Soru

bugra58 kullanıcısının avatarı

Hacı bektaş veli nin eğitim aldığı kişiler

gönderen Bugra58

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Bugra58 kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

2
şeRiii kullanıcısının avatarı
şeRiii cevapladı

Hacı Bektaş Veli’nin, Ahmed Yesevi Dergahında Lokman Perende'den aldığı eğitim sonrasında; 13. yüzyılın savaş ve kargaşa ortamında, barışın simgesi olan bir güvercin donuyla Anadolu'ya geldiği söylencesi oldukça anlamlıdır. (Velayetname'de her ne kadar Hacı Bektaş Veli’nin Hoca Ahmed Yesevi’den emanetlerini aldığı ifade edilerek, Hacı Bektaş Veli onun çağdaşıymış gibi gösterilmekte ise de, aslında ikisinin yaşamı arasında bir asırlık fark vardır. Bu ilişki, sadece manevi bir ilişkidir.) Hacı Bektaş Veli’nin Horasan’dan başlayıp Sulucakarahöyük’e uzanan yolculuğu sırasında, karşılaştığı inançlar ve kültürel değerlerin sentezinden oluşturduğu Anadolu Alevi-Bektaşi İnancı ve Yaşam Felsefesi Hacıbektaş’ta yeşermiştir.

Alıntı

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (9)
  • oy ver Seviye: 3, Oylar: 9

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
Tgceee kullanıcısının avatarı
Tgceee cevapladı

18 Mayıs günü gazeteyi elime aldığımda şaşakaldım: Dağ fare doğurmuştu. Yapılan söyleşi yerine bir özet yayınlanmıştı. “Bunda ne var? Bütün gazeteciler böyle yapıyor!” diye düşünülebilir. Tabii ki söyle¬şiyi yapan gazetecinin ve yayınlayan yönetmenin kısaltma hakkı var, ama söyleşilen kişinin görüşlerini çarpıtmamak kaydıyla!
Söyleştiğiniz bir kişinin, işinize gelen görüşlerini alıp, işinize gelmeyenleri atmak gazeteciliğin ruhuna ve ahlakına aykırıdır. Bu yapılmazsa, söyleştiği kişinin görüşlerini çaktırmadan çarpıtırsınız. Bu, sahibinin sesi gazeteciliğin yöntemidir.
Sayın Ulusoy’un bir-iki değil, tam yedi soruya verdiği yanıt ga¬ze¬tede yayınlanmamış. Böylece Sayın Ulusoy’un mesajının en önemli bölümleri atılmış, geriye birkaç gerçek üzerine iyi bilinen sözlerinin tekrarı kalmış. 
Sorun aslında tam da burada, çünkü Sayın Ulusoy’un yayın¬lan¬mayan yanıtları, günümüzün Alevi-Bektaşi gündeminde ve Tür¬kiye’nin siyasi gündeminde öne çıkmış bazı konulardaki çarpıcı görüşlerini içermekteydi. Yani gerçeği yazmak isteyen bir gazetecinin asla dışarıda bırakamayacağı görüşlerdi.

Ayrıca gazete Sayın Veliyettin Ulusoy’u tanıtırken, “Alevile¬rin ruhanî önderi” diye bir söylem tutturmuş. Belli ki Sayın Tapan ya da gazetenin yönetmeni, “ruhaniliğe” pek meraklı ya da Alevi-Bektaşilerin arasında “ruhanilik” konusunun nasıl bir anlam taşıdığından haberdar değil. Merak edip öğrenebilir ya da lütfedip sorabilirdi.
Bu durumda Sayın Ulusoy’u arayıp, söyleşinin tam metnini dergide yayınlamak istediğimizi söyledim. Kendisinin izni ile söyleşinin tam metnini yayınlıyoruz. 
Gazetede yayınlanan haliyle aslını karşılaştırma imkânı bulanların ne demek istediğimizi anlayacaklarını umuyoruz. 
Aşk ile.

Hacı Bektaş Veli Dergâhı Postnişini 
Sayın Veliyettin Ulusoy’un 
Posta Gazetesinin Sorularına Verdiği Yanıtlar
Cemalettin Çelebi – Veliyettin Çelebi (1) ve Kurtuluş Savaşı
■ Feyzullah Çelebi öldüğü zaman iki oğlu kalmıştı: Ahmet Cemalettin Çelebi ve Veliyettin Çelebi.
Ahmet Cemalettin Çelebi (1862–1921), babasının ölümünde, on sekiz yaşındadır. Öteden beri olduğu gibi, Hacı Bektaş Veli Vak¬fı’nın 15 sehminden dört sehmi, meşihat ve tevliyat hizmetlerine, dört sehmi Hangâh’ın tamirine, dört sehmi fukaranın ve konukların yeme içmesine ve üç sehmi de Hacı Bektaş Veli evladından olan Çelebilerin maişetine sarf edilmek ve Nakşibendî Şeyhi Hacı Hamza Efendiye de vakıf gelirinden 800 kuruş verilmek kaydıyla, Ahmet Cemalettin Çelebi’ye Hacı Bektaş Veli Vakfı’nın mütevelliliği veriliyor. (18 Sefer 1322 (m. 1904) tarihli ferman)
Ahmet Cemalettin Çelebi’nin aktif ve popüler bir kişiliği vardır. Babasını kaybettiğinde çocuk denecek bir yaşta bulunması yüzünden tahsilini ilerletemiyor. Bununla beraber, Babası Feyzullah Çelebi’nin büyük saygınlığı ve kendini tanıtmadaki üstün kabiliyeti onu kısa zamanda çok ünlü ve etkili bir şahsiyet haline getiriyor. Sultan Reşad’ın “Secde edilecek kadar mehabetli bir siması var” diye hayranlığını ifade ettiği yüz güzelliği, çehresindeki olağanüstü nurani görünüm ününü bir kat daha artırıyor. Babasının bilimsel yönden başlattığı çalışmaları pratik yönden değerlendiriyor.
Ahmet Cemalettin Çelebi, “Müdafaa” adında bir kitap yayınlıyor. Müdafaa’da, araştırmalarda kaynak olacak bazı belgeler ve bilgiler bulunmakla beraber, Hacı Bektaş Veli’nin evliliği ve onun soyundan gelen Çelebilerin Postnişinlik ve mütevellilik haklarını kapsayan sınırlı bir konu işleniyor. Kitap gereği kadar dağıtılmamış olmalı ki ilgili konularda yazılan kitaplarda pek adı geçmiyor.
Ahmet Cemalettin Çelebi’nin Postnişin oluşundan on yıl sonra Birinci Dünya Savaşı patlıyor. Cemalettin Çelebi topladığı bir gönüllü birliği ile Doğu Cephesinde savaşa katılıyor. “Mücahidin Alayı” adıyla anılan bu birlik Rusya’nın bütün cephelerde savaşa son vermesi üzerine geri dönüyor.

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (3)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...