Cevaplar

2012-11-27T14:02:39+02:00


Günümüzde çoğu çocuk çeşitli nedenler dolayısıyla eğitim hakkından yoksun bırakılıyor. Çocuklar okula gitmek yerine ağır işler yapıyor. Çoğu çocuğun eğitim hakkı elinden alınıyor İşin en acı yönü ise bunu aileleri yapıyor.

Sokaklara baktığımızda boya sandığı taşıyan çocuklar görmüşüzdür .Üstü başı boya içinde, gözlerinde çalışmanın verdiği bir yorgunluk Çok geçmeden önünden birkaç öğrenci geçer Boyacı çocuk ise onlara gıpta ile bakar. En sonunda çocuklar gider ve boyacı çocuk işine döner.

Çocukların çoğunun eğitim hakkı elinden alınıyor ama en çok altta kalan yine kızlar oluyor Kız oldukları için eğitim hakları ellerinden alınıyor Ülkemizde kızların eğitim hakkı olmadığı düşünülüyor.

Ben 9 yaşındayken 12 yaşında bir kız arkadaşım vardı Ben 3 sınıfa gidiyordum .O ise hiç okula gönderilmemişti Aslında kızın bir kimliği bile yoktu. Ailesinin tek kızı olduğu için evde annesine yardım ediyordu.

Sonra taşındılar Kız, arkadaşlarımdan biriyle akrabaydı. Duyduğuma göre kız 1 sene sonra evlenmiş Tabii kimliği olmayan bir kız nasıl evlenecek? Dini nikâhla Tabii 13 yaşındaki kıza nikâh yapılmaz.

Dediğim gibi kız okumuyor. Kızın bir kimliği bile yokken okumaması çok doğal Ailesi belki de kızlarına iyilik yaptıklarını düşünüyordur Ama ben düşündükçe hiçbir anlam veremiyorum ve çok saçma buluyorum .Böyle yaparak kızlarının geleceğini bir kâğıt müsveddesi gibi buruşturup çöpe atıyorlar.

Unutulmamalı ki eğitimsizlik cehaleti de beraberinde getirir. Çocuklarımızı da bu cehaletin içine sürüklersek onlara iyilik yerine kötülük etmiş oluruz.Onların hayatlarında çok derin çukurlar açarız Siz de okula gitmediyseniz bu durumun ne kadar acı verici olduğunu bilirsiniz Lütfen çocuklarımızın eğitim hakkını ellerinden almayalım.

0
2012-11-27T14:02:52+02:00

Horasan Melametîliğinin önde gelen temsilcilerinden Yusuf Hemedani'nin öğrencisi Hoca Ahmed Yesevi tarafından kurulmuş olanYesevîlik tarikâtının Anadolu'daki en fa'al uygulayıcısı konumunda 13. yüzyıl Anadolu'sunun İslâmlaşma sürecine önemli katkılarda bulunarak adını “Horasan Erenleri” olarak anılan şahsiyetler arasına yazdıran, 16. yüzyılda ise Balım Sultan önderliğinde 14. ile 15. yüzyıl Azerbaycan ve Anadolu'sunda yaygınlaşmış olan Hurûfîlik akımının etkisi altında kalınmak suretiyle ibahilik, teslis (üçleme),tenasüh, ve hülul anlayışlarını da bünyesine alarak kurumsallaşan Bektaşîlik tarikâtının isim babası, Kalenderî / Haydarî şeyhi, büyükTürk mutasavvıfı.

Lokman Parende'den ilk eğitimi almış ve Hoca Ahmed Yesevî (1103-1165)'nin öğretlerini takip etmişti. Ondan dolayı Yesevi'nin halifesi olarak kabul edilmektedir. Anadolu'ya geldikten sonra kısa zamanda tanınarak kıymetli talebeler yetiştirdi. Hacı Bektâş-ı Velî kendisinin de bağlı olduğu "Ahilik Teşkilâtı" ile, Osmanlı Devleti'nin kuruluş devrinde Anadolu'da sosyal yapının gelişmesinde önemli katkılarda bulunmuştur.

Velâyet-nâme-i Hacı Bektâş-ı Velî adlı eserinde Hacı Bektâş-ı Velî, sık sık Kırşehir'i ziyareti ve Ahi Evran'la yaptığı sohbetlerini anlatmaktadır.

0