Cevaplar

2012-11-27T18:35:49+02:00

ultanahmet’e ilk kez giden birinin dikkatini hemen minareler çeker öyle ki bu yedi tepeli kentin bu semti dünyanın tek altı minareli camisi olan Sultanahmet Camisi’ni ve minareleri birbirinden farklı olan Ayasofya camisini(ibadethanesini) barındırır Ayasofya kapısında Pagan inançları ile Hıristiyanlığı birleştiren Büyük Konstantin’in zamanında ilk Ayasofya inşa edilmiş fakat daha sonra bazı yangınlarda ve isyanlarda bu mabet yıkılmış 532 yılında Roma imparatoru Jüstinyen’in “Adem’den beri görülmemiş bir ibadethane yapacağım” sözü ile bugünkü Ayasofya’nın temelleri atılmış ve 537 yılında kilise olarak merasimlerle açılmış…Bu bilgileri kapıdaki tabeladan okuduktan sonra heyecanla beklediğimiz ana kapıdan içeriye girdik Bu girdiğimiz yer kilisenin dış kapısıymış ve zamanında vaftiz olmayanların bu kapıdan içeriye girmelerine izin verilmiyormuş Orta kısma açılan kapıdan girdim ve bana söylendiği gibi hemen yukarı baktım 55,60 metre yüksekliğindeki kubbe havadan bize bakıyordu Sonradan öğrendiğime göre Ayasofya’nın kubbesi defalarca çökmüş ve çökmemesi için harcına değerli madenler konulmuş Ve Ayasofya’nın o parlak görüntüsünün nedeni harcında bulunan o değerli madenlermiş Girdiğim kapının üstünde duran mozaik panoda İmparator Hz İsa’dan şefaat istiyor şeklinde resmedilmiş ve onun yakınında duran melek ikonaları yüzlerini kapatmış olarak duruyorlardı binanın üst katında her yer Hz Meryem,Hz İsa ve Hz Yahya mozaikleri süslüyordu katın balkon kısmında ise Arapça panolar duruyordu gezimiz bitmişti Eğer olur da bir gün Ayasofya’yı gezerseniz çıkış kapısına geldiğinizde başınızı yukarı kaldırın çünkü Hz Meryem’in orada size gülümsediğini göreceksiniz…







0
2012-11-27T18:35:56+02:00



Rio Havaalanı’na iner inmez boğulacak gibi oldum. Paris’te akşam uçağa binerken ısı eksi on dereceydi, Rio’da, gündoğumunda gölgede kırk. Nem oranıysa yüzde seksen. Takside, kuzeyden güneye doğru ikiye böldüm kenti. Sivri tepeler ile okyanus arasına sıkışıp kalmış modern bir kent Rio. Tünellerden geçtik. Gökdelenler, geniş caddeler, yeşil tepelere tünemiş gecekondular. Sonra Copacabana… göz alabildiğine uzanan kumsal. Güzel kızlar, sıcakta çıplak gövdelerin dalgalanışı.

Kolay alıştım Rio’ya. Copacabana, ipanema… Eskiden Portekizlilerin yeni kıtaya ayak basmalarından önce yerlilerin oturdukları bu geniş kumsalda lüks oteller, şık apartmanlar yükseliyor şimdi. Santa Teresa Mahallesi’ni dolaştım ilk gün. Kentin merkezinden tramvaya biniliyor. Neredeyse yüz yaşında, eski mi eski, sarı bir tramvaya. Bir su kemerinin üzerinden geçip tırmanmaya başlıyoruz. Bahçe içinde iki katlı evler, mozaikle kaplı duvarlar. Ve ağaçlar, kocaman yapraklı bitkiler. Burada meyveleri keşfettim. Guava, mango, kaju, karpuz büyüklüğünde hindistancevizleri. İki Rio var. Yoksulluk ile görkemi bir arada barındıran bir kentteyim. İki Rio var. Birincisi İpanema’da bosanova dinliyor, ikincisi “favela” adı verilen gecekonduların pencerelerinden aşağıda lüks içinde yüzen kente bakıyor. “Favela” korku ve endişe uyandıran bir sözcük burada, ama kesinlikle acıma duygusu uyandırmıyor.

Gece herkes uyurken biraz daha yukarıya tırmanıyor gecekondular. Bir zenci çocuk sokak kapısını açınca içeriye bulut giriyor. Derme çatma evler rengârenk. Muz ağaçları arasından kente bakıyorlar. Ama kent onların farkında değilmiş gibi akıp gidiyor caddeler boyunca.

“Şeker ekmeği’Yıin anlamını bilmiyordum, burada öğrendim. Kervanların yiyecek stokunda önemli bir yeri varmış “şeker ekmeği’nin. Uzun, yuvarlak bir nesne. Rio’nun simgesi. Yüksek ve çıplak bir tepenin adı. Teleferikle çıktım. Kent aşağıda, dağla okyanus arasındaki düzlükte, kayalıkların arasında bir yer bulmaya çalışıyordu kendine. Kayaları delip tüneller açıyor, sırtını dağa verip ilerliyordu.

Doğanın elinden çıkmış bunca ayrıntılı bir danteli ilk kez görüyorum. Uçaklar altımızdan hızla dönüp adaların üzerinden yükseliyorlar, göğün mavisinde yitip gidiyorlar, irili ufaklı körfezler, denize inen orman ve kayalar. Kent aşağıda uğulduyor. Rio da, Konstantin gibi uçurumların, derin boşlukların kenti. Dikey bir kent.

0