Ödevlerde
ücretsiz yardım!

Soruların %80'i 10 dakika içerisinde yanıt alır

Soru ekle

Telefonuna yükle

Soru

takip et

Atp üretimi neden ve nasıl

atp üretimi neden ve nasıl 
şikayetim var!

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Sevdeye kullanıcısına sor...

Cevaplar

Adenozin 5′-trifosfat, hücre içinde bulunan çok işlevli bir nükleotittir. İngilizce Adenosine Triphosphate’dan ATP olarak kısaltılır, en önemli işlevi hücre içi biyokimyasal reaksiyonlar için gereken kimyasal enerjiyi taşımaktır. Fotosentez ve hücre solunumu (respirasyonu) sırasında oluşur. ATP, bunun yanısıra RNA sentezinde gereken dört monomerden biridir. Ayrıca ATP, hücre içi sinyal iletiminde protein kinaz reaksiyonu için gereken fosfatın kaynağıdır.


Kimyasal Özellikleri ATP, adenozin ve üç fosfat grubundan oluşur. Adenozinden itibaren sayınca ikinci ve üçüncü fosfat grupları arasındaki bağın enerjisi çok yüksektir. Bu bağın kırılmasıyla ATP, ADP’ye dönüştüğü zaman meydan gelen enerji değişimi, hücre içinde -12 kCal/mol, labortuvar şartlarında ise -7,3 kcal/mol’dür. Açığa çıkan bu büyük enerji miktarı, biyokimyasal reaksiyonlarda ATP’nin bir kimyasal enerji deposu olarak kullanılmasına yarar.

Sentezi ATP çeşitli yollarla sentezlenebilir. Aerobik şartlarda ATP sentezi mitokondrilerde, oksidatif fosforilasyon yoluyla gerçekleşir. Anaerobik şartlarda ise fermantasyon yoluyla olur.

ATP sentezinde yakıt olarak başta glikoz ve trigliseritler kullanılır. Trigliseritlerin bozunumunda gliserol ve yağ asitleri oluşur. Hücre sitozolunda glikoz ve gliserol, glikoliz yoluyla pirüvata dönüştürülürler. amfosforilasyonu yoluyla bu aşamada bir miktar ATP pirüvat kinaz ve fosfogliserat kinaz enzimleri tarafından sentezlenir. Pirüvat sonra mitokondride oksitlenmeye devam eder. Mitokindride pirüvat pirüvat dehidrojenaz aracılığıyla Acetyl-CoA’ya dönüşür, o da Krebs döngüsü ile karbon dioksite kadar oksitlenir. Yağ asitleri de beta-oksidasyonu ile Acetyl-CoA’ya dönüşürler ve Krebs döngüsü’yle metabolize olurlar. Krebs döngüsü’nün her bir deviniminde süksinil-CoA sentetaz tarafından bir ATP dengi GTP, bir de indirgeme gücüne sahip olan NADH sentezlenir. NADH’deki elektronlar elektron taşıma zinciri ile taşınırken ATP sentaz tarafından oksidatif fosforilasyon yoluyla çok miktarda ATP sentezlenir.
asligul44 kullanıcısının avatarı Asligul44 Teşekkürler (1) Seviye: 1, Oylar: 1
şikayetim var!

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
ATP Üretim Yolları1-Fotosentez: Işık enerjisi kullanılarak ATP üretir.(Fotofosforilasyon)
2-Kemosentez: İnorganik maddeleri yakarak ATP üretir.(Kemofosforilasyon)
3-Solunum: Organik maddeleri parçalayarak ATP üretir.(Oksidatiffosforilasyon)
4-Fermantasyon: Substrat düzeyinde fosforilasyon.
ATP nasıl oluşur?Vücutta bulunan 3 sistem ATP oluşumunu sağlar. Her bir sistem düzenli ve bir sıraya bağlı olarak çalışır. Bunlardan ilki ATP-Kreatin fosfat sistemidir. Burada bir hızlı koşuya veya depara yetecek kadar enerji üretilir. Aynı zamanda oksijen yanması olmaz. Kreatin fosfat çok hızlı parçalanan bir enerji molekülüdür. Ayrıca oluşan ADP’yi de sonrasında ATP’ye dönüştüren de bu moleküldür. Ancak kaslarda kreatin fosfat fazla bulunmaz ve hızlı tüketilir. Bundan dolayı sporcular yardımcı maddeler kullanarak kas güçlerini arttırılar. ATP, Kreatin Fosfatlı sistem (alaksit) ve laktik asitli sistem (laktasit) olarak iki bölüme ayrılır. Bu sentez de öncelikle kaslarda hazır bekleyen ATP ler yakılır. Daha sonra ise ortamda yeterli oksijen bulunmuyorsa bu enerji veren maddeler oksijensiz olarak yakılırlar. Bu yakım sonunda laktik asit (süt asidi) oluşur. Bu asit kaslarda yorgunluk sağlayan bir maddedir.ATP sentezi 3 şekilde olur. Oksijenli (aerobik), Oksijensiz( anaerobik) ve fotosentez ile oluşur. İnsanlar için fotosentez olayı geçerli değildir.Anaerobik sistemde 90 saniye gibi kısa bir süre için enerji üretilebilir. Vücuttaki glukozun enerji için parçalanması sistemin temel özelliğidir ve yine oksijen kullanılmaz. 2 molekül ATP gereken bu süreç, uzun sürmesi sonucunda laktik asit maddesi çoğalır ve kaslarda ağrı oluşabilir. Bu sisteme oksijensiz enerji oluşum sistemi denir.Aerobic sistem ise gücün ana kaynağıdır. Bu sistem sayesinde nefes alır, kalbimizin atımını sağlar yani fiziksel yaşamımız için gerekli olan dayanıklı uzun vadeli enerji oluşumu anlamına gelir. Nefes alma yoluyla alınan oksijen, vücuttaki glükozu yakar ve enerji açığa çıkar. 38 ATP molekülü gerektiren bu sistem, anaerobik sisteme oranla 20 kat daha dayanıklıdır. Ayrıca bu sistem sayesinde vücutta biriktirilen yağlar da enerji için parçalanabilir. Diğer bir ismiyle oksijenli enerji oluşum sistemi adı verilir. İnsan organizması genelde aerobik yaşam (oksijenli ortamda) sürdüren bir canlıdır. Burada solunan hava akciğerde alveol keselerini doldurur. Dolaşım sistemi sayesinde kana geçen oksijen kana kırmızı rengini veren hemoglobin sayesinde taşınır. Bu madde kan içinde kalbe gelir ve kalp onu hücre düzeyine kadar pompalar. Hücre düzeyinde hemoglobin karbondioksitle birleşip, oksijeni bırakır ve tekrar kalbe gelip, kirlenmiş kanın temizlenmesini sağlar. İşte burada hücre düzeyine gelen oksijen, enerji verici maddeleri öncelikle karbonhidrat(şekerler) yakar ve aerobik yolla (oksijenli yol) enerji (ATP)oluşur.Egzersiz yaparken vücudun kullandığı üç enerji kaynağı karbonhidrat, yağ ve proteindir. Her biri farklı besin gruplarında bulunur. Ayrıca her birinin kilokalori yani enerji değeri farklıdır. 1 karbonhidrat 3.75 kkalori, 1 protein 4 kkalori ve 1 yağ 9 kkalori değerine sahiptir. Yağ ne kadar da fazla enerjiye sahip görünse bile egzersizler için en yararlı madde sayılmaz. Kas egzersizleri için tavsiye edilen enerji glukozdur. Besinlerden alınan şeker parçalanarak karaciğerde depolanır ve ani enerji gereksinimleri için kullanılır. Ancak 70 kilo bir insan 450 veya 1700 gram glikojen depolayabilir.Egzersiz yaparken alınacak veya kullanılacak enerji yakıtının miktarı belli başlı etkenlere bağlıdır:Besin alışkanlıklarıEgzersiz düzeyiEgzersiz türüÇalışma temposuÇalışma süresiAnaerobik aktiviteler sadece glukoz kullanır. Öte yandan aerobik aktiviteler için üç besin grubu (yağ, protein, şeker) devreye girer. Fakat aerobik aktivitelerde protein, yağ ve karbonhidattan daha az kullanılır. Düşük tempolu egzersizlerde vücut yüksek miktarlarda yağ yakarken protein ve kalori harcanması minimum düzeydedir. Egzersizin yoğunluğu arttıkça vücut daha az yağ yakmaya ve daha cok glukoz ve kalori harcamaya başlayacaktır. Egzersiz düzeyi yüksek seviyede tuttuğunuzda vücut git gide daha çok yağ yakacak, glukoz harcanmasını azaltacak ve daha önce depolanmış glukozu saklamaya çalışacaktır. Bu şekilde düzenli egzersizler sayesinde vücuttaki biriktirilmiş yağ azalacak ve enerji artacaktır.Adenozintrifosfatı nasıl vücuda alabiliriz?Adenozintrifosfat hücrenin içinde bulunur ve hücrenin enerji kaynağıdır. Bütün hücrelerde bulunur. Vücuda adenozintrifosfar almak için bitkiler güneş enerjisinden yararlanırlar. Kemosentez yapan canlılar inorganik maddeleri parçalayarak üretirler. Solunum da ise organik maddeleri parçalayarak adenozin trifosfat üretilir.
mustafa38taze kullanıcısının avatarı Mustafa38taze Teşekkürler (0)
şikayetim var!

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...

Aradağını bulamadın mı?

Soru sor