Cevaplar

En İyi Cevap!
2012-11-28T18:16:08+02:00

Yunus Emre, Risaletü'n-Nushıyye adlı mesnevisinde, Anadolu'da yeni bir medeniyetin temellerini atmaya çalışan Türk insanını dıştan içe döndürerek onun kendi iç dünyasındaki seferini hikaye der. Modern psikolojinin, insanın kendisine dönmesi ve Tanrı ile birleşen bir içben keşfetmesi şeklinde ifade etmeye çalıştığı fikirler, onun eserinde asırlar önce halkın anlayacağı bir dille anlatılır. Yunus, ihtirası değil kanaatkâr olmayı, kin ve öfkeyi değil, sevgi ve sabrı, cimrilik ve hasetliği değil, yardımlaşmayı ve cömertliği, başkalarına karşı üstünlüğü değil, eşitlik ve hoşgörüyü savunur. Anadolu'da yükselen yeni medeniyetin temelleri, Yunus, Mevlâna, Hacı Bektaş-ı Veli gibi manevi mimarların dile getirdiği bu sevgi ve barış ahlakı üzerine yükselmiştir.

1 5 1
2012-11-28T18:17:08+02:00

Pâdişahın kudreti gör n’eyledi
Od u sû toprağ u yele söyledi

Bismillah deyip getirdi toprağı
Ol arâda hâzır oldu ol dağı

Toprağ ile sûyu bûnyâd eyledi
Âna Âdem demeği âd eyledi

Yel gelip ardınca dağıttı anı
Andan oldu cism-i Âdem bil bunu

Oh dahı geldî vü kızdırdı anı
Çünki kızdı cisme ulaştı canı

Sûrete girmeğe can fermân olur
Pâdişah emrî anâ fermân olur

Sûreti can girdi pûr nûr eyledi
Sûret dâhı cânı mesrûr eyledi

Hamd û sekr etti dedi ey Zûl-celâl
Bin benim bîğî yaratsan ne muhâl

Toprağ ile bile geldi dört dürlü sıfat
Sabr u iyi hû tevekkül mekrütmet

Suyıla geldî bile dört dürlü hâl
Ol sefâdur hem sehâ lûtf u visâl

Yel ile geldi bile bil dört heves
Oldurur kizb û riyâ tizlik nefes

Od ile geldi bile dört dürlü ded
Şehvet û kibr û tama’ birle hased

Cân ile geldi bile uş dört hısâl
İzzet û vahdet hayâ adâb-ı hâl

Akıl, pâdişâhın kadimliği pertevindendir; akıl dahı üç dürlüdür: Biri Akl-ı maâş’dır; dünya tertiplerin bildirir; biri de Akl-ı Maâd’dır, âhıret ahvâlin bildirir; biri de Akl-ı Kûlli’dir; Allâhu tâla ma’rifetin bildirir. Îman, pâdişâhın hidâyeti nûrundandır; îman da üç dürlüdür.: Biri ilm’ûl-Yakıyn’dir ve biri Ayn’ül-Yakıyn’dir ve biri Hakk’ul-Yakıyn’dir. Ammâ ol îma’n ki ilm’ül-Yakıyn’dir, akılda yerlidir ve ol îman ki Ayn’ul-Yakıyn’dir, gönülde yerlidir ve ol îman ki Hakk’ul-Yakıyn’dir, canda yerlidir. Can ile olan îman canla bile gider. Uçmak pâdşahın fazlı pertevindendir; tamu pâdşâhın adlı pertevindendir. Toprak, pâdşâhın nûru pertevindendir; Su, pâdşâhın hayatı pertevindendir. Yel pâdşâhın heybeli pertevindendir. Od, pâdşâhın hışmı pertevindendir. Toprak ile su uçmakta yerlidir, od ile yol tamuda yerlidir. Od ile ve yel ile gelen dokuz kişidir ki bunlar, binbaşılarıdır; biner erleri vardır, kime gelseler kendi makamına iletmek yarağında olurlar. Toprakla, suyla gelen on üç kişidir; bunlar dahı binbaşlarıdır; biner erleri vardır, kime gelseler uçmağa dartarlar. Can ile gelen dahi dört kişidir, bunlar canla geldi, canla gider. Bunların dahı biner erleri vardır. Bunlarınla olanlar dîdâra müstağrak olasılardır. Toprakla, suyla gelen, uçmakta olasılardır, odla, yelle gelen, tamuda kalasılardır, canla bile gelen Hazretde müstağraktır. İmdi bilgil ki hangi yoldansın; hangisinin sözün tutarsan, onun bölüğündensin; Vallâhu a’lem.

0