Soru

gurdal kullanıcısının avatarı

yurtta sulh cihanda sulh ile ilgili kompozisyon

gönderen Gurdal

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Gurdal kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

kumruu kullanıcısının avatarı
Kumruu cevapladı

Atatürk birçok savaşa katılmıştır. Bu savaşlarda düşmanla kahramanca çarpışıp yurdumuzu düşmanlardan kurtarmıştır.Fakat hiçbir zaman savaştan, savaşmaktan zevk almamıştır O her zaman barış yanlısı olmuştur. Bunu Atatürk’ün yurtta sulh cihanda sulh sözünden anlaya biliriz O bu sözüyle savaşın gereksiz olduğunu barış olması gerektiğini ve bu barışın tüm dünyada hep beraber yaşanılmasını istemiştir atatürkün bu sözüne ve anlatmak istediklerine bizde elbette katılıyoruz Fakat bu fikre bizim gibi katılanlar çok az Hepimiz görüyoruz ki dünya da savaşlar var malesef bu savaşlar hız kesmeden her gün daha da artıyor Yeni çıkan teknolojik silahlar, atom bombaları vb bu savaşları tetikleyen unsurlardır Ülkeler güçlü olma yolunda savaşırlarken dünyamızın gün ve gün eriyip bittiği kimsenin umurunda değil Oysaki bizim yapmamız gereken çok bir şey yok Çok bir şey olmamasına rağmen önlem alıp savaşa hayır diyemiyoruz Bizler teknolojiye karşı değiliz Fakat bu dünyada bizim gibi çocuklar olduğunu da unutmamak lazım Bizler de bir bireyiz bizde geleceğimizin temiz olmasını isteriz Meslek sahibi olmak için okuyoruz Bir gün savaşlardan dolayı okulumuzun yıkılmasını istemeyiz Büyüklerimizin bizleri düşünmesi gerekir Onların da bizim halimizi düşünmeleri gerekir Şimdi eskisi gibi değil Simdi insanlar ülke zenginliği için masum çocukları gözlerini kırpmadan öldürüyorlar Bu da yetişkinlerden çok çocuklara ve onların geleceğine zarar veriyor Dünya bu şekilde devam ettiği için marsta hayat arıyor Bu savaşlar durursa Atatürk’ün istediği barış ortaya çıkacak
O bizim için yıllarca çalıştı Olümü göze aldı Sebebi barıştı Bizde biraz gayret eminm dünyaya karşı savaşalım Bu sayede Atatürk’ün sözünü gerçekleştiririz Atatürk ün “yurtta sulh cihanda sulh” sözü yerini tutar Atatürk mezarında rahat yatar Bizde geleceğimizi kurtarırız.

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (3)
  • oy ver Seviye: 2, Oylar: 3

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
Tgceee kullanıcısının avatarı
Tgceee cevapladı

Yurtta sulh, cihanda sulh, Türk İnkılâbının bir temel ilkesi, Türk dış politikasının da dayanağıdır. 1961 ve 1982 Anayasalarımızda yer alan, devlet yönetiminde ve her türlü devlet faaliyetlerinde yönlendirici bir nitelik taşıyan, “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh,, ilkesi, sadece bir parola değil, aynı zamanda bir üstün hukuk kuralıdır.

“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesi bir taraftan yurt içinde huzur ve sükûnu, güven içinde yaşamayı, diğer taraftan da milletlerarası barış ve güvenliği hedef tutar, ilke, hem iç politikanın, hem de dış politikanın temel dayanağıdır.

Atatürk’ün belirttiği gibi, “Haricî siyaset bir heyet-i içtimaiyenin teşekkülü dahilisi ile sıkı surette alâkadardır. Çünkü teşekkül-ü dahiliyeye istinat etmeyen haricî siyasetler daima mahkûm kalırlar. Bir heyet-i içtimaiyenin teşekkül-ü dahilisi ne kadar kuvvetli olursa, siyaset-i hariciyesi de o nisbette kavi ve rasin olur.” 6

Yine Atatürk’ün dile getirdiği gibi, “Haricî siyaset, dahilî teşkilâtla mütenasip olmak lâzımdır.” 7

Bu bakımdan “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesini iç ve dış politika ile birlikte, bir arada incelemek ve değerlendirmek lâzımdır.

“Yurtta Sulh” insanın huzur ve güven içinde, insan kişiliğine yakışır şekilde yaşamasını ifade eder. “Yurtta Sulh” herşeyden önce ülkede, o insanın, insanca yaşamasını, insanlık tıynetinin gereğinin tanınmasını ifade eder.

“Yurtta Sulh” toplum hayatındaki düzeni, vatandaşın devlete güvenini, devletin de ülkede asayiş ve otoriteyi sağlamasını öngörür. Ülkede kanun hakimiyeti ve hukuk hükümranlığı,”Yurtta Sulh” ilkesinin en tabiî bir sonucudur. “Yurtta Sulh”, Devletin, vatandaşına karşı huzur ve güven içinde yaşama imkânına kavuşması için yükümlülükler de yükler.

Atatürk barış içinde Türk insanını mutlu kılmanın yolunu, Cumhuriyette bulmuştur. Atatürk’e göre, Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslariyle, Türk milletini emin ve sağlam bir istikbal yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur8.

“Cihanda Sulh” ise, milletlerarası barış ve güvenliğin korunmasını ve sağlanmasını, milletlerarası barışın bölünmezliğini, insanlığın da hepsini bir vücut ve her milleti de onun bir uzvu addetmeyi amaç bilir. “Cihanda Sulh” milletlerarası ilişkilerde kuvvete ve kuvvet tehdidine başvurmamayı, milletlerarası uyuşmazlıkların barışçı yollarla çözümlenmesini öngörür.

“Cihanda Sulh” bütün milletleri barış içinde, refaha, saadete ve daha ileri uygarlık çağına yöneltmeyi ifade eder.

“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”, ilkesinin temelinde yatan, insan sevgisi ve insanlık anlayışıdır.

Atatürk, “Biz kimsenin düşmanı değiliz, yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız”9 derken eşsiz bir insan sevgisinden, insan saygısından bahsetmiştir.

Atatürk’ün barış ve güvenlik içinde insanlık ailesine verdiği değer, 1937’de Romanya Dışişleri Bakanı Antenesku ile yaptığı konuşmada en açık şekilde dile getirilmiştir:

“insan mensup olduğu milletin varlığını ve saadetini düşündüğü kadar, bütün cihan milletlerinin huzur ve refahını düşünmeli ve kendi milletinin saadetine ne kadar kıymet veriyorsa bütün dünya milletlerinin saadetine hadim olmağa elinden geldiği kadar çalışmalıdır. Çünkü dünya milletlerinin saadetine çalışmak, diğer bir yoldan kendi huzur ve saadetini temine çalışmak demektir. Dünyada ve dünya milletleri arasında sükûn, vuzuh ve iyi geçim olmazsa bir millet kendi kendisi için ne yaparsa yapsın huzurundan mahrumdur… En uzakta zannettiğimiz bir hadisenin bize bir gün temas etmeyeceğini bilemeyiz.” 10

“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” en geniş ve yaygın anlamı ile, teknik bir deyim olan kollektif güvenliği, milletlerarası barışın korunmasını ve devamlılığını da ifade eder.

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (1)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...