Soru

8801 kullanıcısının avatarı

Matbaanın türkler tarafından kullanımı niçin gecikmiş olabilir

gönderen 8801

Yorumlar

Bu soruyu 8801 kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

bulancakkkk kullanıcısının avatarı
Bulancakkkk cevapladı
Çünkü bilimsel ve kültürel gelişmelere önceden önem verilmezdi ama lale devrinden sonra avrupadaki bilimsel ve kültürel gelişmeler takip edilmeye başlanmış ve matbaa kurulmuş.
Matbaacılığın 15. yüzyıl ortalarında Avrupa’da yayılmasına rağmen Osmanlı’da 1727’ye kadar gecikmesinin en mühim sebebi; gerek İstanbul’da gerek taşrada hattatlıkla geçinenlerin çok büyük bir sayıya ulaşmasından kaynaklanmaktadır. Yani sebep büyük ölçüde ekonomiktir. Mes’elelerin bazı çevrelerce iddia edildiği gibi gericilikle, yobazlıkla bir ilgisi yoktur.
Osmanlı Askerî Kuruluşunu Avrupa’da tanıtan Kont Marsigli, kendisinin İstanbul’da bulunduğu zaman şehirde 90 bin hattat’ın olduğunu söyler. Yani 90 bin ailenin el yazısı ile geçinmesi söz konusudur. Padişahlar, bu kadar insanı işsiz bırakmanın sosyal ve ekonomik bazı buhranlara yol açmasından çekindikleri için, yerli matbaalara izin vermemiştir.
Matbaacılığın birden kabûlü, böyle büyük bir zümreyi işsiz bırakmak demekti. Bu yüzden ilk Türk matbaasının açılmasına izin verilirken, dinî eser basmamak kaydı konulmuştu.
Zaten, Avrupa’da basılmış Türkçe, Arapça ve Acemce eserlerin 3. Murad devrinden itibaren, padişah fermanı ile Türk piyasasında arzedilmesi de, mes’elenin taassupla bir ilgisi olmadığını apaçık göstermektedir.
Matbaacılığın geç girdiği başka devletler de vardır.
Yukarıda belirttiğimiz ekonomik sebepten ayrı olarak şu 2 endişenin de Türk matbaacılığının gecikmesinde bir ölçüde rol sahibi olduğu ileri sürülmüştür:
1— Dinî kitapların baskı sırasında gerekli saygıyı görmemesi endişesi...
2— Yazma kitapların san’at değeri ve estetik güzelliği yanında, basılı eserlerin rağbet bulmama endişesi... Nitekim ilk zamanlar, basılmış eserler daha ucuz ve hatasız olduğu halde, pahalı yazma nüshalar, onlara tercih edilmiştir...
**********
Bazı aydınlarımız, matbaanın dînî bağnazlık yüzünden ve “gâvur icadıdır, dine manidir” diyerek engellendiğini iddia etmektedir. Niyazi Berkes'e ait olan şu ifadeler ise meselenin gerçek sebebini açıklar mahiyettedir:
Kitap basımının şeriata aykırı olduğu iddiasıyla basımevi açılmasına ulemanın karşı geldiği yollu yaygın bir inanç vardır... Gerçekte ise, ulemadan böyle bir direnme geldiğini gösteren hiçbir delil yoktur. Şeyhülislam Abdullah Efendi (matbaa açılması için) fetvayı hemen vermiş, ulemadan on bir kişi ilk kitabın başına konan ‘takriz'ler yazmıştır... Şeyhülislam, İbrahim Müteferrika'ya basılmasını gerekli gördüğü iki kitabı salık vermiştir. Matbaanın tashih işlerine bakmak üzere de ulemadan üçü Kadiri, biri Mevlevi şeyhi dört kişi memur edilmiştir.”
Niyazi Berkes'e göre, matbaanın geç gelmesinin sebebi, Osmanlı lonca sistemi, yani esnaf teşkilatlanması usulü idi. O dönemde, Kapitalizm öncesi Avrupa'da olduğu gibi Osmanlı Devleti'inde de, ticarî anlaşmalarla teknik uygulamalar, kısaca ekonomi üzerinde loncaların çok önemli belirleyici etkisi vardı. Fabrikanın el tezgâhlarını çökerteceği ve bu sebeple, matbaanın gelmesiyle birlikte pek çok hattatın işsiz kalacağı ortada idi. Bu dönemde sadece İstanbul'da hattatlar locasının 90.000 üyesi bulunuyordu. Ekonominin bozulduğu, işsizliğin sürekli arttığı, devam eden savaşların ülkenin belini büktüğü bir zamanda bu kadar çok kişinin bizzat işsiz kalmasının getireceği kargaşa ortada idi.
*********
"Osmanlı’ya matbaanın gelmesinin asıl nedeni, iktisadi sistemlerdir" görüşüne tamamen katılıyorum. Haliç arasında karşıdan karşıya geçen kayıkçılar da Galata Köprüsü’nün yapılmasına karşı çıkmışlardı. Osmanlı’nın matbaayı bilmemesi imkânsız. SultanAhmet’de yüzlerce hattat vardı. Küçük taburelerinde oturur. Getirdiğiniz kitapların ustalıkla cildini açarlar. Sayfaları kendi aralarında paylaşıp, çoğaltarak kopya ederlerdi. Bu kitap kaç sayfa olursa olsun, ister 50 ister 500, böyle yapılırdı. Bu hattatların işlerinin ellerinden alınma korkusu, matbaanın Osmanlı’ya gelmesini geciktirdiğini düşünüyorum. Çünkü Osmanlı’da ekmek parasıyla oynamak büyük bir ayıp ve günahtı. Dolayısıyla bu gecikmeye neden dini bağnazlık değil, tamamen ekonomik sistem, loncaların sistem içindeki güçlü yerleridir. ---- Reha Çamuroğlu (Tarihçi - Yazar) MİLLİYET. GAZETESİ
Matbaanın gecikmesine asıl neden, mesleksiz toplum oluşumuz, endüstri devrimi yapamamış olmamızdır. Anadilinin yazma ve okuma boyutuyla ilgilenmeyen bir toplumda, matbaanın gecikmesi normaldir. Soruları şöyle sormak lazım: İstanbul’u almayı mı, matbaayı icat etmeyi mi tercih edersiniz? Ne gecikmedi ki Türkiye’ye gelmekte? Türkiye’de 7 bin 250 kişiye bir kitap düşüyor. Japonya’da 1000 kişiye, 1000 kitap; iki kişiye bir gazete düşüyor. Biz 20 kişiye bir gazete düşüyor. Parlamentodan geçmiş kaç siyaset adamı, anılarını yazmıştır? Parlamenterler kaç kelimeyle Türkçe konuşuyorlar? Bugün oturup matbaanın gecikmesine neden olarak loncaları, iktisadi sistemleri gösterip, kendi tarihinin dalkavukluğunu yapmak yerine, senteze gitmek gerek. Biz ve onlar ayrımından vazgeçmek gerekir. Çetin Altan (Gazeteci - Yazar)
  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (0)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...