Cevaplar

2015-09-28T18:56:08+03:00
 Bana kavun-nane nargile ve bir de orta şekerli Türk kahvesi.
– Ben de gül-nane nargile istiyorum. Kahvem de sade olsun lütfen.
– Peki efendim, başka bir arzunuz var mı?
– Şimdilik yok teşekkür ederiz.
– Ee anlat bakalım neler yapıyorsun? Okulda işler ne âlemde.
– Ne olsun be dostum düşe kalka ilerliyor işte bir şekilde. Hem beni boş ver şimdi sen beni. Sen anlat bakalım ne yaptın bölüm değiştirme işini karar verdin mi?
– Evet, kalmaya karar verdim. Aslında yeni yeni anladım bana göre olduğunu, hem istediğim şeyleri yapmaya da fırsat bulabiliyorum artık.
– Nasıl yani?
– Şöyle ki, geçenlerde şiir yazıp gönderdiğim dergiden adam bana Ahmet Ümit’ le röportaj yapıp yapamayacağımı söyledi. Ben de tabii hemen kabul ettim. Bilirsin severim yazarları.
– Ne yani, şu bildiğimiz Ahmet Ümit’ mi?
– Evet abi, niye şaşırdın bu kadar?
– Abi ne bileyim, bir yazarla görüşmek konuşmak her zaman bana ulaşamayacağım bir olay gibi gelmiştir. Hele de Ahmet Ümit le, hiç aklıma gelmezdi valla, o nedenle mazur gör şaşkınlığımı dostum.
– Tabi evinde yaptık röportajı hem de.
– Bir de evine mi aldı sizi? Pes doğrusu.
– Tabi abi bir kütüphanesi var adamın ağzın açık kalır, kocaman bir de yazı masası, şöyle çekmeceleri olan büyükçe bir şey.
– Oğlum adam nasıl evine aldı sizi evli falan değil mi?
– Bilmiyorum abi biz oradayken kimse yoktu evde.
– Evi nerede bu adamın bu arada?
– Nişantaşı’ nda
– Vay Nişantaşı ha.
– Evet, sonra bizi bir lokantaya götürüp yemek ısmarladı bize.
– Hadi ya. Edebiyatçı olmak böyle bir şey herhalde dostum. Kıskandım ulan seni.
– Tabi oğlum bunlar bu senenin zevkli meşgaleleri. Geçen dönem oldukça sıkılmıştım. Ama bu dönem bir az daha zevkli hale geldi. Hem şiirlerimde dergide çıkmaya başladı. O nedenle bir az daha bağlandım. Seneye de erasmus programıyla Fransa’ya gitmeyi planlıyorum. İnşallah olur.
– Abi merak ediyorum bu adamlar nasıl yazar oluyorlar? Ne yapıyorlar? Nasıl fikirlerini bir araya toparlayabiliyorlar?
– Öncelikle bu adamdan yola çıkarsak. Galatasaray lisesinde okumuş, ülkenin en ünlü edebiyatçılarından ders görmüş, mükemmel bir eğitim almışlar. Sonra dediğim gibi adamın okumadığı kitap kalmamış, kütüphanesinden bahsettim sana. Ha bir de babadan zengin bu adam, onun da etkisi var tabi.
– Baksana abi Nişantaşı’nda yaşıyor. Zengin belli ki de kitap yazarak bu kadar para kazanabilir mi ki?
– Abi adam Ahmet ümit. Boru değil. Adam on beş kitap yazmış ve bu kitaplarda basit her gün çıkan kitaplardan değil. Çoğunun sayısız baskısı var.
– Valla ne yalan söyleyeyim. Helan olsun, müthiş kitaplar yazmış. Sen okudun mu herhangi bir kitabını?
– Babı esrar ı okumuştum da, abi biz daha Çağdaş Türk edebiyatına gelemedik. Okumamız gereken o kadar çok eser var ki şaşarsın.
– Yerinde kısmen olmak isterdim, böyle kitaplarla, yazarlarla iç içe bir yaşam hoşuma giderdi sanırım.
– Demiştim sana zamanında TM’ ci olmalıydın diye değil mi? Ama her şey de olduğu gibi bunda da mahalle baskısına yenildin, yenildik.
Beyazıt’ta edebiyatçı bir arkadaşımla edebiyat ve özellikle Ahmet Ümit üzerine konuşmamız. Aslında bütün konuşmayı kayda geçiremedim, bunlar en önemlileriydi. Kaybolmasını istemedim.
Sevgiyle kalın dostlar…
1 5 1