Cevaplar

2012-11-28T21:15:25+02:00

Bilim, gerçeği arama eylemidir. Bilimsel bilgi gerçeklerin toplanması, düzenlenmesi ve
yorumlanması ile ortaya çıkar. Bilimsel dürüstlük “gerçeği arama” eyleminde ahlaklı, doğru,
emeğe saygılı ve içten olmayı gerektirir. (1). Bilimin temeli dürüstlüktür. Bilimsel araştırmanın
amacı maddi kazanç sağlamak, toplumda ünlü olmak, kendini yüceltmek, meslektaşları
arasında sivrilmek değildir. Bilimci “bilim teknisyeni” değil, aydın bir kimlik olduğunda etik
felsefeyi de tam özümsemiş olmalıdır. İnsan, bilimci olmaya, bilimci gibi yaşamaya karar
verdiğinde öncelikle ve özellikle bilim etiğini incelemek, öğrenmek zorundadır. Etik olmadan
bilim olmaz. (2)
TÜBA etik kurulu etiği “Etik, insanların ahlaklı yaşamanın temelleri üzerine akıl yordukları ve
bu temellerden yola çıkarak doğru ve yanlışı ayırt etmeye, doğru davranış biçimlerini bulmaya
ve uygulamaya yarayabilecek kuramsal ve toplumsal araçları geliştirdikleri bir düşün alanıdır.”
olarak tanımlamıştır. (3) Etik, akıl yürütme ve paylaşım ortamlarının yaratıldığı ve yaşama
geçirilmesi için gerekli toplumsal araçların geliştirildiği bir toplumsal iletişim ve eylem alanı
olarak da tanımlanmaktadır (4). Her türlü insan ilişkisini, toplumsal yaşamın ve etkileşmenin
ahlaki kurallarını oluşturur. Birey egosu itibarı ile güçlü bir şekilde “kural dışı” davranma
eğiliminde olsa gerek ki ahlaklılık sürekli bir davranış refleksi olmuştur. (5). Birbiriyle yakın
ilişkide hatta eş anlamlı olarak kullanılan etik ve ahlak kelimeleri arasındaki temel ayırım: Etik
ahlakı konu alan felsefi bir bilim dalıdır. Bilimsel düşünce etik olmak zorundadır. Etik bizim
işimizi zorlaştıran değil, aksine yaptığımız araştırmaların sonuçlarını sunduğumuz bir yaşam
felsefesidir.
Bilimsel araştırmaların bilim kamuoyuna sunulma aşaması ayrı bir sorumluluktur. Bilimsel
yayınlar üzerine son yıllarda çok büyük tartışmalar yaşanmakta ve bu aşamadaki bilinen etik
sorunlara yenileri eklenmekte, birkaç zaman öncesine kadar yalnızca yazarlara yönelik etik
sorunlar dile getirilirken artık editör ve hakemlere (danışmanlar) ait etik sorunlar da somut
belgelere dönüşmektedir.
Bilimsel yanıltmada yayın etiği çok özel bir konuma sahiptir. Bilimsel araştırmada etik dışı
davranışlar ancak yayına dönüştüğünde fark edilmektedir. Ayrıca aşırma, sahtecilik, saptırma,
yayın tekrarı, dilimleme gibi etik dışı davranışlar ancak yayınlar sonucu ortaya çıkmaktadır.

0