Cevaplar

2012-11-22T19:12:10+02:00

Hititler, Alm. Hettiter (m.pl.), Fr. Hittites (pl.), İng. Hittites. M.Ö. 2000 yılından M.Ö. 8. yüzyıla kadar Anadolu’da hüküm süren devlet.Anadolu’nun tarihsel çağları, 


Çorum'un


Sungurlu ilçesine 5 km. uzaklıkta bulunan ve yapılan kazılardaHitit İmparatorluğu’nun başkenti 


Hattuşaolduğu anlaşılan


Boğazköy'de,


Yozgat’ın güneydoğusuna düşen Alişarhöyük'te ve kayserinin kuzeyindeki Kültepede bulunan, 


çivi yazısı ile yazılmış tablet denilen kil levhacıklar ile başlar. Sayıca, Alişar ve Boğazköy de az Kültepede ise on binleri aşan bu tabletlerin yazılmış olduğu dil, Mezopotamya da çok geniş bir zaman kesiti içinde konulmuş olan günümüzdeki 






Arapça


İbrani’ce ile aynı dil ailesine giren Akadça’nın eski 


Asur lehçesidir. Bu tabletler İ. Ö. 4000 yılında 




Mezopotamya'da 


Sümerlertarafından resim yazısı olarak icat edilen ve zamanla gelişerek basitleşip, resimselliğini kaybederek, dış görünüşü bakımından çiviye benzediği için zamanımızda çivi yazısı adı verilen hece işaretlerinden kurulu bir yazı sistemidir. Bu yazı genellikle her bilinmeyen yazı sisteminin çözülmesinde olduğu gibi, aynı yazıtın birden fazla dilde tekrarlandığı çift dilli yada çok dilli denilen yazıtlar yardımıyla, bir Alman lise öğretmeni olan GROTEFOND’in öncü çalışmaları sonucunda, 




19. yüzyılın başlarında okuna bilmiştir. Anadolu'da bu yazı ve Akadça yazılan tabletler bulunduğu sırada çivi yazısının ilk okunuşu üzerinden 80 yıldan fazla bir zaman geçmiştir. Tabletler, ilk önce antikacılar tarafından eski eser piyasasına sürülmüş ve buluntu yeri kesin olarak belirtilmek istenmediği için, bunların nereden çıkarıldığı sorusu, Kültepe’nin de içinde bulunduğu coğrafi yerin Roma dönemindeki adı olan Kapadokyabölgesi gösterilerek geçiştirilmiştir. Bu yüzden çeşitli dünya müzelerince satın alınan Anadolu’nun bu ilk yazılı ürünleri, 


Kapadokya Tabletleri adıyla tanınmaya başlamıştır. Eski eser tüccarlarının bir sır olarak sakladıkları esas çıkış yerini bulmak için bir çok girişimlerde bulunmuşsa da , bunlar başarısız kalmıştır. 1893-


1894 yıllarında E. Chantre bu Tabletlerin Kültepe de bulabileceğini düşünmüş, ancak bu düşünce bir türlü doğrulanamamış ve 


1925’e değin her yıl daha çok sayıda tablet eski eser pazarlarına sunulmuştur. Sonunda Çek bilgini B. Hrozny, Kültepe de kazılar yapmaya başladığında, tabletlerin höyükten değil de , çok yakındaki bir tarladan çıkarıldığını köylülerden öğrenebilmiş ve gerçekten de orada başlattığı kazıda 1000 kadar tablet ele geçirmiştir. Daha sonra Hrozny bu kazıları sürdürememiş ve 2. Dünya Savaşı nedeniyle kazılara ara vermek zorunda kalmıştır.

Gerek Kültepe Höyüğünde , gerek Asurlu tüccarların oturmuş olduğu anlaşılan ve tabletlerin bulunduğu yerleşmede, 


1948 yılından beri Türk Tarih Kurumu adına Prof. Dr. Tahsin Özgüç tarafından sistemli kazılar yapılmıştır. Bu kazılar sonucunda bir Asurlu tüccarlar kolonisi olarak niteleyebileceğimiz yerleşmenin 4 tabakası olduğu saptanmıştır. Bunlardan 3. ve 4. tabakalar en eski yerleşmeler olup, yazılı belgeden yoksundur. 1. ve 2. tabakalarında bulunan tabletlerin sayısı ise on bine varmaktadır. 

 

Hattuşaş'taki Aslanlı Kapı.

Bilim dünyasının Hititler ile karşılaşması 


1887 yılına rastlar. Orta Mısır'daki Tell-Amerna’da yapılan kaçak kazılarda, büyük bir tablet arşivine ait ilk belgeler bu tarihte eski eser pazarlarına sürülmüştür. Belgeler İ.Ö. 14. yüzyıl da 


Mısır Firavunları 3. Amenofis, 4. Amenofis ve 


Tutankamun’un , Ön Asyadaki başka devletlerin kralları ile olan diplomatik yazışmalarını içermektedir. çivi yazısı ve Babil lehçesi ile yazılmış olan bu tabletlerin birinde Hitit kralı Suppiluliuma, Firavuna kardeşim diye hitap ediyor, kendisini onunla eşdeğer bir hükümdar olarak kabul ediyordu. 


Mısır'ın yeni İmparatorluk dönemine ait başka mektuplarda da , Mısır-Hitit çatışmalarından söz edilmekteydi. bunlar Martin Luther’in İncil çevirisinde, İbranca Hittim’in karşılığı olarak kullanılan Hititler yada Hetoğulları’ nın , İ.Ö. bin yılda büyük bir siyasal güç olarak Ön Asya’ya kendilerini kabul ettirdiklerini kanıtlamaktaydı.

Burada şunu da belirtmek gerekir ki;İncil’de İ. Ö. 1. bin yılda Filistin de yaşamış oldukları söylenen Hititler ile İ. Ö. 2. bin yılda Anadolu da bir devlet kurmuş olan Hititler aynı topluluklar değildi. Dil ve köken bakımından asıl Hititlerin akrabası, onların bir bakıma devamıdır. 

 

Haritada Hitit Devleti (Mavi bölge)

 


DEVAMI : http://www.turkcebilgi.com/ansiklopedi/hititler

0