Cevaplar

2012-11-27T20:32:48+02:00

Msn den diyo hala ya burdan veriri millet kusura bakma.

0
2012-11-27T20:33:04+02:00

Zihniyet,bir dönemdeki sosyal,siyasî,idarî,adlî,dinî,ticarî hayatın birlikte oluşturduğu ortamdır.Yani devrin kabul edilmiş sanat zevki ve hakim anlayışıdır. 
Bir eser hangi dönemde verilmişse, o dönemden izler taşır.Şairlerin şiirleri de yaşadıkları dönemden izler taşır.Şairlerin şiirlerinde de yaşadıkları dönemin sosyal ve siyasal olaylarını, kültürünü,ilişkilerini,inançlarını,sanat zevkini görebiliriz.Dolayısıyla bir şiiri incelerken, o şiirin yazıldığı dönemin ve şairin özelliklerini göz önüne almalıyız. 

ŞİİRDE AHENK (SES VE RİTM) 

Ahenk: 
Ahenk kelimesi uyum anl***** gelmektedir. Edebiyatta ise kelimelerin birbiriyle ses ve anlam bakımından etkileyici bir bütün olması anlamındadır. 
Şiirde ahenk;ustaca kullanı> ses akışı,söyleyiş,ritm,ölçü ve her türlü ses benzerliğiyle sağ>ır. Şiirde ahengi sağlamak için ölçü,uyak,vurgu,tonlama gibi değişik unsurlar kullanılır. 
Şiirde ahnegi sağlayan unsurları şöyle sıralayabiliriz: 

1) Vurgu: Bir kelimede hecelerden birinin diğerlerine göre daha baskılı,daha kuvvetli söylenmesidir. Vurgu hem kelimenin anlamını güçlendiren hem de şiiri ahenkli bir unsurdur. Vurgulama ve tonlama şiirin ahengini ve etki gücünü bir kat daha artırır. 
Ör: 
Gök sarı toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı 
Arkada zincirlenen Toros Dağları 

2) Tonlama: Anlatılmak istenen duygu veya düşüncenin daha etkili ifade edilebilmesi için ses tonunu değiştirerek okumaya tonlama denir. Böylece acıma,üzüntü,özlem,hayran- 
lık,sevgi gibi duygular belirginlik kazanır. 
Ör: 
Bir sarsıntı... Uyandım uzun süren uykudan, 
Geçiyordu araba yola benzer bir sudan. 

3) Ölçü:Ahengi sağlamak şiire belli bir düzen vermek için şiirlerde çeşitli ölçüler kullanılır. Türk edebiyatında hece ve aruz ölçüsü olmak üzere iki çeşit ölçü kullanılmıştır. 

a) Hece ölçüsü: Şiirdeki tüm dizelerin hecelerinin sayısının eşit olması esasına dayanır. 
* Hece ölçüsü Türklerin bulduğu bir ölçüdür. 
* Bilinen en eski Türk şiirlerinde de bu ölçü kullanılmıştır. 

* 7’li, 8’li, 11’li hece ölçüsü kalıpları en çok kullanı> kalıplardır. 
Durak: Ölçü kalıpları içerisindeki durma yeridir.Hece ölçüsünde duraklar sözcükleri bölmez. 

b) Aruz ölçüsü: Dizelerdeki hecelerin açıklık kapalılık esasına bağlı olan bir ölçü sistemidir. Sonu ünlü ile biten heceler ‘’açık’’, sonu ünsüzle biten heceler de ‘’kapalı’’ hece olarak adlandırılır. Ayrıca uzun ünlülü heceler ile dize sonundaki heceler daima kapalı kabul edilir. 

* Aruz ölçüsünde duraklar sözcükleri bölebilir. 

O be nim mil / le ti min yıl / dı zı dır par / la ya cak 
. . - - . . - - . . - - . . - 
Fe i la tün Fe i la tün Fe i la tün Fe i tün 

* Aruz vezninde hecelerin kısalığı ve uzunluğu esas olduğu için bazı Türkçe kelimeler kısa olduğu halde vezin gereği uzun okunur; buna imale denir. İmale kısa heceyi uzun yapar. Arapça ve Farsça kelimelerdeki bazı uzun seslerin vezin gereği kısa okunmasına da zihaf denir. Sessiz bir harfle biten kelime vezin gereği açık olması gerekirse, kendinden sonra sesli ile başlayan bir hece varsa birinci kelimenin sonundaki harf, ikinci kelimenin ilk hecesine ulanır. Buna ulama denir. Ulama kapalı heceyi açık yapar. 

c) Serbest Ölçü:Herhangi bir sisteme bağlı olmayan ölçüdür.19.yüazyıl sonlarından itibaren edebiyatımıza girmiştir. 

4) Uyak (Kafiye) ve Redif: 

Uyak: Dize sonlarında bulunan ve görevleri farklı olan ses veya ek benzerlikleridir. 
Redif: Mısra sonlarında bulunan aynı görevdeki ses, ek ve kelime tekrarlarıdır. 

Her yalana kanmışım kafiye:’’an’’ 
Her söze inanmışım redif: ‘’mışım’’ 
Ben artık sevgiden de 
Bıkmışım, usanmışım 

Uyak Çeşitleri 

a)Yarım Uyak:Sadece bir ünsüzün benzeşmesiyle oluşan kafiyeye yarım uyak denir. 

Ecel büke belimizi 
Söyletmeye dilimizi 
Hasta iken halimizi 
Soranlara selam olsun 

b)Tam Uyak:Biri ünlü biri ünsüz olmak üzere iki sesin benzerliğiyle oluşan uyağa tam uyak denir. 

Ben gideyim yol gitsin,ben gideyim yol gitsin; 
İki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler 
Tak,tak ayak sesimi aç köpekler işitsin 
Yolumda bir tak olsun zulmetten taş kemerler 

c)Zengin Uyak: En az üç sesin benzerliğiyle oluşan uyağa zengin uyak denir. 
Bir idamlık Ali vardı,asıldı 
Kaydını düştüler,mühür basıldı 
Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı. 

d)Cinaslı Uyak:Aynı seslerden oluşan ;fakat farklı anlamları karşılayan kelimelerle yapı> uyağa cinaslı uyak denir. Cinas bir kelimenin tekrarı değildir. Aynı kelimenin aynı anlamla tekrar etmesine redif denir. 

Ör: ‘’Kalem böyle çalınmıştır yazıma 
Yazım kışa uymaz kışım yazıma’’ 

Bu beyitteki ‘’yazıma’’ sözcüklerinin yazımı aynıdır; ancak birinci dizede kaderime anlamında ikinci dizede ise yaz mevsimi anlamında kullanıldığından cinaslı uyaktır. 

NOT:Yazımları ve anlamları aynı olan iki sözcük redif;yazımları aynı ancak anlamları farklı olan iki sözcük cinaslı kafiye oluşturur. 

NOT: Uzun okunan ünlüler iki ses değerinde kabul edilir. 

Uyak Düzeni(Şeması) ve Çeşitleri 

Şiirler uyaklanış bakımından üçe ayrılır. 

a) Düz uyak:Uyaklı kelimeler aaxa veya aaab şeklinde sıralanmışsa buna düz uyak denir. 

Hiç anılmaz olmuş atalar adı 
Beşikte bırakmış ana evladı 
Kırılmış yetimin kolu kanadı 
Zulüm pençesinden aman kalmamış

0