Cevaplar

2012-11-30T13:54:35+02:00

Yüklem

 

Cümlede kip ve Zaman'ın bildirerek yargıyı Ortaya koyan püskürtülen unsurdur. Tek Başına cümle ÖZELLİĞİ gösterir. Diger öğeler yüklemin tamamlayıcı öğeleridir.Zaman bildirerek yargıyı Ortaya koyanpüskürtülenunsurdur. Tek Başına cümleÖZELLİĞİgösterir. Diger öğeleryüklemin tamamlayıcı öğeleridir.

 

Cümlede yüklemi BULMAK for herhangi BIR öğeye Soru soramayız. Önü çekimli durumda bulunan sözcüklerden anlarız.yüklemiBULMAK for herhangi BIR öğeye Soru soramayız. Önü çekimli durumda bulunan sözcüklerden anlarız.

 

Örneğin;

 

"Biliyorum" sözü "bilmek" eyleminin Şimdiki zamanla çekimlendiğini gösteriyor. Öyleyse Yargı bildiriyor demektir.Dolayısıyla BIR cümledir.zamanlaçekimlendiğini gösteriyor. Öyleyse Yargı bildiriyor demektir. Dolayısıyla BIR cümledir.

 

"Biraz once GELEN Çocuk, kapıcının kızıydı . "

 

cümlesindeki six çizili SÖZ isim tamlaması olduğundan;

 

"O, eskiden, yaramaz BIR çocuktu . "

 

cümlesindeki six çizili SÖZ sıfat tamlaması olduğundan birbirinden ayrılmaz ve Birlikte yüklem Olur.yüklem Olur.

 

 

 

Özne

 

Cümlede yüklemin bildirdiği ISI, hareketi 'yapan ya da Olus Içinde bulunan öğedir. Cümlenin püskürtülen öğesidir. Onu cümlede bulunmak zorunda degildir Ancak.yükleminbildirdiği ISI, hareketi 'yapan ya da Olus Içinde bulunan öğedir.Cümleninpüskürtülenöğesidir. Onu cümlede bulunmak zorunda degildir Ancak.

 

Cümlede özneyi BULMAK for Yukleme "kim" ve "ne" sorularını sorarız. Ancak özellikle "ne" Sorusu, nesneyi BULMAK for de sorulduğundan, biz özne sorusunu Yukleme degisik biçimde sorarız.Yukleme"Kim" ve "ne" sorularını sorarız.Ancaközellikle "Ne" Sorusu, nesneyi BULMAK for de sorulduğundan, biz özne sorusunu Yukleme Degisik biçimde sorarız.

 

Örneğin;

 

"Öğretmen soruyu bana sordu."

 

cümlesinde "sordu" yüklemdir. Özneyi BULMAK for Yukleme "Soran kim?" Diye soruyoruz. Cevap olarak "Öğretmen" madeni parayı almayı deniyor. Öyleyse cümlenin öznesi met sözcüktür.yüklemdir. Özneyi BULMAK forYukleme"Soran kim?" Diye soruyoruz. Cevap olarak "Öğretmen" madeni parayı almayı deniyor. Öyleyse cümlenin öznesi met sözcüktür.

 

 

 

Cümlede özne yukarıdaki örneklerde görüldüğü Gibi, public olarak verilebileceği Gibi, yüklemin çekiminden de çıkarılabilir. Cümlede Nonlinear, yüklemdeki şahıs eklerinden anlaşılan met TÜR öznelere "Gizli özne" Adi verilir.

 

 

 

"Sana met Kitabı two günlüğüne verebilirim."

 

cümlesinin yüklemi "verebilirim" sözüdür. Özneyi BULMAK for "VEREN kim?" Diye soruyoruz, "Ben" cevabı madeni parayı almayı deniyor; ancak met SÖZ cümlede yok, biz bunu yüklemin bildirdiği şahıstan çıkarıyoruz. Öyleyse met cümlenin öznesi Gizli öznedir. Ayşe özne cümlede var Olan öğelerden Biri sayılmaz. Yani "Geldim." Cümlesinde öznenin "ben" oldugu görülse safra met cümle Eklendi sadece yüklemden oluşmuş sayılır.

 

Onun cümlede özne BULUNMAZ. Yani eylemi yapan tuhaf olurum belli degildir.

 

"Kasabaya met yoldan gidilmez."

 

cümlesinde "Gidilmeyen ne, gidilmeyen kim?" Gibi sorulara Cevap alınmaz. Öyleyse cümlenin öznesi yoktur.

 

 

 

Nesne

 

Cümlede yüklemin bildirdiği isten etkilenen öğedir. Yukleme sorulan "kimi, Kısa süreliğine, ne" sorularına Cevap vegbigb.

 

Nesneler hal ekini alıp almamalarına GÖRE two grupta incelenir.

 

 

 

1. Belirtili Nesne

 

Nesne görevinde bulunan SÖZ, "-i" hal ekini almışsa, nesneye belirtili Nesne denir.

 

"Çiçekleri annesine verdi."

 

cümlesinde "Çiçekleri" nesnesi "-i" hal eki aldığından belirtili nesnedir.

 

 

 

2. Belirtisiz Nesne

 

Nesne görevinde bulunan SÖZ "-i" hal ekini almamışsa our dog, belirtisiz nesnedir.

 

"ANNESİ for çiçek topladı."

 

cümlesinde "çiçek" nesnesi met eki almamış ve belirtisiz Nesne olmuştur.

 

 

 

1 5 1
2012-11-30T14:42:40+02:00

Bir duygu, düşünce veya durumu tam olarak anlatan sözcük ya da söz öbeklerine cümle denir. Şimdi birbirini tamamlayan öğeleri inceleyeceğiz.

Bir cümlenin oluşması için en önemli şart, kip ve şahıs bildiren bir unsurun bulunmasıdır. Yani eğer cümle içinde herhangi bir söz, haber veya dilek kiplerinden herhangi biriyle çekimli halde bulunuyorsa o, bir yargı bildiriyor demektir. Yargı bildirmek ise cümle olmanın en önemli koşuludur. Şahıs bildirmek, cümle olmak için her zaman gerekli değildir.

Cümlede bulunabilecek öğeler, yüklem, özne, nesne ve tümleçlerdir. Bunların özelliklerinin neler olduğunu şimdi ayrı ayrı görelim.

 

Yüklem

Cümlede kip ve zaman bildirerek yargıyı ortaya koyan temel unsurdur. Tek başına cümle özelliği gösterir. Diğer öğeler yüklemin tamamlayıcı öğeleridir.

Cümlede yüklemi bulmak için herhangi bir öğeye soru soramayız. Onu çekimli durumda bulunan sözcüklerden anlarız.

Örneğin;

“Biliyorum” sözü “bilmek” eyleminin şimdiki zamanla çekimlendiğini gösteriyor. Öyleyse yargı bildiriyor demektir. Dolayısıyla bir cümledir.

“Biraz önce gelen çocuk, kapıcının kızıydı.

cümlesindeki altı çizili söz isim tamlaması olduğundan;

“O, eskiden, yaramaz bir çocuktu.

cümlesindeki altı çizili söz sıfat tamlaması olduğundan birbirinden ayrılmaz ve birlikte yüklem olur.

 

Özne

Cümlede yüklemin bildirdiği işi, hareketi yapan ya da oluş içinde bulunan öğedir. Cümlenin temel öğesidir. Ancak her cümlede bulunmak zorunda değildir.

Cümlede özneyi bulmak için yükleme “kim” ve “ne” sorularını sorarız. Ancak özellikle “ne” sorusu, nesneyi bulmak için de sorulduğundan, biz özne sorusunu yükleme değişik biçimde sorarız.

Örneğin;

“Öğretmen soruyu bana sordu.”

cümlesinde “sordu” yüklemdir. Özneyi bulmak için yükleme “Soran kim?” diye soruyoruz. Cevap olarak “Öğretmen” geliyor. Öyleyse cümlenin öznesi bu sözcüktür.

Cümlede özne yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi, açık olarak verilebileceği gibi, yüklemin çekiminden de çıkarılabilir. Cümlede olmayan, yüklemdeki şahıs eklerinden anlaşılan bu tür öznelere “gizli özne” adı verilir.

“Sana bu kitabı iki günlüğüne verebilirim.”

cümlesinin yüklemi “verebilirim” sözüdür. Özneyi bulmak için “Veren kim?”diye soruyoruz, “Ben” cevabı geliyor; ancak bu söz cümlede yok, biz bunu yüklemin bildirdiği şahıstan çıkarıyoruz. Öyleyse bu cümlenin öznesi gizli öznedir. Bu özne cümlede var olan öğelerden biri sayılmaz. Yani “Geldim.” cümlesinde öznenin “ben” olduğu görülse bile bu cümle sadece yüklemden oluşmuş sayılır.

Her cümlede özne bulunmaz. Yani eylemi yapan bazen belli değildir.

“Kasabaya bu yoldan gidilmez.”

cümlesinde “Gidilmeyen ne, gidilmeyen kim?” gibi sorulara cevap alınmaz. Öyleyse cümlenin öznesi yoktur.

 

Nesne

Cümlede yüklemin bildirdiği işten etkilenen öğedir. Yükleme sorulan “kimi, neyi, ne”sorularına cevap verir.

Nesneler hal ekini alıp almamalarına göre iki grupta incelenir.

 

1. Belirtili Nesne

Nesne görevinde bulunan söz, “-i” hal ekini almışsa, nesneye belirtili nesne denir.

“Çiçekleri annesine verdi.”

cümlesinde “Çiçekleri” nesnesi “-i” hal eki aldığından belirtili nesnedir.

 

2. Belirtisiz Nesne

Nesne görevinde bulunan söz “-i” hal ekini almamışsa nesne, belirtisiz nesnedir.

“Annesi için çiçek topladı.”

cümlesinde “çiçek” nesnesi bu eki almamış ve belirtisiz nesne olmuştur.

 

Dolaylı Tümleç

Yüklemin yöneldiği, bulunduğu, çıktığı yeri gösteren öğedir. Yükleme sorulan “-e”, “-de” ve “-den” hal eklerini alan sorulara aynı ekleri alarak cevap veren sözcük ya da söz öbekleri dolaylı tümleç görevinde bulunur. Soruların ve cevapların aynı ekleri alması zorunluluğu bunun diğer öğelerle karışmasına engel olur. Bunu örneklerle açıklayalım.

“Elindeki kitap ve defterleri bana verdi.”

cümlesinde altı çizili öğeyi bulabilmek için yükleme “kime” sorusunu soruyoruz. Soru da cevap da aynı eki almış. Öyleyse “bana” sözü dolaylı tümleçtir.

“Sizinle ancak yaza görüşürüz.”

cümlesinde altı çizili sözcük de “-e” hal ekini almıştır. Ancak bu öğeyi bulmak için yükleme “ne zaman” sorusunu soruyoruz. Görüldüğü gibi soru hal eki almadan soruluyor. Öyleyse bu, “-e” hal eki almış olmasına rağmen dolaylı tümleç değildir.

“Kimseye sormadan dışarı çıktı.”

cümlesinde ise altı çizili öğeyi bulmak için yükleme “nereye” sorusunu soruyoruz. Bu durumda soru, “-e” hal eki almış, ancak “dışarı” sözü aynı eki almamış. Öyleyse buna da dolaylı tümleç diyemeyiz.

Görüldüğü gibi sorular ve cevapların aynı ekleri alması koşulu, birbiriyle karışan öğeleri ayırt etmemizi sağlıyor.

Aynı durumu “-de” ve “-den” eklerinde de görebiliriz.

“Beni sınıfta iki saattir bekliyormuş.”

cümlesindeki altı çizili öğeyi cevap olarak almak için, yükleme “nerede” sorusunu soruyoruz. Öyleyse bu öğe dolaylı tümleçtir.

“Hepimiz iki saattir ayakta bekliyoruz.”

cümlesinde ise altı çizili öğeyi bulabilmek için yükleme “nasıl” sorusunu sormamız gerekiyor. Görüldüğü gibi soru “-de” ekiyle sorulmamış. Demek ki öğe dolaylı tümleç değil.

“O, iki gün önce buradan ayrıldı.”

cümlesinde altı çizili öğe “nereden” sorusuna cevap vererek dolaylı tümleç olmuş.

“Senin de gelmeni yürekten isterdim.”

cümlesinde altı çizili öğe “nasıl” sorusuna cevap verdiğinden dolaylı tümleç değildir.

Şu elmadan üç kilo verir misin?”

cümlesinde altı çizili öğeyi bulmak için “neyden” sorusunu yükleme soruyoruz. Cevap geldiğinden öğe dolaylı tümleçtir.

Hastalandığından gelmedi.”

cümlesinde altı çizili öğeyi ise “niçin” sorusuyla buluyoruz. Öyleyse bu, dolaylı tümleç değildir.

Örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Burada unutmamamız gereken, soruyla cevabın aynı ekleri (-e, -de, -den) almasıdır. Dolaylı tümleci bulduran soruları ezberlemek yerine, bunu kavramak daha avantajlı bir yoldur.

 

 

0