Soru

eda4d kullanıcısının avatarı

türk tarihi doğal ve kültürel zenginliklerin korunmasının önemi nedir?

gönderen Eda4d

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Eda4d kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

yusufcan123 kullanıcısının avatarı
Yusufcan123 cevapladı

Türkiye coğrafyası: Palmiye kaplı sahillerini, buzul kaplı dağlarını,derin vadi tabanlarını, yüce dağ doruklarını,verimli ovaları, kıraç ve kayalık yamaçlarını bünyesinde barındırır.Bu denli farklı çoğrafik alan doğal olarak çeşitli ekosistemleri meydana getirir.

Bu denli zengin coğrafik mozaikte yaşayan ve pek çoğu endemik (o bölgeye özgü) olan, binlerce bitki ve hayvan türü,bu türlerin farklı ırkları,farklı gen havuzları bulunmaktadır.Bunlara paralel olarak, ülkemizde değişik türlerin nitelik ve nicelik bakımından farklı karışımlarıyla oluşan çok çeşitli canlı birliği tipleri ve habitat mozaikleri de yer almaktadır.

Canlı birliğin üyeleri olan türlerin,birbirleri ve cansız cevreleriyle arasında çok çeşitli biyolojik ve ekolojik işlevleri,milyonlarca yıldan beri değişik boyutları ve etkinlikleriyle sürüp gelmektedir.Bütün bunlar biraraya gelince,Türkiye’de zengin bir biyolojik çeşitlilik ortaya çıkmaktadır.

Kültüre alınmış pek çok bitki türü ile evcilleştirilmiş pek çok hayvan türünün yabani ataları Türkiye’de doğal olarak hala yaşamaktadır.Bu bakımdan Türkiye,dünyadaki 8 büyük gen merkezinden biri olarak bilinir.Ülkemizin anadolu coğrafyası içerdiği bu biyolojik çeşitlilikle kültürel uygarlıkların oluşumunda analık ederek beslemiştir. Bunun oluşumunda coğrafyasında barındırdığı nehirlerin katkılarınıda yatsımamak gerek.

Biyoçeşitlilik;bir bölgedeki genlerin,türlerin,ekosistemlerin ve ekolojik olayların oluşturduğu bir bütündür.Biyolojik çeşitlilik denildiğinde,yanlızca tür çeşitliliği anlaşılmakadır.Bu tanım,çeşitliliği açıklamakta eksik kalır. Örneğin,bir botanik bahçesinde ya da hayvanat bahçesinde belirli bir sürede çok sayıda tür bulunabilir.Eğer bir türün bireyleri arasında genetik çeşitlilik yoksa o tür bir kaç nesil içinde yok olmaya mahkumdur.Yani biyolojik çeşitlilik,tür çeşitliliği ve genetik çeşitliliği kapsar.

 

 

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (3)
  • oy ver Seviye: 3, Oylar: 3

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
Cutie kullanıcısının avatarı
Cutie cevapladı

Bütün insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen evrensel değerlere sahip kültürel ve doğal sitleri dünyaya tanıtmak, toplumda sözkonusu evrensel mirasa sahip çıkacak bilinci oluşturmak ve çeşitli sebeplerle bozulan, yokolan kültürel ve doğal değerlerin yaşatılması için gerekli işbirliğini sağlamak amacıyla UNESCO’nun 17 Ekim – 21 Kasım 1972 tarihleri arasında Paris’te toplanan 16. Genel Konferansında sorunun uluslararası bir sözleşme konusu yapılmasına karar verilmiş ve 16 Kasım 1972’de “Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme” kabul edilmiştir. Türkiye, bu sözleşmeyi 23 Mayıs 1982 tarihinde onaylanmış ve 1983 yılında Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
2008 yılı sonu itibariyle Dünya genelinde Dünya Miras Listesine kayıtlı 878 kültürel ya da doğal varlık bulunmaktadır. Bunların 679 tanesi kültürel/arkeolojik sit, 174 tanesi doğal sittir. 25 tanesi ise karma (kültürel/doğal) sittir. Her yıl gerçekleşen Dünya Miras Komitesi toplantıları ile bu sayı artmaktadır.
Ülkemiz, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün sorumluluğu altında yürüttüğü çalışmalar neticesinde bugüne kadar Dünya Miras Listesine 9 adet varlığımızın alınmasını sağlamıştır.
Bu varlıklardan; İstanbul’un Tarihi Alanları, Safranbolu Şehri, Hattuşaş (Boğazköy)-Hitit Başkenti, Nemrut Dağı, Xanthos-Letoon, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, Truva Arkeolojik Kenti kültürel, Pamukkale-Hierapolis ve Göreme Milli Parkı-Kapadokya hem kültürel, hem doğal miras olarak listeye alınmıştır.

 

Aslında bu daha uzun yazabilirim ?

 

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (2)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...