Cevaplar

2012-11-30T19:11:41+02:00

DÜŞÜNCE GELENEKLERİ

 

İnsanların düşüncelerinin çoğu, dinler ve yasa gibi, eskiden beri

süregelen inanışlara dayanır. Herkesin konuştuğu gibi konuşmayı

öğreniriz, herkesin düşündüğü gibi düşünmeyi de tanıtma örgüsü ile

birlikte benimseriz; içimize yerleşen bu sağlam örgüyü artık

sarsamayız, doğruluğundan kuşku duyamayız. Tersine herkes bu

dışardan gelme inanışı elinden geldiği kadar berkitmeye çabalar.

(Kitap 1, bölüm 2)

 

Hiçbir iyi insan yoktur ki, bütün yaptıkları ve düşündükleri yasalara

vurulursa hayatında on kez idamlık suç işlememiş olsun, hem de ceza

görmeleri ve yitirilmeleri çok yazık ve çok haksız da olsa. Öyle insan

da vardır ki yasalara uymayan hiçbir şey yapmamış da olsa iyi insan

diye övülmeyi haketmez ve filozof onu haklı olarak kırbaçlar. (Kitap

3, bölüm 9)

 

YASALAR

 

Aklın o kadar çeşitli yolları vardır ki hangisinden gideceğimizi

bilemeyiz. Görgünün de öyle. Olaylara bakarak çıkarmak istediğimiz

sonuçlar pek inanılır gibi değildir. Çünkü olaylar hiçbir zaman eşit

olmazlar. Bu dünyada gördüğümüz şeylerin ortak özelliği ayrı ve

değişik olmalarıdır.

 

Bununla birlikte yasaları çoğaltarak yargıçların yetkilerini daraltmak,

yargılara sınır çizmek düşüncesine de yanaşmıyorum. Bu düşüncede

olanlar şunu unutuyorlar ki, yasaları yapmakta olduğu kadar onların

yorumlanmasında da özgürlük ve yetki vardır.

 

Yargıçlarımızı yasalar üzerinde düşünce yürütmek ve karar

vermek işinde o kadar serbest bıraktık ki hiçbir özgürlük bundan daha

keyfi, bundan daha geniş olmaz. Yasa adamlarımız binbir çeşit özel

durum düşünüp her biri için ayrı yasa yapmakla ne kazandılar?

 

Bunları ne kadar çoğaltsak insan işlerinin sonsuz değişikliğini

karşılayamayız. Bu yasaları yüz kez daha artırsanız, gelecekteki

olaylar arasında öyleleri bulunacaktır ki bizim yaşamdan alıp kitaba

koyduğumuz olaylardan hiçbirine benzemeyecek yeni maddeler

koymayı gerektirecektir. Durmadan değişen insan durumlarının

değişmez yasalarla ilgisi pek azdır. En iyi yasalar en az ve öz, en genel

olanlardır. Bana sorarsanız yasalar bizimkiler kadar çok olacağına hiç

olmasa daha hayırlıdır. Doğanın yasaları bizim yazdıklarımızdan her

zaman daha akıllıcadır. (Kitap 3, bölüm 13)

 

Bir kavgaya sudan nedenlerle katılanların, sudan nedenlerle

ayrılıvermeleri olağandır. (Kitap 3, bölüm 10)

 

Bütün kamusal eylemler kararsız ve değişken yorumlara uğrar,

çünkü çok fazla insan akıl yürütür onlar üstüne. (Kitap 3, bölüm 10)

 

Ben insanın iş görmesini, yaşama çabasını uzatabildiği kadar

uzatmasını isterim. Ölüm, lahanalarımı dikerken bulmalı beni;

ama ölüm korkusu, hele kusurlu bahçemi yitirme korkusu içinde değil.

(Kitap 1, bölüm 20)

 

SÖZ ÖZGÜRLÜĞÜ

 

İster sözle olsun, ister davranışla, zorbalığın her çeşidinden nefret

ederim. Düşüncemizi duyular yoluyla aldatan gösterişlere her zaman

karşı koymuşumdur. Üstün sayılan insanlara yakından bakınca

anladım ki çoğu, herkes gibi insandır.

 

Rarus enim ferme sensus communis in illa. (Juvenalis)

 

Yüksek mevkilerde sağduyuya az raslanır.

 

Kralların şaştığım tarafı, hayranlarının bu kadar bol olmasıdır. Her

şeyimizi emirlerine verelim, ama düşüncemiz bize kalsın. Önlerinde

bükülen, dizlerimiz olsun, aklımız değil.

 

Melanthius'a Dionysios'un bir tragedyası hakkında ne düşündüğünü

sormuşlar: Laf kalabalığından tragedyayı görmedim ki, demiş. Onun

gibi, büyüklerin nutukları üstüne hüküm verecek olanlar da şöyle

diyebilirler: Bu kadar ciddilik, büyüklük, şatafat içinde sözlerinin

gerçek anlamı anlaşılmıyor ki. Bilgiçlik, çok yüksek mevki ve

ünlerle de bir araya geldi mi, büsbütün tehlikeli oluyor. Geçen gün bir

yerde dev ünlü bir adam, masasında rahat rahat konuşulan önemsiz bir

konuya karıştı ve söze şöyle başladı: Kim böyle düşünmüyorsa

yalancıdır, cahildir...

 

İnsan düşüncesi böyle bir yola saptı mı hançerinizi hazırlayın

tetik durun. (Kitap 3, bölüm 7)

 

Her okuldan bütün filozofları birleştiren genel bir anlaşma varsa o da

en iyi şeyin ruh ve beden rahatlığı olduğudur, ama nerede, kimde

bulabiliriz bu rahatlığı? (Kitap 3, bölüm 2)

 

Güzel eylemlerin karşılığını başkalarından beklemek, çok kararsız ve

bulanık bir varlığa bel bağlamak olur. (Kitap 3, bölüm 2)

 

Ben ne isem, ne durumdaysam, eylemlerim de ona göre, ona uygun

olur. (Kitap 3, bölüm 2)

 

1 4 1
2012-11-30T19:12:18+02:00

DÜŞÜNCE GELENEKLERİ

İnsanların düşüncelerinin çoğu, dinler ve yasa gibi, eskiden beri
süregelen inanışlara dayanır. Herkesin konuştuğu gibi konuşmayı.


YASALAR

Aklın o kadar çeşitli yolları vardır ki hangisinden gideceğimizi
bilemeyiz. Görgünün de öyle. 


SÖZ ÖZGÜRLÜĞÜ

gibikısa bilgiler vermştir 


0