Cevaplar

2012-12-01T13:03:47+02:00

Cevap: 1908 yılı Kasım ve Aralık aylarının en önemli olayı seçimler ve Türkiye'de ikinci defa denenen Parlamenter Demokratik Düzenin başlatılması olayıdır Parlamenter düzene karşı ilk hareket de üç ay geçmeden patlak vermiştir

Seçimler, İttihat ve Terakkinin büyük hakimiyeti altında geçti ve Ahrar (Özgürler) Partisi zayıf bir varlık gösterebildi Ancak seçimlerden sonra art arda yeni siyasi partiler kurulmaya başlandı Özellikle Makedonyalı genç İttihatçılardan arzu ettikleri desteği görmediklerine inanan ilk büyük Jön Türk isimleri, bu partilerde rol almaya başladılar

Osmanlı Demokrat Fırkası (Partisi): 6 Şubat 1909 tarihinde İstanbul Sultanahmet'te Fuat Şükrü Bey'in evinde kurulduBaşkan Dr İbrahim Temo, 2 başkan Dr Abdullah Cevdet ve Genel Sekreter (Umumi Katip) Fuat Şükrü Bey'lerdir(1) Fırka 1908 seçimlerine katılmadı

İttihat-ı Muhammedi Fırkası: 5 Nisan 1909" da İstanbul "Volkan"
Gazetesi İdarehanesinde kuruldu Yönetim Kurulu üyeleri arasında Said-i Kürdi İbn-i Mirza, Em Korgeneral Hacı İzzet Paşa, Halveti Tarikatından Şeyh Müslim Penah Efendi, Kadiri Şeyhi Muhammet Efgani Efendi ve Volkan Muharriri Derviş Vahdeti bulunuyordu(2)


31 Mart (13 Nisan) Vakası üzerine Selanik'ten harekete geçirilen Hareket Ordusu İstanbul'a girerken


Özellikle bu ikinci parti siyasi arenaya çok sert bir giriş yaptı İttihad-ı Muhammedi adlı parti, 31 Mart olaylarından on gün önce parlamento dışında kurulmuş dinsel gizli ve ihtilalci amaçları olan , bir partidir 21 Mart 1325 (3 Nisan 1909) tarihinde Ayasofya Camiinde okunan mevlitten sonra Derviş Vahdeti'nin bir nutku ile kuruluşu ilan edilmiştir Fırka "Fırka-ı Muhammedi'ye, Volkancılar Cemiyeti, Cemiyet-i Muhammedi'ye" olarak da adlandırılmıştırKurucular üyelerine "Muhammedi" ler adını vermişlerdir

İttihad-ı Muhammedi Cemiyeti'nin siyasi programı 3 Mart 1325 (19 Mart 1909) tarihli Volkan Gazetesinde yayınlanmıştır(3) Program ve prensipleri tamamen dini esaslara, yani Kur'an-ı Kerim'in (Allah'ın) koyduğu esaslara dayanıyordu Osmanlıcılık ülküsünün üzerinde kurulacak bir birliğe şiddetle karşı koymaktaydı Ülkenin şeriatla idare edilmesine taraftar olup, İslam Birliğini savunuyordu Bu nedenle de hem İttihat ve Terakki Cemiyeti ve hem de Osmanlı Ahrar Fırkası'nın benimsediği Batıcı Islahat fikirlerine temelden karşıydı Propagandasını dindar ve tutucu unsurlar arasında yapıyor, Volkan Gazetesi aracılığıyla Meclisteki geleneklere bağlı milletvekilleri, alaylı subaylar ve asker kesimi arasında taraftar kazanmış bulunuyordu(4)

İttihad-ı Muhammed'nin en büyük rakibi İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarıydı Muhammedi'ler "altı aylık Meşrutiyet böyle mi olacaktı?" sorusu ile geçen dönem ve olayların sorumluluğunu İttihatçılara yüklüyorlardı Şeriatın koruyucusu Meşrutiyet olduğuna göre, Avrupa ahlakını benimseyen dört beş herif-i naşerif (özellikle Ahmet Rıza, Hüseyin Cahit Yalçın, Talat, Rahmi, Bahattin Şakir Beyler kastedilmektedir), bu yüce görevi yerine getiremezdiHiçbir siyasi parti Mebusan'ın üstünde olamazdıJön Türkler üç günlük tahsilleri nedeni ile mağrur olup, talebe-i uluma yan gözle bakan, Garbı körü körüne taklit eden cahilin cahili kişiler olup, bir şeytanlar devri açmışlardı Bunlar bertaraf edilmeli, yurtdışına çıkarılmalıydılar(5)

0