Cevaplar

2012-11-21T20:34:09+02:00

THKO (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) adlı devrimci örgütün önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ve arkadaşlarıyla Ankara'da, Mamak Askeri Cezaevi'nde karşılaşmıştım. Kimini önceden de tanırdım: Hüseyin İnan, Sinan Cemgil gibi. Kimini de cezaevinde tanıdım: Deniz Geçzmiş, Yusuf Aslan gibi, Deniz Gezmiş'in isteği üzerine, onlarla konuşacak, gerekli birikimi sağlayacak, sonra da oturup onların romanını yazmaya çalışacaktım. Heyecan verici, müthiş onurlu bir çalışma başlıyordu benim için. Kimi gizli, kimi açık buluşmalarda bir kısmıyla konuştum. Durmadan sorduğum sorulara aldığım yanıtlar, gerekli ayrıntıları yakalamak içindi. Bir roman için ayrıntılar kaçınılmazdı. Bu tasarı çok iyi başladı, ama ne yazık ki yarıda kaldı. Tam işin içindeyken, hiç beklemediğim bir anda cezaevinden salıverildim. Elimdeki notlar, bir roman için yetersizdi. O güzel insanlar-kimi asılarak, kimi kurşunlanarak - öylesine vahşice yok edildiler ki, bende kalan bu değerli notları artık kendime saklayamazdım. Yıllar sonra oturdum, bu kitabı yazdım, Gülünün Solduğu Akşam, serüven dolu bir roman gibi de okunabilir, ama acı yüklü, hüzün yüklü bir kitap olduğu bilinmelidir. Anı, belge karışımı bir anlatı olarak ortaya çıkan bu kitabımı okuduğunuz zaman, dilerim, sizde bırakacağı hüzün kalıcı olsun.

2 4 2
2012-11-21T20:35:13+02:00


Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Sinan Cemgil ve daha niceleri... Mamak Askeri Cezaevi'nde bu çocukların çoğuyla buluşmuş, konuşmuşumdur. Deniz Gezmiş'le anlaştığımız gibi, tuttuğum notlardan yola çıkarak bir roman yazacaktım. Onların romanını. O istemişti bunu. Onlarla konuşurken, sık sık sorduğum sorularla, onları sürekli ayrıntılara yöneltmeye çalışmıştım. Roman, bu ayrıntılardan doğup gelişecekti. Ne yazık ki, bu tasarı yarım kaldı. Notlarımı geliştiremeden yanlarından ayrılmak zorunda kaldım. Elimdeki notların yetersizliği yüzünden böyle bir girişimi sürdüremeyeceğimi anladım, vazgeçtim. Yıllar sonra bu notları, gün ışığına çıkarmak istedim.


Çünkü onlar öylesine hızla -kimi asılarak, kimi kurşunlanarak- yok edilmişlerdi ki, yetersiz de olsa, notlarımı kendime saklayamazdım. Oturdum bu kitabı yazdım. Gülünün Solduğu Akşam, serüven dolu, sürükleyici bir roman gibi de okunabilir. Ama acı ve hüzün yüklü bir kitap olduğu bilinmelidir. Anı, belge, anlatı karışımı bu kitabımı okuyunca dilerim sizde bıraktığı hüzün kalıcı olsun.

1 5 1