Cevaplar

2016-01-28T14:03:21+02:00
Halk Şiiri Geleneği ve Özellikleri :1. Bu şiir geleneğinin ürünleri sade bir Türkçeyle söylenmiş ya da yazılmıştır.
2. Halkın içinden doğan eserler, konu, tema ve duyarlık bakımından halkın hayatına sıkı sıkıya bağlıdır.
3. Şairler, genellikle öğrenim görmemiş (ümmî-okuma yazma bilmeyen) kişilerdir.
4. Aşk, doğa, ayrılık, özlem, ölüm, din, tasavvuf konularının yanı sıra toplum hayatını ilgilendiren sorunlara da sık sık eğilen şairler, bunlarla ilgili eleştiriler getirmişler, daha çok da somut konular üzerinde durmuşlardır.
5. Şiirlerde biçimden çok konuya ağırlık verilmiştir.
6. Şiirler daima müzik eşliğinde (ezgili) söylenmiş; saz, şiirin ayrılmaz parçası olmuştur. Âşıklar, bu edebiyatın mensur kısmını oluşturan halk hikâyelerinin oluşumu, gelişimi ve aktarılmasında da önemli rol oynamışlardır.
7. Şiirde nazım birimi dörtlüktür. Yaygın olarak hece ölçüsü kullanılmıştır. Hecenin en çok 7'li, 8'li ve 11'li kalıpları kullanılmıştır. Fakat şehirde yaşamış, medrese eğitimi almış bazı ozanlar aruzu da kullanmışlardır.
8. Koşmasemaivarsağıdestanilahinefesmanitürkü gibi... gibi değişik nazım şekilleri kullanılmıştır.
9. Âşık edebiyatı doğaçlamaya (irticalen söyleyişe) dayanır. Âşıklar, eserlerini bir ön hazırlık olmaksızın, doğrudan, sözlü olarak meydana getirirler. Bu yüzden şiirlerde derin bir anlam, kusursuz bir biçim görülmez.
10. Halk deyimlerine ve güzel halk söyleyişlerine yer verilir.
11. Az da olsa benzetmelerden ve mazmunlardan faydalanılmıştır. (Boy serviye, yüz aya, kaş kaleme, diş inciye, yanak güle benzetilir)
12. Şiirlerin özel bir başlığı yoktur, bunlar nazım şekilleri ile adlandırılmıştır.
13. Genellikle yarım kafiye kullanılır. Ahenk, daha çok kafiye ve redifle sağlanır. 
14. Konu, şekil ve dil bakımından dış etkilerden uzaktır.
15. Nesir alanında da eserler verilmiştir. Nesir, halk edebiyatında nazma göre önemsiz kalmıştır; çünkü duygu ve düşüncelerin kalıcılığı şiirle daha kolay sağlanmaktadır.
16. Nesir örnekleri arasında halk masalları, halk hikâyeleri, efsaneler, atasözleri, deyimler, halk tiyatrosu, bilmeceler, fıkralar sayılabilir.
17. Halk edebiyatı, gözleme dayalıdır. Benzetmeler, somut kavramlardan yararlanılarak yapılır. Şairlerin söyledikleri her şey gerçek yaşamdan alınmadır. 
18. Gelenek usta-çırak ilişkisiyle bugüne kadar gelmiştir. 
19. Halk şiiri geleneğinin en ünlü temsilcileri: KaracaoğlanPir Sultan AbdalDadaloğlu,Yunus Emre, Kaygusuz Abdal, Erzurumlu EmrahGevheri'dir. 
20. Bu geleneğin son dönem temsilcileri arasında Âşık Veysel, Murat Çobanoğlu, Âşık Reyhani, Âşık Şeref Taşlıova ve Âşık Mahzuni Şerif sayılabilir.
Divan Şiiri Geleneği ve Özellikleri:1. Divan şiirinin dili Arapça, Farsça sözcük ve tamlamalarla dolu Osmanlıca denen yazı dilidir.
2. Ölçü, İranlıların Araplardan alarak yeniden düzenledikleri aruz ölçüsüdür.
3. Nazım biçimleri genelde Arap ve İran şiirlerinden alınmıştır. (Şarkı ve tuyuğ, Türklerin buluşudur.) Nazım birimi, beyittir. Beyit, kendi içinde anlam bütünlüğü taşır. Beyitlerle kurulan nazım biçimlerinde beyitleri birbirine bağlayan ölçü ve uyak birliğidir.
4. Divan edebiyatında genellikle tam ve zengin uyak kullanılmıştır.
5. Divan edebiyatında Arap ve Fars edebiyatlarından alınan nazım biçimleri kullanılır: Kaside,gazelmesnevimurabbaterkib-i bendrubai...
6. Şiirler, konularına göre değişik biçimde adlandırılır: Ölüm teması işleyen şiirlere mersiye, Peygamberlerin erdemlerini anlatan şiirlere naat, Tanrıya yakarışı işleyen şiirlere münacaat, Tanrının birliğini anlatan şiirlere tevhid, şairin kendini övdüğü şiirlere fahriye, şairin toplumsal çarpıklıkları dile getirdiği yergilere de hiciv denir.
7. Divan edebiyatının kaynakları din, tasavvuf, Kur'an, hadis, peygamber hikayeleri, evliya menkıbeleri, İran ve islam mitolojisidir. XIII. yüzyıldan sonra yerli yaşam, günlük olaylar... olmuştur. Bu nedenlerle şiirlerde aşk, şarap, din ve ahlak ile ilgili soyut kavramlar işlenmiştir. Şiirlerin kişi ve toplum yaşayışı ile ilgili gerçeklere, doğayla ilgileri azdır. Stilize edilmiş bir doğa anlayışı ile doğa öğeleri nakış, motif gibi kullanılmıştır.
8. Divan şiirinde aşk ön plandadır. Aşk anlayışı çağın mutlak hükümdarlık sistemine ve tasavvuf düşüncesine dayanır. Sevgili, mutlak iktidar sahibi, zalim, vefasız; âşık ise bahtsızdır. Şairler daha çok platonik bir aşk anlayışını benimsemiştir.
9. Divan şiirinde kaderci bir dünya görüşü egemendir. Şairler, dünyanın geçici olduğundan, feleğin şerrinden, zamanın kötülüğünden yakınırlar.
10. Söyleyiş, özentilidir. Ustalık, benzetmeler yapmak; mecazlı, sanatlı deyişler yaratmak, kalıplaşmış anlamlı sözcükleri (mazmunlar) yeniden kullanmakta görülmüştür. Bu nedenle şair, konudan çok söyleme biçimine (üsluba) önem verir.
11. Divan şiirinde nazirecilik yaygındır. Şairler, çok beğendikleri şiirleri taklit etmişler, onlardan daha güzel şiirler yazmayı amaçlamışlardır. 
0