Soru

Cevaplar

Silinmiş hesap kullanıcısının avatarı
Silinmiş hesap cevapladı
Arnavutluk bekarlar camii ilgili bilgi


9-10 ve 11 Aralık 2004 Tarihlerinde Türk-Arnavutluk dostluk gurubu'nun davetlisi olarak gittiğimiz Arnavutluğun Başkenti, Tiran, Kuruja ( Akçahisar) İşkodra, Elbasan, Avlonya (Vİlora),Durus ( Dıraç) ve Beraat' da araştırma ve inceleme yaparak hazırladığımız belgeselin senaryo ve araştırma yazısını siz değerli okurlarımız için yayınlıyoruz. 


Akıncıların atla gittiği yolları uçakla gidiyoruz 
Türk-Arnavutluk dostluk gurubu'nun davetine gazeteci ve Televizyon programcısı olarak katılmadan önce Arnavutluk'a gidecek grup içinde Marmara Üniversitesi öğretim üyelerinden ve Yönetim kurulu üyesi tarihçi yazar Doç.Dr. Haluk Dursun da var. kendisini kitap ve yazılarından tanıdığım Haluk Dursun hoca ile daha önce Bulgaristan ve Tunus gezisinde birlikte olmuştum. Osmanlı Kültür coğrafyası ile ilgili çok geniş bilgiye sahip olan Haluk Dursun geziye katılan ekibe rehberlik yaparak bilgiler verecek. 
Arnavutluk'a giderken uçakta yeniden Haluk Dursun'un " Nil'den Tuna'ya Osmanlı Yazıları " adlı kitabındaki Arnavutluk bölümünü bir kez daha okuyorum.1.5 saatlik uçak yolculuğunda Arnavutlukla ilgili kaynak eserleri yeniden gözden geçiriyorum. Osmanlı akıncılarının günlerce at sırtında gittiği Rumeli topraklarını havadan gitmek bize çok farklı bir duygu yaşatıyor. Zaman zaman elimdeki notlardan başımı kaldırarak uçağın penceresinden Rumeli topraklarını seyrederken bu topraklarda 500 yıl medeniyet kuran Osmanlının tarihi geçmişini düşünmeden edemiyorum. 
Arnavutlukla ilgili çok önemli tespitler yapan Haluk hoca'nın yazılarının bir bölümü bugün köşemde yayınlamak istiyorum. İşte Haluk Dursun hoca'nın notları

İmparatorluk Kültürümüzde Arnavutluk 
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı öncesinde Karadağlılar ile sınır düzenlenmesi hakkında yapılan görüşmeler sırasında Osmanlı temsilcisi karşı tarafın isteği Nikşik nahiyesi için çok şiddetli tepki gösterir ve "Yok daha neler! İsterseniz Edirne’yi de verelim." der. 
Evet, bundan takriben 100 yıl önce Osmanlı Devleti için Arnavutluk sınırındaki bir köyün Edirne’nin bir köyünden farkı yoktu. 1912 Balkan Savaşı’nda Arnavutluk’un kuzeyindeki İşkodra’yla güneyindeki Yanya şehirlerinde tıpkı Edirne gibi direnme öylesine güçlüydü ki İşkodra (23 Nisan1913) Edirne’den (26 Mart1913) sonra düşmanın eline geçmişti. İşte bundan dolayı İşkodra’yı savunan Hasan Rıza Paşa’nın kahramanlıkları hep konuşuldu, Taşkentli Mehmet Kaçı’nın Osmanlı adına Yanya’yı Murat’ın, Fatih’in ve nice isimsiz akıncı beyinin çetin savaşlarla fethettiği Arnavutluk yüzlerce yıl Osmanlı Devleti’nin idaresinde kaldı. Bu, sadece bir coğrafi fetih, bir stratejik bölgenin ele geçirilmesi yani bir siyasi –idari sonuç ortaya çıkarmadı; aynı zamanda Balkanlar’daki en büyük sosyolojik değişmelerden, birine yol açtı.



  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (1)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
1907busra1907 kullanıcısının avatarı
1907busra1907 cevapladı
Akıncıların atla gittiği yolları uçakla gidiyoruz 
Türk-Arnavutluk dostluk gurubu'nun davetine gazeteci ve Televizyon programcısı olarak katılmadan önce Arnavutluk'a gidecek grup içinde Marmara Üniversitesi öğretim üyelerinden ve Yönetim kurulu üyesi tarihçi yazar Doç.Dr. Haluk Dursun da var. kendisini kitap ve yazılarından tanıdığım Haluk Dursun hoca ile daha önce Bulgaristan ve Tunus gezisinde birlikte olmuştum. Osmanlı Kültür coğrafyası ile ilgili çok geniş bilgiye sahip olan Haluk Dursun geziye katılan ekibe rehberlik yaparak bilgiler verecek. 
Arnavutluk'a giderken uçakta yeniden Haluk Dursun'un " Nil'den Tuna'ya Osmanlı Yazıları " adlı kitabındaki Arnavutluk bölümünü bir kez daha okuyorum.1.5 saatlik uçak yolculuğunda Arnavutlukla ilgili kaynak eserleri yeniden gözden geçiriyorum. Osmanlı akıncılarının günlerce at sırtında gittiği Rumeli topraklarını havadan gitmek bize çok farklı bir duygu yaşatıyor. Zaman zaman elimdeki notlardan başımı kaldırarak uçağın penceresinden Rumeli topraklarını seyrederken bu topraklarda 500 yıl medeniyet kuran Osmanlının tarihi geçmişini düşünmeden edemiyorum. 
Arnavutlukla ilgili çok önemli tespitler yapan Haluk hoca'nın yazılarının bir bölümü bugün köşemde yayınlamak istiyorum. İşte Haluk Dursun hoca'nın notları

İmparatorluk Kültürümüzde Arnavutluk 
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı öncesinde Karadağlılar ile sınır düzenlenmesi hakkında yapılan görüşmeler sırasında Osmanlı temsilcisi karşı tarafın isteği Nikşik nahiyesi için çok şiddetli tepki gösterir ve "Yok daha neler! İsterseniz Edirne’yi de verelim." der. 
Evet, bundan takriben 100 yıl önce Osmanlı Devleti için Arnavutluk sınırındaki bir köyün Edirne’nin bir köyünden farkı yoktu. 1912 Balkan Savaşı’nda Arnavutluk’un kuzeyindeki İşkodra’yla güneyindeki Yanya şehirlerinde tıpkı Edirne gibi direnme öylesine güçlüydü ki İşkodra (23 Nisan1913) Edirne’den (26 Mart1913) sonra düşmanın eline geçmişti. İşte bundan dolayı İşkodra’yı savunan Hasan Rıza Paşa’nın kahramanlıkları hep konuşuldu, Taşkentli Mehmet Kaçı’nın Osmanlı adına Yanya’yı Murat’ın, Fatih’in ve nice isimsiz akıncı beyinin çetin savaşlarla fethettiği Arnavutluk yüzlerce yıl Osmanlı Devleti’nin idaresinde kaldı. Bu, sadece bir coğrafi fetih, bir stratejik bölgenin ele geçirilmesi yani bir siyasi –idari sonuç ortaya çıkarmadı; aynı zamanda Balkanlar’daki en büyük sosyolojik değişmelerden, birine yol açtı.
  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (0)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...