Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-09-30T13:16:07+03:00

Türk edebiyatında yenileşme döneminde toplumu bilgilendirmek ve eğitmek amacıyla öncelikle düzyazı türleri gelişmiştir. Öğretici metinler adını verdiğimiz bu metinler, gazete aracılığıyla yazınımızda yer almaya başlamıştır. Bunlar ise; eleştiri, makale, köşe yazıları, haber yazıları, deneme, anı, biyografi, mektup, günlük vb, yazılı türlerdir. Bunların yanında yenileşme döneminde ( Tanzimat Edebiyatı,Dönemi) şiirlerin de aynı işlevi sürdürdüğünü, Namık Kemal’in kasidelerinde, Şinasi’nin şiir çevirilerinde, Ziya Paşa’nın Terkibi Bend ve Terci-i Bendl’erinde görebiliriz.


dönemin değişmesi ve devlete belli anlamlarda yenilikler getirilmesi durumunda Eskinin modernize edilmesidir. 


1 5 1
2012-09-30T13:16:39+03:00

Tanzimat yıllarına gelinceye kadar, Avrupa'da Rönesans adı verilen ilim, kültür, sanat ve teknik alanlardaki değişme, gelişme, daha Fatih Sultan Mehmet devrinden (1451-1481) itibaren, Osmanlı İmparatorluğu'nun ileri görüşlü bazı devlet adamlarının -sınırlı da olsa- dikkatini çekmiş bulunuyordu. Nitekim Avnî takma adıyla bir divan tertip edecek kadar Türkçeye hâkim oluşunun yanı sıra Yunanca, Sırpça, İtalyanca, Rumca gibi eski Avrupa dillerini de çok iyi bilen Fatih; İtalyan ressam Centile Bellini'yi İstanbul'a davetle bizzat resmini yaptırıyor, kendisini taltif ediyor ve ayrıca saraya diğer Batılı sanat, bilim adamlarını getirterek onlardan faydalanmanın yollarını araştırıyordu. Tabiî o arada, Avrupa'da yazılmış kültür eserleri de yavaş yavaş tanınıyordu. Böylece, 15. yüzyılın ikinci yansında Batı medeniyeti, o güne kadar, kendi içindeki kapalı dünyada yaşamaya alışmış bulunduğunu söyleyebileceğimiz imparatorluğa girmeye başlıyordu.

Kanunî Sultan Süleyman zamanında (1520-1566) ise, Türk-Fransız dostluk ilişkileri çerçevesinde gelişme gösteren Avrupa ile temas, özellikle, Fransız kültürünün memleketimize intikalinin hazırlık safhasını teşkil ediyordu.

1 5 1