Cevaplar

2012-11-26T20:18:28+02:00

Cevat Hakkı Tarım’ın “bildirdiği bir menkıbeye göre Ahi Evren HZ. Muhammed’in amcası Hz. Abbas’ın oğludur. Asıl ismi Mahmut’tur. Bedir savaşında gösterdiği yararlılıktan dolayı HZ. Muhammed kendisine “Sultan Ahi Evren” ismini koymuştur. Amcası oğlu HZ. Ali’nin kızıyla evlenen Ahi Evren bu tarihten sonra pek çok yer dolaşmış nihayet Kırşehir’de karhaneye yerleşmiştir. Şeyh Mahmut, Gülşehri namı ile diğer adı Kırşehir’de ikamet etmeye karar kılmıştır. Çok vilayetlerde kerametleri görülmüştü. Kırşehir’e geldiğinde halk ve yetkililer kendilerini ziyaret edip hoş geldiniz dedikten sonra bir problemimiz vardır dediler. Bir ejderha meydana geldi. Bizi onun şerrinden koru deyip ejderhayı ona gösterdiler. Şeyh dualar edip kendi yüzünü ejderhanın yüzüne sürdü. Ejderha şeyhe bağlandı. Ahi Evran ejderhanın boynuna bir zincir takıp karhanenin kapısına bağladı. Cümle halk bunu görünce hepsi şeyhe bağlanıp Evran Sultana, ocağına ve tarikatının devamına dualar yaptılar. Şeyh 93 yaşında bu dünyadan öbür âleme göç etti.” Ahi Evran Ahi birliklerinin kurucu ve piri olarak kabul edilmiştir. Doç. Dr. Sabahattin GÜLLÜ’ nün Sosyoloji açısından Ahi Birlikleri isimli eserinde Ahi Evran’ın HZ. Muhammed’in amcası HZ. Abbas’ın 13. batın torunu olarak bilinmektedir demektedir. Ahi Evran Hicri 830 (1414) yılında Kırşehir’e yerleşmiş ve Orhan Gazi zamanında 93 yaşında iken ölmüştür. Anadolu’nun Türkleşmesinde büyük emekleri olmuştur. Hacı Bektaşi Vilayet namesinde Ahi Evran’dan söz etmektedir. Vilayet nameye göre; “Ahi Evran büyük Alâeddin Keykubad’ın çağdaşı olup doğduğu yer belli değildir. Bir müddet Konya’da oturduktan sonra, Denizli’ye gitmiş, orada bahçıvanlıkla uğraşmıştır. Tekrar Konya’ya dönerek Şems-i Tebriz’inin dervişi olmuştur. Konya uleması bu yüzden kendisini Sultan Alâeddin’e şikâyet edince, önce Denizli’ye sonra da Kayseri’ye gitmiş orada debbağlık yapmaya başlamıştır. Kimsenin yapamadığı cinsten renk renk deriler işlediği için orada da bir debbağ ustası kendisini Kayseri valisine şikâyet etmiş “ bir adam debbağ hanede misafir olup deri işler, miriye vergi vermez” demiştir. Bunun üzerine Kayseri valisi kendisini çağırtmak üzere adamlar göndermiş, fakat gidenler debbağ haneye vardıklarında Ahi Evran’ın yanında bir ejderha görmüşler korkup, kaçmışlar. Kayseri’de fazla kalmak istemeyen Ahi Evran Kırşehir’e göç etmiş ve orada ölmüştür.” Evliya Çelebi’de Ahi Evran’dan bahisle;” Ahi Baba Selçuklular asrında Kayseri’de otururken padişaha vergi vermiyor diye fitnelemişler. Padişahta bağlayarak getiriniz diye ferman eder. Hacılar gidip Ahi Baba’yı dükkânında bağlarken dükkânın içinde bir ejderha (evren) çıkar. Hacıların bir kaçını parçalar, diğerleri de kaçarlar. Ahi Evran ile ejderha Selçuklular önüne gelince, padişah hayret eder. Ahi Baba; korkma beyim, bu dünya ve ahiret amelim ve kardeşimdir der. Bunun üzerine bu değerli zata (Ahi Evren) derler. Denizli tarafında gömülüdür.” Bilinen bir gerçek vardır ki bu Ahi Evran’ın Anadolu’nun Türkleşmesinde büyük bir önemi olmuştur. Yine Ahi birliklerini (esnaf birliklerini) kurmuş olmasıdır. Ahi Evran Alâeddin Keykubad’ın çağdaşı olduğudur. Yine Hasan Fehmi’nin “Ahilere dair halktaki bilgiler” isimli yazısında Ahi Evran’ın Anadolu’daki bütün sanatlara pir kabul edilmesi sonucunda, Ahi birlikleri merkezi bir sisteme bağlanmıştır. Ahi Evran zaviyesi bu birliklerin genel merkezi haline gelmiştir. Artık Anadolu’nun hemen her yerinde Ahi Baba tayini görülmektedir. Çıraklıktan kalfalığa ve kalfalıktan ustalığa terfi törenleri Ahi Evran zaviyesi şeyhlerinin icazetiyle yapılmaktadır. Öyle ki bu zaviyenin şeyhleri her yıl belirli zamanlarda Anadolu’yu adım adım dolaşmakta, bütün zaviyeleri denetlemekte ve Ahi Birlikleri içindeki anlaşmazlıkları çözmeye çalışmakta, çıraklık, kalfalık ve ustalığa geçiş merasimlerini yönetmektedirler. Ahi babalar diye Kırşehir’den bazı şeyhler yılın belirli zamanlarında çıkarlar. Anadolu’yu ve Rumeli’yi gezerler. Esnaflar bunları misafir ederler. Esnaf mescitlerinde ve genelde büyük camilerde Cuma günleri toplanırlar. Esnaftan usta, kalfa çıkacaklar, sanata yeni girecek olanlar bu şeyhler eliyle şed bağlarlar, peştamal kuşanırlar. Bu şeyhler Kırşehir’deki Ahi Evran tekkesi şeyhinin vekilleriydi.”diye bildirmektedir.

7 3 7