Cevaplar

2012-11-24T11:23:34+02:00

1. Zararlı Cemiyetlerin Ortaya Çıkışı Sırasında Ülkenin Genel Durumu    

 Osmanlı Devleti ile, İtilâf Devletleri arasında 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi, çok ağır şartlarla dolu idi. Bu mütareke ile Osmanlı Devleti, imparatorluk üzerinde İtilâf Devletlerinin her türlü tasarruflarına açık, çaresiz bir hale düşerken, Türk milleti de, karanlık bir döneme adım atıyordu. Tarih boyunca, insanlığa, adaleti, hoşgörüyü ve hürriyeti tanıtmış olan Türkler, şimdi hiç de lâyık olmadıkları, haksız, adaletsiz ve insanlık dışı bir muameleye maruz halde, yaşama hakkından ve bağımsızlığından yoksun bırakılmak isteniyordu. 

  Mondros Mütarekesinin 31 Ekimde yürürlüğe girmesiyle, yıllarca bekledikleri fırsatı elde eden İtilaf Devletleri, bu noktada, özellikle mütarekenin muğlak yedinci maddesine dayanarak, daha önce kendi aralarında yaptıkları gizli antlaşmalar çerçevesinde Osmanlı topraklarını işgal etmeye başlamışlardır. Gerçekleştirdikleri bütün işgaller için, hep Mondros Mütarekesini uyguluyoruz gerekçesini ortaya atan İtilaf Devletleri, işgaller sırasında Türk milletine karşı her türlü insanlık dışı, haksız ve adaletsiz uygulamalarıyla, güya mütarekeyi tatbik ederek, bu bölgelere barış getirmeye çalıştıklarını iddia edecek kadar da, samimiyetten uzak davranışlar içerisine girişmişlerdir.

0
2012-11-24T11:24:23+02:00

Zararlı Cemiyetler
Mondros ateşkes antlaşması sonrasında faaliyetlerini gördüğümüz zararlı cemiyetleri başlıca ikiye ayırabiliriz:
Birinci grup azınlıkların kurduğu “azınlık cemiyetleri”dir.Bunlar faaliyet yürüttükleri bölgeyi Osmanlı Devletinden kopararak buralarda bağımsız devletler kurmayı ya da başka bir devletin yönetimi altına girmeyi hedeflemişlerdir.Uluslar arası kamuoyunun desteğini de kazanmak için bu isteklerini Wilson İlkelerine dayandırmışlardır.Azınlık cemiyetleri işgalci itilaf devletleri tarafından desteklenmiş zaman zaman da kullanılmışlardır.
İkinci grup zararlı cemiyetler ise Osmanlı yönetimindeki Müslümanlar tarafından kurulan “Milli varlığa Düşman Cemiyetlerdir.Bu kişiler işgalleri engellemenin mümkün olmadığını bu nedenle direniş yapılmaması gerektiğini savunmuşlardır.Direniş hareketleri yerine İtilaf devletleri ile iyi geçinerek tavizler koparmaya çalışılması gerektiğini savunmuşlardır.Bu ikinci gruba giren cemiyetler ulusal kurtuluş düşüncesine karşı çıkmışlardır.
1)Azınlıkların Kurdukları Cemiyetler:
Mavri Mira Cemiyeti:İstanbul’daki Rum Patrikhanesi tarafından yönetilen bu cemiyet Yunan Hükümetinin istekleri doğrultusunda faaliyet yürütmekteydi.Bu cemiyetin amacı Trakya İstanbul Marmara bölgesi ve Batı Anadolu’yu Yunanistan’a bağlayarak “Megola İdeayı” yani Büyük Bizans’ı yeniden kurma idealini gerçekleştirmekti.Bu amaçla bu bölgelerdeki Rumları silahlandırmışlar ve Batı Anadolu da Yunan ordusunun işgallerinde yardımcı olmuşlardır.Yunan Kızılhaç Cemiyeti Yunan Göçmenler komisyonu Rum İzci Kuruluşları ile Anadolu’daki Rum Kiliseleri Mavri Mira Cemiyetine destek vermişlerdir.
Pontus Rum Cemiyeti:İstanbul’daki Rum Patrikhanesine bağlı hareket eden bu cemiyetin amacı Doğu Karadeniz’de 1461’de Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı yönetimine katılan “Trabzon Rum Pontus İmparatorluğu”nu yeniden kurmaktı.Bölgedeki otorite bulunduğundan da yararlanan cemiyet Rumları silahlandırarak amacına ulaşmaya çalıştı.Bunun için bölgeye yurt dışından da Rum getirmişlerdir.
Etnik-i Eterya Cemiyeti:Yunan subayları tarafından 1894’te kurulan bu cemiyet daha önce kurulmuş olan Rum cemiyetlerinin amaçlarını daha da genişletmiştir.Rumların yaşadığı bütün toprakların Yunanistan’a katılmasını gerçekleştirmeye çalışmıştır.Girit Yunanistan’a bağlanmasında önemli faaliyet gerçekleştirmiş olan bu cemiyet Mavri Mira ve Pontus Rum cemiyetine her konuda destek vermiştir.
Kardos Cemiyeti:Anadolu da faaliyet gösteren Rum asıllı cemiyetler için gönüllü Rum nüfusunu bulup Anadolu’ya geçmelerini sağlamak için çalışmıştır.
Taşnak ve Hınçak Cemiyetleri:Ermeniler tarafından kurulmuş olan bu cemiyetler Doğu Anadolu ve Çukurova Bölgesini de içine alan bağımsız bir Ermenistan kurmayı amaçlamışlardır.Oluşturdukları silahlı çeteler ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da katliamlar yapmışlardır.Bu bölgelerde Ermenilerin çoğunlukta olduklarını iddia ederek Wilson ilkelerinden yararlanmayı ve bu sayede uluslar arası kamu oyununda desteğini sağlamayı amaçlamışlardır.TBMM’ye bağlı olarak hareket eden XV.kolordunun başarılı mücadeleleri ve Gümrü antlaşmasının imzalanmasıyla ayrılıkçı Ermenilerin kurduğu bu cemiyetler Anadolu’daki amaçlarına ulaşamamıştır.
Alyans İsrailit ve Makabi Cemiyetleri:Museviler tarafından kurulan bu cemiyetler Ortadoğu da bağımsız bir devlet kurmayı amaçlamışlardır.Bu amaçlarına ulaşabilmek için anadoludaki diğer azınlık cemiyetlerine maddi destek sağlamışlardır.
Azınlık Cemiyetlerinin Genel özellikleri:

Osmanlı Devletinin parçalanması için faaliyet yürütmüşlerdir. Bağımsız devletler kurmayı amaçlamışlardır. Rum ve Ermeni patrikleri ile Musevi hahambaşılığı tarafından yönlendirilmişlerdir. İtilaf devletleri tarafından desteklenmişlerdir. İtilaf Devletlerinin işgallerine zemin hazırlamışlardır. Kamuoyunun tepkisini çekmemek için Wilson İlkelerine göre hareket ettiklerini savunmuşlardır.



Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/221200-milli-mucadeledeki-zararli-cemiyetler-hangileridir.html#ixzz2D89RGLMa

0