Cevaplar

2012-11-29T20:04:46+02:00

senin için her şeyi yaptı senin için ölümü bile göze alırım diyebilirsin

2 2 2
2012-11-29T20:05:03+02:00


Şubat 9, 2009

 n zincir, ip:

Okur,önce çilbiri eline, yani başlığı diline yakışan şiirleri okur.
Çotunak: İki dalın gövdeden ayrıldığı yer.
Şiiri rahatlıkta, çotunakta otururken değil; dal uçlarında dolaşırken ara, o tazeliğin kokusu ve korkusu yüreğine düşsün
Çovaşlamak: Güneşlemek.
Şiirin çovaşladığı yer, yalnızca okurun bahçesidir.
Çöğmek: Yükseğe fırlamak.
Dolaşımda olan şiir, çöğüp buluta tutunmayı bilen şiirdir; çünkü bulutlar sınır tanımaz.
Dalabık (dalıbık): Tedirginliği sürekli kılan gönül üzüntüsü.
Dalıbıklı gülibiklerdir, şiiri sabah uykularından eden; uykusunu almamış şiire de şiir denmez..
Dam: Cezaevi.
Dam üstünde un eleyenlerle aklı bozmamış o iyi ozanlardan biri olmak için, Nazım, Ahmet Arif gibi ille de damda yatmak mı gerekir bilmem?
Dastar: Başa sıkıca bağlanan örtü.
Dikkati, menevişli gözlerde toplamak için, bir şiirde hangi sözcüklerin dastarlanacağını ancak iyi şair bilir.
Dayak: Kapının açılmasını önlemek için arkaya dayanan ağaç.
Harcıalem şiirlerle sokak sokak dolaşmaya alışmış bir ozan, belli bir saatten sonra kapı dayaklamakla ne şiirin namusunu ne de kendi namusunu temizleyebilir.
Deste: Biçilip bir yere konmuş arpa buğday demeti.
Şiir tarlasında deste çekmekle işe başlamamış bir ozandan, şiir emeği adına eylemde bulunması beklenemez.
Dığan. Saplı, yayvan tencere; ağzını toplamayı bilmeyen, yersiz konuşan kişi.

1 1 1