Cevaplar

2012-11-23T15:41:23+02:00

belirtili nesneye kimi sorusunu sorarız belitsize de ne

0
2012-11-23T15:42:26+02:00

Burada son fırtına son dalı kırıyordu.
Bütün bu yalılar, eski Boğaziçi hatıralarını say

Türü

]İsimler, zamirler, adlaşmış sıfatlar, tamlamalar, fiilimsiler, soru kelimeleri, kısaca özne olabilen bütün kelimeler, kelime grupları ve iç cümleler nesne olabilir.  

Babam gazetesini okuyor; annem de yemek kitabından öğrendiği tarifleri kendi hükümdarlığında uyguluyordu. 
İyilik eden iyilik bulur.
Ayıkla pirincin taşını.
Bugün bana ne getirdin?
Siz bunlardan hangisini istersiniz?
Çocuk sevinçle, "Bitirdim!" dedi. 
Atalarımız, "Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur." demişler.
Sabahları odadan odaya gezinerek düşünmeyi severim. 

Çeşitleri
Belirtili ve belirtisiz olmak üzere ikiye ayrılır. 

Belirtme hâl eki alanlara belirtili; yalın hâlde olanlara da belirtisiz nesne denir. 

Her gün gazete okuyorum. 
Gazeteyi her gün okuyorum. 

]Belirtisiz nesnenin kullanılması ile belirtili nesneninki arasında belirgin anlam farkı vardır. Nesnenin yeri de önemlidir. Belirtili nesnenin cümle içinde belirli bir yeri yoktur. Kullanıldığı yere göre cümleye değişik anlamlar katar. 

Bunu bana bir çocuk anlatı.              Vurgulanan: herhangi bir çocuk
Bir çocuk bana bunu anlattı.             Vurgulanan: bu
Her hafta bir kitabı okurum.             Belirli kitaplardan birini
Bir kitabı her hafta okurum.             Belirli bir tek kitabı 

]Belirtisiz nesne daima yüklemden hemen önce gelir. Yüklemle belirtisiz nesne arasına "de, dahi, bile" edatlarından başka bir kelime giremez.
Her hafta bir kitap okurum.  
Bu günlerde herkes böyle şeyler anlatıyordu.
Gezi sırasında sincap bile gördük. 

*Bazı nesneler belirtme hâl eki almadıkları hâlde anlamca belirtili nesnedir.
"Küçük bir çırak tutmalıyız." derdi.
Gaz lâmbası ışığında Ömer Seyfettin okurduk. 

Sayısı
Bir cümlede birden fazla nesne bulunabilir. Ancak bu nesneler belirtili veya belirtisiz olma bakımından aynı özelliği taşımalıdır.  

"Gurbette duyduğum sonu gelmez hüzünleri,
Yaprakların döküldüğü hicranlı günleri,
Andım birer birer, acıdım kendi hâlime." (YKB)
Dağılmış eşyaları, titreyen çocukları, oraya buraya şaşkın koşuşan kadınları buğulu buğulu gördü.
Uçurtmalar biraz gök, açık hava, rüzgâr ister. 

*Bazı cümlelerde ikinci nesne, birincinin açıklayıcısıdır.
Surların önünde, kemerlerinden hâlâ o ilk girişten bir akis saklayan kapılara bakarak, Türk tarihinin en güzel ve en büyük iklimlerinden biri olan o "Mayıs günü"nü, bize bu şehri ve onun emsalsiz güzelliklerini hediye eden günü beraberce yaşardık. (AHT)

2 3 2