Gece karanliginin sehrin üstüne bir karabasan gibi cöktügü ve pencerenin puslu camindan yukari dogru bakildiginda dolunayin o muhtesem görüntüsünün görülebilecegi siralarda,ögrencilik yillarinda sabri abinin hediye etmis oldugu,gicirtidan uyutmayan tahta dösemeli yatagina uzanmis, elindeki o altin sarisi kapaklari olan, etrafi ejdarha fügürleriyle islenmis defterine, ilk sevgilisinin hediye etmis oldugu gümüs renkli tükenmez kalemiyle birseyler karalarken, icinden; acaba bugün karslplatz tan stephansdom a dogru ilerlerken, istiklal cadesine benzeyen ve sagli sollu alisveris merkezlerine sahip o sokakta, cesme basinda oturmus, gökyüzü gözlü, o gariban suratli, ellerinde; kac yil önceden kaldigi belli olmayan eldivenleri, üstünde; yakasi parca parca olmus o gömlegi ve bu kis sogugunda icine su birikmis o yirtik ayakkabilariyla, yanindan gecen her insana dogru ellerini uzatip icinden adeta : "ben, yasaminizin bir parcasi, ben olmasam belki de bugün yazacak birsey bulamayacak, arkadaslarinizla sohbet ederken iki kelime daha fazla konusamayacak, belki yillar sonra hatira defterinize baktiginizda sirf benim ismimin geciyor olmasindan dolayi bugün yasadiginiz güzel seyleri animsayacak fakat beni görüpte görmemezlikten geldiginiz, üc bes kurus parayi benden esirgeyip mc donalds a verdiginiz avrolara üzülerek icinizden :" ben bugün nasil oldu da, hayatimda kötü bir iz birakacak ve hatira defterimin bu sayfasini her okudugumda kahrolacagim bi hata yaptim da o zavalli garibani görmeyip, üc bes kurusun hesabini düsümdüm." diye kendinizi suclu hissedeceksiniz." diyerek haykirmistir da ben farkinda olmadim.

2

Cevaplar

2012-11-25T11:17:02+02:00

Ne soruyosun burda anlamadım ki? ama yazı güzelmiş :)

0
2012-11-25T11:17:38+02:00

iyi güzelde bu bi sorumu anlamadım bide soruysa soru ne?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

0