Cevaplar

2012-11-27T22:11:49+02:00

Aşı, normalde sizi hasta edebilecek olan bakteri ve virüslerin zayıflatılmış halidir. Yani savunma sistemi devre dışı bırakılmış halidir. Vücudumuzdaki savunma sistemi, yani Antikorlar, bu zayıflatılmış bakterilere karşı daha etkili oluyorlar. Buradaki asıl amaç, Antikorlara bu (herhangi bir hastalık) hastalığa neden olan bakterilere ve virüslere karşı nasıl savaşıldığını öğretmek, böylece Antikorlar bu bakteriye veya virüse rastladığı zaman bunları öldürmesi kolaylaşıyor. Bu sayede de vücudumuza bu bakteriler veya virüsler girdiklerinde ya hiç hasta olmaz hale geliyoruz, ya da hasta olsak bile hastalığımızın şiddeti ve iyileşme süresi kısalıyor. Antikorlarımız farklı bakterilere ve virüslere karşı olan savaş stratejilerini de hafızasında sadece belli bir süre tutabiliyor. Daha sonra hafızalarına tekrardan kayıt etmek için tekrardan aşı olmamız gerekiyor.

1 5 1
2012-11-27T22:12:02+02:00


Aşı
Aşı Nedir?

İnsan ve hayvanlarda hastalık yapma yeteneğinde olan virüs, bakteri vb. mikropların hastalık yapma kudretlerinden arındırılarak ya da bazı mikropların salgıladığı zehirlerin etkisinin ortadan kaldırılarak sağlam kişilere verilmesi için geliştirilen biyolojik maddelere aşı denilmektedir.

Aşı, kişileri hastalıklardan ve hastalıkların kötü sonuçlarından koruyabilmesi için, sağlam ve risk altındaki kişilere uygulanmaktadır.

Aşılar ölü veya zayıflatılmış mikroorganizma içeren (bakteri veya virüs) ve enfeksiyon hastalıklarının tedavi ve korumasında kullanılan biyolojik ürünlerdir. Aşıların etki mekanizması doğal hastalığa benzerdir; her ikisi de bağışıklık sistemini uyarır ve vücuda girmiş olan mikrobu tanır ve hafıza oluşturur.

Daha sonra aynı mikrop vücuda yeniden girdiğinde bağışıklık sistemi onu tanır ve hastalık yapmasına fırsat vermeden yok eder. Hastalığı geçirme ve aşılanma arasındaki en önemli fark aşılanma ile hastalığı geçirmemektir.

Oluşan antikorlar vücutta uzun süre kalırlar ve bu süre içinde aynı mikrop vücuda tekrar girerse ,bu mikrobun hastalık oluşturmasına fırsat vermeden ortadan kaldırılmasını sağlarlar.

Herhangi bir aşının koruyucu etki gösterebilmesi için uygun yaşlarda ve uygun aralıklarla yapılması şarttır. Zira aşıların çocuklara hastalıklara yakalanma riskinin en yüksek olduğu dönemlerden önce yapılması gerekmektedir.

Başlıca aşı tipleri şunlardır;

Canlı Aşılar: Aşı içerisindeki mikroorganizma canlı olmakla birlikte vücut için tamamen zararsız hale getirilmiştir. Verem, kızamık, kızamıkçık ve kabakulak aşıları buna örnektir.

Ölü Aşılar: Aşıda kullanılan mikroorganizmalar öldürülmüştür. Ancak vücudu uyararak antikor dediğimiz koruyucu maddelerin yapılmasını sağlayacak özellikleri korunmuştur. Boğmaca aşısı buna örnektir.

Subünit Aşılar: Aşıda kullanılan mikroorganizmalar öldürüldükten sonra parçalanarak,bu parçalardan vücudu uyararak koruyucu antikorların yapılmasını sağlayacak parçaları aşı yapımında kullanılmaktadır. Örnek olarak Hepatit B ve Grip aşıları verilebilir.

Toksoid Aşıları: Bu tür aşılarda mikroorganizmaların kendileri kullanılmaz. Bazılarının ürettiği zehirler çeşitli kimyasal maddelerle işlenir ve hastalık yapıcı etkileri yok edilerek aşı yapımında kullanılır. Tetanoz ve difteri aşıları bu tip aşılardır.

Aşının Yararları Nelerdir?

Aşıların sağladığı en büyük yarar toplum sağlığının devam ettirilmesidir. Aşılar öncelikle uygulandıkları kişileri hastalıktan korur ancak hastalıktan korunan kişiler mikropları diğer kişilere taşıyamayacağı için aşılanmamış kişilere de hastalığın geçişi engelleneceği için onlar da korunabilir.

Enfeksiyon hastalıklarının yarattığı bireysel hasar ve maliyet yanında kısa sürede büyük kitlelere ulaşması sonucu oluşturduğu etki çok daha büyük olmaktadır. Hastalığın oluşmasını önlemek her zaman tedavi etmekten çok daha kolay ve anlamlıdır. Hastalıklar zaman zaman hiçbir şekilde tedavi edilemeyecek sorunlara ve kalıcı hasarlara yol açabilmektedirler.

Aşı Nasıl Korur?

Aşılamanın arkasındaki fikir, hastalığı geçirmek zorunda kalmadan o hastalığa karşı bağışıklık sağlayıp korunmaktır. Aşılar hastalıklara sebep olan mikrobun tümü veya hastalık yapan parçaları kullanılarak oluşturulur. Örneğin kızamık hastalığının aşısında kızamık virüsü, Menenjit hastalığının aşısında bu hastalığa neden olan Haemophilus influenzae tip b (Hib) bakterisinin parçaları kullanılır.

Aşıların içerisinde bulunan mikroplar ya ölüdür ya da hastalık yapamayacak kadar zayıflatılmıştır. Aşılarla vücuda verilen mikroplara karşı bağışıklık sistemi aynen hastalığın mikrobuna karşı verdiği cevabı verir ve antikorlar oluşturur. Oluşan bu antikorlar yıllarca vücutta kalır ve daha sonra esas mikropla karşılaşınca hastalık yapmasına fırsat vermeden mikrobu öldürür. Yani yine bağışıklık sistemi devreye girer ama önemli bir farkla: Çocuğunuz hastalanmadan!

Aşılar Nasıl Ürünlerdir?

Aşılar bazı kişilerde uygulandıkları yerde kızarıklık ve ağrı gibi hafif yan etkiler gösterebilen güvenilir ürünlerdir.

Aşılar hastalığa neden olan mikrobun tamamı veya hastalık yapan parçalarını içerir ve bağışıklık sistemini uyararak mikrobun tanınmasını ve mikrop vücuda girdiğinde hastalık yapmasına izin vermeden onun yok edilmesini sağlar.

Aşılar +2 - +8 derece saklama koşullarına uyulduğu sürece son kullanma tarihlerine kadar etkinliklerini korurlar.

Aşı Yapılmaması Gereken Durumlar

Zannedildiğinin aksine, aşıların yapılmasını engelleyecek faktörler çok kısıtlıdır. Halkımız tarafından inanılan ve bu nedenle çocukların aşıya götürülmesini engelleyen hafif ateş, ishal gibi durumların bir engel teşkil etmediği artık bilimsel araştırmalar ile kanıtlanmıştır.

Hangi Hastalıklar Aşılarla Önlenebilmektedir?

Su çiçeği, Hepatit A, Hepatit B, Hib (Menenjit), Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak, Boğmaca, Zatürre (pnömokokal zatürre), Çocuk felci, Kızamıkçık, Difteri, Tetanoz, Kuduz, Meningokok (erişkin menenjiti)

Aşılar Sadece Çocukluk Çağında mı Kullanılabilir?

Aşıların çoğunluğu çocukluk çağında uygulanmasına rağmen aşıların sadece çocuklar ve çocukluk çağı için olmadığının unutulmaması gereklidir. Adolesan ve erişkinler tetanoz ve difteri tekrar dozlarını yaptırmalıdır. Çocukluğunda hepatit A, hepatit B, kızamık, kızamıkçık, kabakulak veya su çiçeği geçirmemiş veya bu hastalıklara karşı aşılanmamış kişiler erişkin yaşlarda da güvenle aşılanabilmektedir ve bu hastalıklar ileri yaşlarda geçirildiğinde çok daha ağır geçirildiği için aşılanmaları büyük önem taşımaktadır.

 

1 1 1