Cevaplar

2012-11-26T20:12:15+02:00

Türkiye'de anayasal hareketler 19. yüzyılın ikinci yarı sında başlamış ve ilk anayasa Osmanlı ımparatorluğu'nun son dönemlerinde, 1876 yılında kabul edilmiştir (Kanuni Esasi). 1921 Anayasası, Kurtuluş Savaşı yıllarında çıkarılan, savaş koşulları ve gereklerinin zorunlu kıldığı kuralları içeren ikinci anayasadır. Cumhuriyet döneminde üç anayasa çıkarılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk anayasası 1924'te, ikincisi 1961'de ve bugün yürürlükte olan üçüncüsü de 1982 yılında kabul edilmiştir

0
2012-11-26T20:12:22+02:00

Ülkemizde, bugüne kadar beş anayasa yapılmış, bir o kadar da önemli anayasa değişikliği gerçekleştirilmiştir. Bu anayasaların yapılması ya da değiştirilmesinde egemen olan zihniyet nedir ? Hangi gereksinimleri karşılamak üzere hazırlanmışlardır ? Yapım sürecinde demokratik usullere uyulmuş mudur ? 
Ülkemizde ilk anayasa, 1876’da Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılmıştır. Daha sonra sırasıyla, 1921, 1924, 1961 ve 1982 yıllarında yeni anayasalar hazırlanmıştır. 1876’dan günümüze kadar geçen yaklaşık 120 yıllık süre, köklü toplumsal dönüşümlerin meydana geldiği bir zaman dilimidir. Anayasalar bu köklü dönüşümlere kılavuzluk etme görevini üstlenmişlerdir. Nedir bu dönüşümler ? 
İlk büyük siyasi dönüşüm, “mutlak monarşi"den “meşruti monarşi"ye geçiştir. Ardından, çok uluslu Osmanlı İmparatorluğunun yıkılması ile ulusal egemenlik ilkesine dayanan yeni bir ulusal devletin kurulması aşaması gelir. Yeni devletin tek partili bir otokrasiden çok partililiğe geçişi ve demokrasinin kurumsallaştırılması çabası diğer bir önemli aşamadır. 
Bu sürece ekonomik yönden bakıldığında, ülke topraklarının ve tüm üretim araçlarının padişahın malı olduğu bir yapıdan, özel mülkiyetin tanındığı, kapitalist bir yapıya geçiş söz konusudur. Dışa bağımlı yarı sömürge bir ekonomik ve siyasal yapıdan, siyasal ve ekonomik bağımsızlığını sağlamış bir ülke yaratılmak istenmiştir. Büyük ölçüde dinsel kurallara dayanan devlet ve toplum yaşamının laikleştirilmesi söz konusudur. 
Batılı ülkelerin bir kaç yüzyıla sığdırdıkları aydınlanma, uluslaşma, laikleşme, demokratikleşme ve sanayileşme süreci, ülkemizde çok daha kısa bir zaman diliminde gerçekleştirilmek istenmiştir. Batıda, bu dönüşümlerin arkasında ekonomik, kültürel, ve siyasal açıdan çok güçlü bir toplumsal sınıf olan “burjuvazi" vardı. Sanayi devriminden sonraki dönüşümlere, zamanla örgütlenen ve güçlenen “işçi sınıfı" katılmıştır. Ülkemizde ise, söz konusu dönüşümler böyle bir sınıfsal destek olmadan başlatılmış, süreç içinde, bu dönüşüme sahip çıkacak bir ulusal burjuvazi yaratılmak istenmiştir. 
Şimdi, bu büyük toplumsal dönüşümlere kılavuzluk etme işlevini yüklenen anayasalarımızın nasıl hazırlandıklarına ve işlevlerini ne ölçüde yerine getirdiklerine daha yakından bakalı

2 5 2