Cevaplar

2012-11-23T21:31:43+02:00

Su canlıların yaşaması için hayati öneme sahiptir. En küçük canlı organizmadan en büyük canlı varlığa kadar, bütün biyolojik yaşamı ve bütün insan faaliyetlerini ayakta tutan sudur. Dünyamızın %70′ini kaplayan su, bedenimizin de önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Ancak yeryüzündeki su kaynaklarının yaklaşık %0.3′ü kullanılabilir ve içilebilir özelliktedir.

Dünya nüfusunun %40′ını barındıran 80 ülke şimdiden su sıkıntısı çekmektedir. 1940-1980 yılları arasında su kullanımı iki katına çıkmıştır. Nüfusun hızla artması, buna karşılık su kaynaklarının sabit kalması sebebiyle su ihtiyacı her geçen gün artmaktadır.

Dünyadaki mevcut suyun hacmi 141 milyar m3 tür. Bu miktar dünya yüzeyini 3 km. kalınlığında bir tabaka halinde sarabilecek büyüklüktedir.

Bu suyun % 98′i okyanuslarda ve iç denizlerde bulunmakta, fakat tuzlu olduğu için, içme suyu olarak kullanıma, sulamaya ve endüstriyel kullanıma uygun değildir. Dünyadaki suların ancak %2.5′i tatlı sudur. Bunun da %87′si buzullarda, toprakta, atmosferde, yeraltı sularında bulunur ve kullanılamaz durumdadır.

İnsanoğlu, su ihtiyacını yüzeysel sular ve yeraltı su kaynaklarından temin etmektedir. Tatlı suların en önemli kaynağı yağışlardır. Küresel yıllık yağış 500 bin m3 olup, her yıl yeryüzüne inen yağış aynı miktardadır.

Ülkemizde ise tatlı su kaynakları oldukça sınırlıdır ve ihtiyaca ancak cevap vermektedir. Türkiye’nin kullanılabilir su potansiyeli 110 milyar m3 olup, bunun %16′sı içme ve kullanmada, %72′si tarımsal sulamada, %12′si de sanayide tüketilmektedir.

Kişi başına düşen su kullanımı, toplumun gelişmişlik seviyesiyle doğru orantılıdır. Gelişmiş ülkelerde bu oran oldukça yüksek olmasına rağmen, gelişmekte olan ülkelerde ise düşüktür. (ABD’de 1692 m3, Avrupa’da 726 m3, Afrika’da 244m”tür.)

Dünyanın yıllık yağış ortalaması 1000 mm olup, Türkiye’nin yıllık yağış ortalaması ise 643 mm. dir.

Türkiye su kıtlığı çeken ülkeler arasında yer almamakla birlikte, hızlı nüfus artışı, kirlenme ve yıllık yağış ortalamasının dünya ortalamasından düşük olması; mevcut kaynakların daha dikkatli kullanılmasını ve kirlenmeye karşı gerekli tedbirlerin bir an önce alınmasını gerektirmektedir.

0
2012-11-23T21:47:37+02:00

Bir oksijen ve iki hidrojen atomundan oluşan, oda sıcaklığında sıvı hâlde bulunan, renksiz, kokusuz ve tatsız madde. Su, canlılar için en önemli moleküllerden biridir.

Bazı hayvan ve bitkilerin vücudunda %90gibi yüksek bir oranda bulunabilir. Bitkilerde fotosentez için gerekli bir maddedir. Su, besin maddelerinin çözünmesi için gerekli olduğu kadar, besin maddelerinin yakılmasını sağlayan tepkimeler için de gereklidir.

Kanın büyük bir kısmı sudur. Kan, besinlerin ve atık maddelerin vücutta taşınmasını sağlar. Bitkiler kendileri için gerekli mineralleri su ile alırlar.

Su eşsiz fiziksel ve kimyasal özellikleriyle yeryüzündeki canlılığın en büyük destekçisidir. Atmosferdeki ve yerküredeki su, güneşten aldıkları ısı enerjisini güneş batınca açığa bırakarak gece ile gündüz arasında aşırı sıcaklık farklılıkları oluşmasını engeller. Örnek olarak, barajlar yapıldıkları yerlerdeki iklimi yumuşatırlar. Su bakımından kıtlık çeken çöllerde gündüz çok sıcak gece de soğuk olur.

Bu bölgelerde ancak bu ortama uyum yapmış canlılar yaşayabilir. Suyun bir özelliği de donduğu zaman buzlaşmasıdır. Su katı hâle geçtiğinde, yani buzlaştığında hacmi artar ve dolayısıyla öz kütlesi azalır.

Bu nedenle, buz su üzerinde yüzer. Eğer böyle olmasaydı, kışın denizlerdeki, göllerdeki ve derelerdeki sular buz tuttuğunda oluşan buz dibe batardı. Sonunda su içinde yaşayan canlıların tamamı ölürdü.

İnsanlar suyu (deniz, göl ve akarsu gibi oluşumları) enerji elde etmede (baraj), taşımacılıkta, spor ve eğlence amacıyla kullanırlar. Hemen hemen tüm uygarlıklar su kıyılarında yerleşim kurmuşlardır.

0