Cevaplar

2012-11-26T19:39:06+02:00

İskan; beşeri yerleşim anlamına gelmektedir. İskan politikasının amacı fethedilen yerlerin Türkleşmesini sağlamaktır. Bu amaç hem fetihlerin sağlam ve kalıcı olmasını hem de fethedilen yerlerin siyasi, askeri ve sosyal yönden güvenliğini sağlamaktır. İskan politikası fethedilen yerlerde sorun çıkma ihtimali olan ailelerin Anadolu’ya göç ettirilmesini sağlayarak karışıklık çıkma ihtimalini azaltmak için kurulmuştur.


tekfurBizans İmparatorluğu zamanında vali düzeyinde olan yöneticilerle Anadolu ve Rumeli'deki Hıristiyan beylerine verilen genel ad.


AhilikAhi Evran tarafından Hacı Bektaş-ı Veli'nin tavsiyesiyle kurulan esnaf dayanışma teşkilâtıdır. Aslen Horasan kökenli olup Selçuklu ve Osmanlıdönemlerinde Anadolu’da yaşayan Türkmen halkın sanatticaretekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları hem ekonomik hem de ahlaki yönden yetiştiren, çalışma yaşamını iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir. Kendi kural ve kurulları vardır. Günümüzün esnaf odalarına benzer bir işlevi olan Ahilik iyi ahlakın, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin kısacası bütün güzel meziyetlerin birleştiği bir sosyo-ekonomik düzendir.


DevşirmeOsmanlı Devleti'nun fethettiği topraklardan -özellikle Balkanlar- Hristiyan genç ve yetenekli çocukların toplanması, bu çocukların sıkı bir eğitimden geçirilerek üstün bir asker veya bürokrat oluşturulması sistemidir. Bu sistem ile yetiştirilip bürokrat olan devşirmeler arasında Rum Mehmed PaşaVeli Mahmud PaşaYunus Paşa ve Sokullu Mehmet Paşa gibi sadrazamlığa dahi yükselebilenler oluyordu.



UlufeKapıkulu Ocağı askerlerine, Acemi Ocağı mensuplarına ve bazı saray ve devlet görevlilerine üç ayda bir verilen maaş. Günlük olarak hesaplanırdı. Ulufe, Yeniçerilere verilen maaştı. Törenle dağıtılan Ulufe için Adalet Meydanı kullanılırdı ve törenler için mutfak revaklarının önünde Yeniçeriler, Has Ahırlar tarafına Sipahiler sıralanırdı. Ulufe dağıtımından sonra, Yeniçerilerin önlerindeki çayırakapaklı sahanlar içinde pilavzerde veya çorba konurdu. Yeniçerilerin ulufelerden memnuniyeti, yemek yemelerinden belli olurdu, şayet yiyorlarsa memnun değilse şikayetleri olduğu anlaşılırdı. I. Abdülhamit döneminde ulufe alım-satımı yasaklandı.








1 4 1