Cevaplar

2012-11-23T22:25:58+02:00

konuşmalar karakterler olmalı izleyicinin anlaması için de arada tanıtma açıklama cümleleri olmalı gerçekçi olmalı. bir alanda olmalı mesela komik güncel dramatik aşk vb alanlarında bir oyun olmalı aziz nesin rıfat ılgaz ın buna benzer türde eserleri vardır piyesle de bu gruba dahildir. iyi bir tiyatro anlaşılır dikkat çekici  olmalı sessiz bir ortamda yapılmalı prova yapılarak hazırlanılmalı karakteri oynamadan önce benimsemeli-sin  karakterlerin özelliklerini söyleme ama izleyici anlsın duru bir dilde yaz ki insanlar anlasın izleyici seviyesine uygun olsun kalkıp da ana sınıfı örencisi gibi eğitici basit şeyleri üniversiteye izletmek tekce  saçmalık olarak açıklanabilir

0
2012-11-23T22:27:00+02:00

Bir tiyatro oyunu yazmaya karar verdiğinizde ilk olarak kendinize şu soruyu sorun: “Neden yazıyorum?” İnsanlığa faydalı olacak, gerçekten mesajı olan bir oyun olacaksa hiç durmayın, yazın; çünkü bu tür oyunlara çok ihtiyacımız var. Eğer gelip geçici, boş bir heves için yazıyorsanız lütfen vazgeçin bu uğraşınızdan. Zira, ne bu oyunu okuyan ne de izleyen insanların vaktini çalmayın!

 

 

 

Alexander Dumas, oyun yazma konusunda “Çok kolay, diyor, “birinci perde açık, son perde kısa, bütün perdeler ilginç olmalı.” Gerçekten de bu iş bu kadar basit olsaydı, herkes oyun yazarı olurdu. Ne ki, burada yalnızca teknikle ilgili söylenmiştir bu sözler. Oysa yazılması zor olan oyun, tekniği açısından zor olan oyun değil, söyleyeceği şeyi olan ve bunu en iyi biçimde seyirciye iletebilen oyundur (Nutku, 2001).

 

 

 

Bir oyun, yazarın kafasında birdenbire belirmez. Dramatik bir eseri yazmak için belli bir aşamayı adım, adım gitmek gerekir. Birden bire bütün bir oyunu yazmaya çalışmak, büyük bir pastayı tümüyle yutmaya çalışmak gibidir. Halbuki pastayı dilim, dilim hatta lokma, lokma yemek gerekir. İşin aslı, bu iş büyük sabır ister. Bu aşamadaki süreç; yazarın bilgi birikimi, kişilik yapısı, çalışma tarzı ve araştırma biçimine bağlı olarak değişir.

 

 

 

Oyun yazmanın temelinde yaratıcılık yatar; ama oyun yazma tekniği de yazara çözümlemede yol gösterir ve işini kolaylaştırır. Bu iki öğenin birbirini tamamlaması gerekir. Diğer bir taraftan, oyun yazarı yaratıcı olduğu ve yazma tekniğini bildiği kadar tiyatro tekniklerini, sahne yapısını, oyunculuğu, rejiyi, kısacası tiyatronun her öğesini de çok iyi bilmelidir. Yine de ne olursa olsun kalıpsız olun ve yepyeni olanı arayın! Kendi tekniğinizi oluşturun, diğer tüm teknikler size çok yardımcı olacaktır elbet; ama önemli olan sizin yaratıcılığını kısıtlamayacak, size ait olan tekniği bulabilmektir. Bu da ancak çalışarak ve deneyerek öğrenilebilir.

 

 

 

Oyun yazmanın tekniğini bilen ama yazma heycanı duymayan , ya da tersi, bu duyguya sahip, ama teknikten habersiz yazarların temel kavramlara yazma yoluyla ulaştıklarına bakılırsa, yazmanın pek de kuralı olmayacağını belirten F. H. Çorbacıoğlu, yine de malzamenin bolluğuna karşın diğer edebiyat dallarındaki kadar tiyatro yazarının özgür olmadığını açıklar.Tiyatro yazarının hem teknik olanakları hem de sahneleme olanaklarını bilmesinin zorunlu oluşuna değinir. (Nutku, 1999)

 

 

 

Yaratıcılığın esasında düşünmek, çalışmak ve geliştirmek yatar. Aklınıza ilk geleni yazmayın! Bu ilk akla gelenler önemlidir, bir insanın iskeleti gibidir elbet; ama insan olabilmek için eti, kaşı gözü vs. olması gerekir. Demek istediğim şu: akla ilk geleni işlemeden, onu bir biçime sokmadan asla kağıda aktarmayın. Bırakın önce kafanızda bir süre olgunlaşsın.

 

 

 

Ham meyve karın ağrıtır!

 
0