul’da Taksim’de yaşar. (oturur)
Home ev, yuva, vatan anlamına gelir. Bu sebepten “home” için “at” kullanılır.
Örneğin,
He is at home.
O, evdedir.
House kelimesi de ev anlamına gelir. Fakat bu ev daha çok bina, yapı anlamı taşır. Bu sebepten “in” edatı ile kullanılır.
Örneğin,
He is in the house.
O, evin içindedir.

In, At / Part 2
 İngilizcede Yer Bildiren Zarflar – 2.Bölüm   

Ayrıca masa başında sandalyede oturan insanlar için de “at” kullanılır.
Örneğin, 
She is at the table.
O, masadadır. 
He learns English at school.
O, İngilizceyi okulda öğrenir. 
Burada okulun binası değil de, genel anlamı kastedildiğI için “at” kullanılıyor, Fakat, 
He is in the school.
O, okuldadır.
Örneğinde ise okulun binası kastediliyor ve onu okulun içinde görüldüğü anlatılmak isteniyor. Bu sebepten “in” kullanılıyor. Aslında bu kurallar hiç bir zaman çok kesin değildir. Sözün durumuna ve anlamına göre değişebilir.
There are some flowers in the garden.
Bahçede bazı çiçekler vardır. 
They work in the fields.
Onlar tarlalarda çalışırlar. 
My sister drinks milk at breakfast.
Kız kardeşim kahvaltıda süt içer.
John lives in England, in London.
John İngiltere’de, Londra’da yaşar. 
The children play in the street.
Çocuklar sokakta (caddede) oynarlar. 
Not: Cadde veya sokak sınırlı bir yer olmadığı halde “in” edatı ile kullanılır.
Ali swims in the swimming pool every Sunday.
Ali her Pazar yüzme havuzunda yüzer. 
Your books are in your bag.

12 2 12