Cevaplar

2012-11-20T20:04:58+02:00

Fırsat bulup izlediğim programların birinde Taha Akyol, “İsmail” (1999) adlı, hemen hemen aynı konuda bir başka tarihî romanın yazarı olan Reha Çamuroğlu ve İskender Pala’yı konuk olarak ağırladı ve üçlü, kitap hakkında, ama daha çok da etrafında uzunca söyleşti. Program boyunca kitapla ilgili çok olumlu bir hava estirildi. Taha Akyol, Pala’nın romanını Alevî ve Sünnî dramlarını anlatan, acıların tamirine ve bu konudaki haksız önyargıların ortadan kalkmasına katkısı olacak, “mutlaka okunması gereken” bir yapıt olarak tanıttı. Reha Çamuroğlu, bazı itiraz ettiği noktalar olmakla birlikte kitabı beğendiğini söyledi, hatta Alevî-Sünnî ilişkileri hakkında kimi tabuları yıktığı için Pala’ya teşekkür etti. İskender Pala da yapılan iltifatlardan memnun, bir aydın olarak durumdan vazife çıkararak, özellikle de Alevî Çalıştayları’na katkı olsun diye romanı yazdığını söyledi ve yazmadan önce çok araştırma yapıp çok sayıda kitap okuduğunun altını çizdi. İskender Pala’nın, yıllar önce Zaman’daki köşe yazılarından birinde “Bektâşi fıkralarının Osmanlı’nın yıkılışını hızlandırıcı bir rol oynadığını” iddia edecek kadar tarafgir olduğunu biliyordum. (1) Buna rağmen, Alevî kökenli Çamuroğlu’nu “İsmail” adlı romanda gösterdiği “çok tarafsız ve cesur” tutumdan dolayı samimiyetle kutlaması üzerine, acaba Pala, bir Alevî yazar tarafından yapılan bu “jeste” bir Sünnî olarak aynı türde bir “jestle” karşılık vermek niyetiyle bir roman kaleme almış olabilir mi diye düşünmekten kendimi alamadım. Taha Akyol’un programına damgasını vuran bu olumlu havaya gazetelerde boy boy çıkan övgü dolu tanıtım yazıları da eklenince, “Şah ve Sultan”ı okudum. Okuduktan sonra, Alevî-Sünnî kardeşliğine nasıl hizmet edeceğine akıl erdiremediğim bu kitap hakkında yazmak farz oldu. Alıntı 

1 3 1
2012-11-20T20:05:32+02:00

http://www.edebiyatsahili.com/iskender-pala-sah-ve-sultan-genis-ozet-ve-roman-tahlili/ buradan bakabilirsin

1 3 1