Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-11-20T20:42:40+02:00

Bilgilerinin belirli bir kısmını Mısırlı rahiplerden almış olan Herodot'a göre, yazılı tarih onun döneminden 11.340 yıl öncesine dayanır. Bu yaklaşık olarak Atlantis'in batışına denk gelen bir tarihtir. Yani Hcrodot'un vermiş olduğu bu tarih. Tu­fan sonrası bizim uygarlığımızın başlangıç tarihidir...

Bu tarih, Mısır için de çok önemli bir dönüm noktasıdır. Günümüzden 10.000'lerce yıl önce...

Geçmişte meydana gelen ve hemen hemen tüm kutsal ki­taplarda dile getirilen Tufan'ın etkileri, bazı bilimadamlarının iddia ettikleri gibi sadece Mezopotamya ve Ortadoğu ile sınır­lı kalmamıştır. Aksine, tüm dünya insanlığının hafızasında sili­nemeyecek izler bırakmış olan bu büyük felâkeder dizisin­den, Dünya üzerinde en az etkilenen bölgelerin başında Orta­doğu gelmiştir.

Bir zamanlar yaşanan ve Dünya'nın birçok bölgesini et­kileyen iki büyük doğal afetten söz etmeyen ulus ya da kavim yok gibidir. Dünya üzerinde birbirlerinden çok farklı bölge­lerde yaşamış olan tüm eski ulusların mitolojilerinde ve din­lerinde bu trajedik anıya yer verilmiştir.

Yaşanan bu felâketler, dinlerde (özellikle de son üç dinde) "Tufan" olarak isimlendirilmiştir. Bu büyük felâkeder zincirinin ilkinde Mu Kıtası diğerin­de ise Atlantis Kıtası arkalarında küçük adacıklar bırakmak su­retiyle tamamen batmışlardır.

Bu yaşananlarla ilgili olarak Kur'an-ı Kerim'de pekçok ayet vardır:

"Ad, Semud milletleri ile Ress'lileri ve bunların arasında birçok nesilleri de yerle bir ettik. Her birine misaller vermiştik ama din­lemedikleri için hepsini kırdık geçirdik." (Furkan Suresi: 25/38-39)

"Gerçekleşecek olan! Nedir o gerçekleşecek olan gün? Gerçek­leşecek olanın ne olduğunu sana ne bildirir? Semud ve Ad mil­letleri tepelerine inecek bu gerçeği yalanladılar. Bu yüzden Semud milleti zorlu bir sarsıntı ile yok edildi. Ad milleti de bu yüz­den önünde durulmaz dondurucu bir rüzgarla yok edildi... Ey in­sanlar! Su taştığı vakit, siz bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulak­lar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır." (Hakka Suresi: 69/1-7,11-12)0)

"Nuh Tufanı" olarak Kur'an-ı Kerim'de Muhammed Peygamber'e tebliğ edilen(vahyedilen) bu meselenin, bilinme­yen olaylardan olduğu, ayetlerde şu şekilde anlatılmıştır:

"Gemi, dağlar gibi dalgalar içinde onları götürürken..." "Yere, 'Suyunu çek! Göğe 'Ey gök sen de tut' denildi. Su çekil­di, iş de bitti. Gemi Cudi'ye oturdu."


Belli ki, Muhammed Peygamber'in döneminde de Tu­fan'ın izleri hafızalardan çoktan silinip gitmişti.


Tufan'da neler olmuştu? Tek bir cüm­leyle özetlemek gerekirse...

Anlatılanlar iki büyük etkenden bahsetmektedir: Su ve ateş... Tabii bu arada meydana gelen büyük depremleri de ilave etmek gerek... Yaşanan böylesi büyük felâketlere sebebiyet veren et­kenler nelerdi?

Dünya eksenindeki kayma ve kutupların yer değiştirmesiyle birlikte gelen büyük sel baskınları ve ani iklim değişiklikleri Okyanus dibindeki gazlar ve bunun sonucu oluşan büyük depremler.

Atlantis 'in son dönemlerindeçıkan savaşta majik tekniklerele birlikle doğa güçlerinin negatif alanlarda kullanımı.

İşte bütün bunlar ve bunlara eklenen bazı diğer kozmik etkenler; dinsel kayıtlarda adına ''Tufan" denilen büyük bir trajedinin dünya üzerinde yaşanmasına neden olmuştu.

Dünya'nın Klasik Kronolojik Tarihi 

Bu konuda akılları karıştıran bir çelişkiden söz etmek is­tiyorum. Bu anlatılanlar günümüz bilimsel buluşları ve eski­nin dinsel kayıtlarıyla örtüşse de, Klasik Tarih Bilimi'yle örtüşmeyen noktaları olduğunu hepimiz biliyoruz. Çünkü Kla­sik Tarih Bilimi'ne göre bilinen insanlık tarihimiz şöyle bir kronolojik sıra takip etmektedir:

Taş Çağı'ndan Demir Çağına

Tam olarak ne zaman başladığı konusunda farklı tarihler vardlır. Ancak Taş Çağının bitişiyle ilgili Tarihçilerin üzerinde birleştikşerri süre günümüzden 9.000 yıl öncesine aittir.

Demir Çağı'nı Bakır Çağ, ve Bronz Çağ izlemiş ve in­sanlık Demir Çağa ulaşmıştır. Demir Çağ'ın Mezopotamya'da İM.O. 12. Yüzyıl'da, Avrupa'da ise M.O. 8. Yüzyıl'da başladığı ileri sürü­lür.

Ve en önemlisi de, bu zaman dilinderinin öncesinde, son derece ilkel bir insanlık tarihinden bahsedilir. Maymunla insan karışımı bir insanlık tarif edilir. Klasik Tarih Bilimcileri'nin kronolojisi içinde, gü­nümüz uygarlığıyla karşılaştırıldığında son derece ileri bir düzeye erişmiş olan Mu ve Atlantis Uygar­lıkları yer almaz! ...

İşte en büyük sorunda budur. Birçok tarihçi Atlantis ve onun da öncesindeki Mu Uygarlığı nı efsanevi kıtalar olarak nitelendirmişlerdir.

Böyle olunca da insanlık tarihimizin şu an en ileri nokta bulunduğu ile ilgili genel klasik bir kabul bulunmaktadır. An­cak yukarıdaki Klasik Tarih Bilimi'nin verilerinden de anlaşılabileceği gibi, Taş Devri'nin Bitişi günümüzden 9.000 yıl öncesine denk gelmektedir. Klasik Tarih Bilimi'nin bu verile­rini bir an için doğru kabul edecek olursak, bizim bugünkü teknolojik seviyemize gelebilmek için Taş Devri'nin bitişin­den bugüne kadar yaklaşık 9.000 yıl geçmiş olduğu görül­mektedir.

9.000 yıllık bu süre içinde, atomik güçleri kullanabilecek ve uzaya açılabilecek aşamayla geldiğimiz düşünülecek olur­sa; günümüzden en az 70 bin yıl önce yaşamış olan bir uygar­lığın bilim ve teknoloji alanlarında hangi boyutlara ulaşmış olabileceklerini tasavvur bile edemeyeceğimiz ortada değil midir?!...

Dolayısıyla Tufan öncesi Mu ve Atlantis Uygarlıklan'nın bizlerden çok daha ileri düzeyde bir uygarlık olduklarını, bu basit mantık yürütmesinden bile çıkartabilmek mümkündür. Ama kuşkusuz ki, bunun için önce Atlantis ve Mu Uygarlık­ları hakkında bilgi sahibi olmak gerekir.

1 5 1