Cevaplar

2012-11-27T20:48:06+02:00

Ev ödevimiz “Atatürk’ün kazandırdığı hak ve özgürlükler”

Çocuğu ilköğretime giden veliler bilirler öğretmenin çocuğa verdiği ev ödevi asında çocuğa değil ebeveyne verilmiştir. Ya asla yapamayacağı bir takım el becerisi gerektiren ödevleri, yahut araştırma yapılması gereken konular… Günümüzde çocuklar araştırmalarını kısa yoldan internet üzerinden yapıveriyorlar. Evde internet ortamı yoksa baba veya annenin iş yerinde bu çalışmayı çocuğu adına yapması gerekiyor.
 
Çoğu ev ödevini el becerisi gerektirenler örneğinde olduğu gibi anne-baba-abi –abla marifetiyle yapıldığını öretmenin anlamamasına imkan olmamasına rağmen karşılıklı bir danışıklı dövüş içine giriliyor. Öğretmen ödevini yaptırtmış oluyor, öğrenci sorumluluğunu yerine getirmiş…( nasıl oluyorsa?) Sonra hiç de yedi- sekiz yaşındaki çocuğun elinden çıkmışa benzemeyen kusursuz ev ödevleri sergisi yıl boyu arz-ı endam ediyor sınıfların duvarında, okul koridorlarında.
 
İlköğretim ikinci sınıfa giden kızımızın önceki gün akşam “Atatürk’ün kazandırmış olduğu hak ve özgürlükler”  başlıklı ödevini çalışması gerekiyor. Topladığımız bilgiler yıllar yılı hepimizin biteviye okuyup, söyleyip durduğu  devrim kanunları… Çocuğa içinizden gelmeyerek kendi dünyanıza, dünya görüşünüze aykırı da olsa bir şeyler söylemeniz icap ediyor. Zira çocuk öğretmenden yiyeceği fırçanın edebiyatıyla çoktan ajitasyona girmiş oluyor karşınızda. “siyasi, toplumsal, hukuksal alanda” diyerek şunları söylememiz gerekiyor.
 
Halifeliğin Kaldırılması
 
Şapka İktisası (giyilmesi) Hakkında Kanun

Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine (kapatılmasına) dair kanun
 
 Şeriye Mahkemelerinin kaldırılması ve Yeni Mahkemeler Teşkilatının Kurulması Kanunu: Şeriat hükümlerine dayalı Osmanlı hukuk düzeninin yeni Türk toplumuna uyarlanamayacağının anlaşılması sonucunda, Şeriye ve Evkaf Vekâletini’ni de kaldırmasıylaTürk Medeni Kanunu Dini hukuk sisteminden ayrılarak laik, çağdaş hukuk sisteminin uygulanması.
 
Eğitim ve öğretim devrimi : medreselerin kaldırılması
 
Harf ya da yazı devrimi : öğrenilmesi son derece güç olan Arap alfabesinin kaldırılması
 
***
Kişilerin inanç özgürlüğünü, ifade hürriyetini tamamen kısıtlayan, farklı dini, etnik, mezhepsel farklılıkları yok sayan ve bu gün kıran kırana tartışması yapılan tevhidi tedrisat kanunu, şapka kanununun darağaçlarına gönderdiği mazlumlar,Dersim,Şeyh Said ayaklanması sonrası bölge halkını toptan cezalandıran sürgünler, bilinmeyen mezarlar, kayıp çocuklar, hakaret ve karalamaya dayalı resmi söylem.
 
Daha pek çok ideolojik dayatmaya kendi inanç, kültür, ırk değerlerinizi yok sayarak çocuklarınıza öğretilmesi konusunda işbirliğine girmek büyük çelişki. Her şeyden öte çocuğun ebeveynini bu durumda görmesi kendisine evinde öğretilen ve okulda öğretilenler arasında kalması ailesinin bu konuda acizliği çocuğun kişilik oluşumunda ikiyüzlü resmi ve gayri resmi düşüncelerin ifade bulması her haliyle çelişkiler yumağı içine itiyor.
 
Yıllar yılı bir gayri müslime din dersi adı altında sözde İslam dinini öğretiyor, aleviye Sünnilik konusunda ders veriyor, Kürt çocuğa her sabah hançeresini yırta yırta ne mutlu Türk’üm diyene dedirtiyor, müslümana hilafetin kaldırılmasını, kılık kıyafet dayatmasını ve devrim kanunlarının tırpan gibi biçtiği dini yaşama alanını yok saydırıyor. Başörtülü ve başörtüsüz kadın fotoğrafını kitaplara koyup çağdaş olan ve çağdaş olmayan tanımlaması yapıyor. Ve aslında toplumu kademe kademe bölüp birbirine karşı ötekileştiriyor.
 
Bunlar bir çırpıda söylenebilecek ve uzun uzun konuşulacak hiç de basit olmayan garabet konular.
 
Tek tipçi, dayatmacı eğitim sisteminin ideolojik ezberden çıkıp toplumunun gerçeklerini ve taleplerini gören bir sistem olması gerekiyor.  Aksi takdirde ebeveynler çocuklarına, çocuklar öğretmelerine yalan söylemeye devam edecek. Yalan söyletenler utansın demek yeterli mi?
 
Bu onursuzluğu hak etmiyoruz.

0
2012-11-27T20:52:36+02:00

Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)


Cumhuriyet’in ilanı (29 Ekim 1923)


Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)


Şapka İktisası (giyilmesi) Hakkında Kanun (25 Kasım 1925)


Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine (kapatılmasına) ve Türbedarlıklar ile Birtakım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun (30 Kasım 1925)
Kabul edilen bu kanunlarla Hicri ve Rumi Takvim uygulaması kaldırılarak yerine


Miladi Takvim, alaturka saat yerine de milletlerarası saat sistemi uygulaması benimsenmiştir.


Ölçüler Kanunu (1 Nisan 1931). Bu kanunla ölçü birimi olarak medeni milletlerin kullandıkları metre, kilogram ve litre kabul edilmiştir.


Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun (26 Kasım 1934)


Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun (3 Aralık 1934). Bu kanunla din adamlarının, hangi dine mensup olurlarsa olsunlar, mabet ve ayinler dışında ruhani kisve (giysi) taşımaları yasaklanmıştır.


Soyadı Kanunu (21 Haziran 1934)


Kemal Öz Adlı Cumhurreisimize Atatürk Soyadı Verilmesi Hakkında Kanun (24 Kasım 1934)

Bu kadar..


0