Cevaplar

2012-11-22T20:42:12+02:00
Kuran-ı Kerim'in mushafının, yani yazılı sayfalarının koruncağına dair bir ayet sanırım yok.

Hicr Süresi 9.ayette de 
"Zikri kesinlikle biz indirdik; Elbette onu yine biz koruyacağız.” der.

Zikr, anılan, anmaktır. Allah'ın anılmasıdır.Burada Kuran/Kitap/Suhuf/sayfa kelimeleri değil, 
zikir kelimesinin kullanılmasının hikmeti nedir?

Şöyle bir şey düşündüm, (tabiki en doğrusunu Allah bilir)

Şimdi soran olacaktır:"Neden Allah Kuran'da, yazılan sayfaları(mushafı-suhufu) koruyacağını belirtmedi, 
neden yazılan sayfaları değiştiremezsiniz demedi de zikri koruyacağız(Hicr-9) dedi?"

1-Peygamberin son nefesiyle fizik alemiyle-öte alem arasındaki direk iletişim kapanmıştır.
O son tebliğciydi.O'ndan sonra yeryüzünde artık mucizevi/olağandışı olaylar denilen türden şeyler dönemi kapandı.
Eğer Kuran'da "Yazılan sayfaları koruyacağız" denseydi,
tüm İslam düşmanları o Yazılı Sayfaları ortadan kaldırıp 
"İşte gördünüz mü, sizin Allah'ınızın vaadettiği şey olmadı, yok ettik Kuran'ı" diyebilirdi.
Ha derseniz ki o Yazılı Sayfaların yokedilmesini engellemeye Allah'ın gücü yetmiyor mu? Elbette yeter, ama dediğim gibi:
son peygamberden sonra artık yeryüzünde mucizevi-olağanüstü olaylar gerçekleşmemesi gerekiyordu.
Gerçekleşmesi için yine bir peygamber(Allahın elçisi) olmalıdır. Aksi halde kötü niyetli insan yeryüzünde sürekli olacaktır ve sürekli olarak müdahale gerekecektir ki bu yaradılış amacına uygun düşmez.
Yaratan, 2 alem arasındaki elçileriyle kurduğu direk bağlantıyı 632 de kesmiştir.
Hz.Adem'den bu yana açık olan "gerçeği hatırlatma" döneminin kapılar kapanmıştır.

2-Eğer peygamber hayattayken "Bu yazılan sayfaları yok edemezsiniz, Allah'ın korumasındadır" demiş olsaydı:

a-Müşriklerin/İslam düşmanlarının tek amacı o sayfaları ortadan kaldırmaktan başka birşey olmazdı.
b-Peygamberin de bütün amacı o yazılan sayfaları korumaktan başka bir şey olamazdı, tebliğ görevini yerine getirmesi zorlaşırdı.

Oysa ilahi mesaj kağıt parçalarına (madde) sığmayacak kadar büyüktür.
Kehf-109 : "De ki: "Rabbimin kelimeleri için deniz mürekkep olsa, Rabbimin kelimeleri tükenmeden önce deniz mutlaka biter. Bir o kadarını daha getirsek de yetmez."

Oysa peygamberin amacı Allah'ın büyüklüğünü, herşeyin yaradanı olduğunu öğretmektir.
Çok iyi bilmiyorum, bilen varsa söylesin lütfen:
Peygamber hayattayken 
"Ben bana inen ayetleri kağıtlara yaz-dırı-ıyorum, onlara hiç birşey yapamazsınız, Allah'ın korumasındadır" 
gibi birşey söylemiş midir? Sanıyorum söylemedi, o sadece "bana bildirilene inanın" dedi.
Ama peygamber ayetleri yaz-dır-dığını açık açık herkese söylemedi ama yaz-dır-dı.

Belki de açık açık ilan etmediği (tabiri caizse reklam etmediği) için Kuran korunabildi.Eğer tersi olsaydı yukarda belirttiğim şeyler olabilirdi.
Düşünün, siz korumak istediğiniz değerli bir eşyanızdan sürekli bahsedip, her yerde reklam eder misiniz ?

En doğrusunu Allah bilir.
0
2012-11-22T20:46:20+02:00

Kuran-ı Kerim'in mushafının, yani yazılı sayfalarının koruncağına dair bir ayet sanırım yok.

Hicr Süresi 9.ayette de
"Zikri kesinlikle biz indirdik; Elbette onu yine biz koruyacağız.” der.

Zikr, anılan, anmaktır. Allah'ın anılmasıdır.Burada Kuran/Kitap/Suhuf/sayfa kelimeleri değil,
zikir kelimesinin kullanılmasının hikmeti nedir?

Şöyle bir şey düşündüm, (tabiki en doğrusunu Allah bilir)

Şimdi soran olacaktır:"Neden Allah Kuran'da, yazılan sayfaları(mushafı-suhufu) koruyacağını belirtmedi,
neden yazılan sayfaları değiştiremezsiniz demedi de zikri koruyacağız(Hicr-9) dedi?"

1-Peygamberin son nefesiyle fizik alemiyle-öte alem arasındaki direk iletişim kapanmıştır.
O son tebliğciydi.O'ndan sonra yeryüzünde artık mucizevi/olağandışı olaylar denilen türden şeyler dönemi kapandı.
Eğer Kuran'da "Yazılan sayfaları koruyacağız" denseydi,
tüm İslam düşmanları o Yazılı Sayfaları ortadan kaldırıp
"İşte gördünüz mü, sizin Allah'ınızın vaadettiği şey olmadı, yok ettik Kuran'ı" diyebilirdi.
Ha derseniz ki o Yazılı Sayfaların yokedilmesini engellemeye Allah'ın gücü yetmiyor mu? Elbette yeter, ama dediğim gibi:
son peygamberden sonra artık yeryüzünde mucizevi-olağanüstü olaylar gerçekleşmemesi gerekiyordu.
Gerçekleşmesi için yine bir peygamber(Allahın elçisi) olmalıdır. Aksi halde kötü niyetli insan yeryüzünde sürekli olacaktır ve sürekli olarak müdahale gerekecektir ki bu yaradılış amacına uygun düşmez.
Yaratan, 2 alem arasındaki elçileriyle kurduğu direk bağlantıyı 632 de kesmiştir.
Hz.Adem'den bu yana açık olan "gerçeği hatırlatma" döneminin kapılar kapanmıştır.

2-Eğer peygamber hayattayken "Bu yazılan sayfaları yok edemezsiniz, Allah'ın korumasındadır" demiş olsaydı:

a-Müşriklerin/İslam düşmanlarının tek amacı o sayfaları ortadan kaldırmaktan başka birşey olmazdı.
b-Peygamberin de bütün amacı o yazılan sayfaları korumaktan başka bir şey olamazdı, tebliğ görevini yerine getirmesi zorlaşırdı.

Oysa ilahi mesaj kağıt parçalarına (madde) sığmayacak kadar büyüktür.
Kehf-109 : "De ki: "Rabbimin kelimeleri için deniz mürekkep olsa, Rabbimin kelimeleri tükenmeden önce deniz mutlaka biter. Bir o kadarını daha getirsek de yetmez."

Oysa peygamberin amacı Allah'ın büyüklüğünü, herşeyin yaradanı olduğunu öğretmektir.
Çok iyi bilmiyorum, bilen varsa söylesin lütfen:
Peygamber hayattayken
"Ben bana inen ayetleri kağıtlara yaz-dırı-ıyorum, onlara hiç birşey yapamazsınız, Allah'ın korumasındadır"
gibi birşey söylemiş midir? Sanıyorum söylemedi, o sadece "bana bildirilene inanın" dedi.
Ama peygamber ayetleri yaz-dır-dığını açık açık herkese söylemedi ama yaz-dır-dı.

Belki de açık açık ilan etmediği (tabiri caizse reklam etmediği) için Kuran korunabildi.Eğer tersi olsaydı yukarda belirttiğim şeyler olabilirdi.
Düşünün, siz korumak istediğiniz değerli bir eşyanızdan sürekli bahsedip, her yerde reklam eder misiniz ?

En doğrusunu Allah bilir.

0